çıkmam ile cümle
çıkmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yurtdışına çıkmamışsınız.You haven't been abroad.
BBC'nin haberinde, karar çıkmaması nedeniyle Pazartesi günü borsa ve avronun düştüğü bildirildi.The BBC reports stock markets and the euro fell on Monday due to the lack of a resolution.
Bu arada Sırp öğrencilerin yüzde 68'i Sırbistan'ın dışına hiç çıkmamış.Meanwhile, 68 per cent of Serbian students have never been outside of Serbia.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.He then reminds her not to leave their bedroom after 9:30pm.
Şarkı hiç bir zaman single olarak çıkmamış olmasına rağmen, grubun imza şarkılarından biridir.Although the song was never released as a single, it is one of the band's signature songs.
Bu gecikme ilk deneyde ortaya çıkmamıştı.This delay had not appeared in the first experiment.
2020 yılı itibariyle bu proje hala ortaya çıkmamıştır. [1]As of 2015 nothing of this project has emerged.[57]
Aslında, son sekiz aydır evinden dışarı çıkmamıştı.In fact, he had not gone out of his house for the last eight months.
Kadınlar kan bağı olmadan ve çarşafsız sokağa çıkmamalıdır.Women should not appear in the streets without a blood relative or without wearing a burqa.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Eine ihrer Regeln besagt, dass die Kinder ihr Zimmer nach 21.30 Uhr nicht mehr verlassen dürfen.
Tate ailesi yıllar boyunca Manson katillerinin dışarı çıkmaması için imza toplamaktadırlar.Familienangehörige von Tate haben jahrelang für eine Hinrichtung von Manson und seiner Kommune prozessiert.
Tehlike etkin olmayan, ortaya çıkmamış ya da içinde tehdit bulunan bir potansiyeldir.Eine Partei kann entweder in Gefahr oder nicht in Gefahr sein.
Fakat salsa, henüz müzik türü olarak ortaya çıkmamıştı.Zu diesem Zeitpunkt wussten sie nicht, dass Goa als Musikstil existiert.
Yani kendi kanatları daha çıkmamıştır.Sie verfügt mittlerweile auch nicht mehr über Flügel.
Bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.Danach sind keine