çıkmam ile cümle
çıkmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2007 yılında, henüz albümü çıkmamış olan “Brunetki Blondinki”(Esmerler ve Sarışınlar) şarkısının klibi çıktı.В 2007 выходит клип на песню «Брюнетки и блондинки» с ещё не вышедшего альбома.
Bu benim delilikle başa çıkmamı sağladığını düşünüyorum.”Я понял, насколько легко из меня делают идиота».
Kamera flaşının çıkmamasına neden olabilecek bir sorunu giderdi.Устранена проблема, которая могла приводить к отказам в работе вспышки камеры.
Josh'a gözaltı kararı çıkmamıştı.Джуда решение не оспаривал.
Deli olarak nitelendirilmiştir ve buna karşı çıkmamıştır.Она посмотрела на него с удивлением и ничего не отвечала.
Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı.Медлить с мирными переговорами теперь не имело смысла.
1993 yılında annesini kaybetmiştir ve uzun süre sahnelere çıkmamıştır.Он не остался в серии в 2006 и нигде не гонялся.
Türkiye'de henüz özel dedektiflik yasası çıkmamıştır.في اسكتلندا، لا يوجد مكتب محقق إطلاقًا.
Bu yarışı kazandığı sırada tam 68 yaşında idi.Hala rekorunu egale eden çıkmamıştır.ينافس البلوز على اللقب كل عام تقريبا، إلا أنه لم يكسب اللقب حتى الآن.
Fakat Hun Kıralı birdenbire beklemedik şekilde ölunce bu çatışma ortaya çıkmamistir.الملك(شو):الان لاتقل اشياء محبطة هكذا بمجرد موتى لايعني ان الحروب ستوقف.
A takıma hiç çıkmamıştır.Nem sempre está no esquadrão.
Ancak ikilinin bu ilişkisi 2005 yılında kamera karşısında gözükene dek ortaya çıkmamıştır.Entretanto, esta relação entre os dois gêneros não foi demonstrada em 2009.
Fakat bu girişimlerden sonuç çıkmamıştır.Nada veio desses esforços.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Ao chegarem lá, seus avós estabelecem apenas uma única regra: Não saiam do quarto após as 21:30.
O sırada cinayetleri henüz su yüzüne çıkmamıştır.No entanto, nem dessa vez conseguiram afundá-lo nas águas.
Finidi daha önceden Real Madrid ile görüşmeler yapsa da bunlardan bir sonuç çıkmamıştır.Para piorar, o Real Madrid não recebia nenhuma ajuda do governo espanhol.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Verder mogen ze na 21:30 uur hun slaapkamer niet verlaten.
A takıma hiç çıkmamıştır.Het team is nooit aangekomen.
Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı.De daarop volgende vredesgesprekken leidden tot niets.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Ze begint met andere jongens aan te pappen, waardoor Danny jaloers wordt.
Başlangıçta katılmayı planladığı 50 m serbest yarışına ise çıkmamıştı.Ook op Olympische Spelen van Peking kwam ze op de 50 m vrije slag niet verder dan de eerste ronde.
Bill 30 yıldır hiçbir uzun yürüyüşe çıkmamıştır.Niestety nie prowadził jakiegokolwiek auta przez prawie 30 lat.
Josh'a gözaltı kararı çıkmamıştı.Chase nie doczekał wyroku.
Bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.W późniejszej polityce rosyjskiej nie odgrywał już żadnej roli.
Padişahların sefere çıkmama geleneğini başlatmıştır.Na dwór książęcy powróciły dawne obyczaje.
Ancak Numenor’un yok edilişi sırasında bütün insanlar Valar’a karşı çıkmamışlardı.Następnego dnia nie napotykając jakiegokolwiek oporu zdobyli oni miasto Valga.
Bu dönmde henüz Chan okulu ortaya çıkmamıştı.Chan Chan byggdes inte på en gång.
Bu sinema filmi Türkiye'de çıkmamıştır ancak ABD'de MPAA tarafından PG-13 almıştır.Filmen är tillåten från 11 år i både Sverige och Finland, men fick klassificeringen PG-13 i USA.
Ebu Nidal Örgütü ile bağlantı sağlayan bir delil ortaya çıkmamıştır.Det finns inget påvisbart samband med den svenska adelsätten Bielke.
Böylece, tarihsel bakış açısıyla paradoks hiç ortaya çıkmamış olacaktır.Отож, з історичної точки зору парадоксу не станеться у жодному випадку.
Karışıklık çıkmaması için ilk kararlı dağıtım 1.1 olarak numaralandırılmıştır.Сердитись, що сердитись 1.2 дають не просто так.
Bu meclisin görevi, üç grubun birlikte üzerinde anlaşmaya varmadığı hiçbir yasanın çıkmamasını sağlamaktır.Їхнім обов'язком є аналіз законів, жоден закон не буде прийнятий, якщо всі три групи не погодяться з ним.
Sovyetler Birliği ise 1964 yılına kadar Sorge’a sahip çıkmamıştır.Соціальне забезпечення колгоспників до 1964 року не існувало.
Annem bana dışarı çıkmamamı söyledi.Мама сказала не виходити на двір.
Tom Mary'ye neden John'la çıkmaması gerektiğini söyledi.Том сказав Мері, що вона не повинна йти на побачення з Джоном.
Ancak Papa V. Urbanus bu raporu reddetmiş ve hiçbir sonuç ortaya çıkmamıştır.Tento plán byl papežem Urbanem V. následně odmítnut a nic z něj nebylo.
Fakat salsa, henüz müzik türü olarak ortaya çıkmamıştı.Loco – také nebyl ve světě hudby žádným nováčkem.
Bunun üzerine futbolcuların bir kısmı maçlara çıkmama kararı aldı.Fotbalisté proto dojížděli nebo docházeli k zápasům na hřiště soupeřů.
Bunun nedenlerinden biri grubun ilk zamanlarında hiç öne çıkmamasıydı.Není tedy divu, že ho po nějakém čase v čele strany vystřídal.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Netuší, že David je do něj zamilovaný a na Hannah žárlí.
Sovyetler Birliği ise 1964 yılına kadar Sorge’a sahip çıkmamıştır.Uniunea Sovietică nu a recunoscut oficial serviciile lui Sorge până în 1964.
Finidi daha önceden Real Madrid ile görüşmeler yapsa da bunlardan bir sonuç çıkmamıştır.Real Madrid în schimb, nu a avut nevoie de prea multe invitații.
MD'nin başka bir versiyonu olan MD Data 1993 yılında duyurulmuştur, fakat piyasaya çıkmamıştır.În anul 1993 editura a fost redenumită Český spisovatel, iar în anul 1997 a dispărut de pe piață.
Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.Ploaia puternică ne-a împiedicat să mergem afară.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.Precipitaţiile puternice ne-au împiedicat să mergem afară.
Konserlerde sahneye çıkmamıştır.Nem játszották a koncerteken.
Deli olarak nitelendirilmiştir ve buna karşı çıkmamıştır.Őrültnek nyilvánítottak bennünket, de mi ezzel nem törődtünk.
Bu tür bir kurtarma operasyonunu gerektirecek herhangi bir durum ortaya çıkmamıştır.Így nem fog feltűnni a mentőcsapatnak a csalás.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Attól félt, hogy többé nem tud útnak indulni.
Yazarın gerçek kimliği yaşadığı dönemde hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır.A szerző életében nem jelent meg.
Padişahların sefere çıkmama geleneğini başlatmıştır.A lovagok mulatságával indul a történet.
Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı.A béketárgyalások előzetes megbeszéléseit Mudanyában tartották.
Bu benim delilikle başa çıkmamı sağladığını düşünüyorum.”Azt hiszem, így tudtuk kifejezni haragunkat.”
O kadar umursamazdır ki, sosyoloğa mahkemede ortaya çıkmamış olan diğer suçlarını bile tek tek anlatır.Síkraszállt a társadalmi igazságtalanság ellen is, ahol csak tudott.
Nefertari'nin en az dört oğlu ve iki kızı olmuştur; bununla birlikte bu çocuklardan hiçbiri tahta çıkmamıştır.Nefertarilla oli ainakin neljä poikaa ja kaksi tytärtä, tosin kukaan näistä ei saanut kruunua.
Türkiye'de henüz özel dedektiflik yasası çıkmamıştır.Yhtenäistä tiedustelulainsäädäntöä ei Suomessa toistaiseksi ole.
Başlangıçta katılmayı planladığı 50 m serbest yarışına ise çıkmamıştı.50 kilometrin vapaan hiihtotavan yhteislähtökilpailussa hän sijoittui 13:nneksi.
Kolumu zor kaldırırken, bir gösteriye çıkmam gerekiyordu."Αφου έχασα βάρος, υπήρχε ενδιαφέρον να με βάλουν μπροστά στην κάμερα."
Çomak, kararlı sürümü henüz çıkmamıştır.Η ραμφοθήκη δεν είναι ακόμη λοξά διευθετημένη.
A takıma hiç çıkmamıştır.Η υπόλοιπη ομάδα του δεν επέστρεψε ποτέ .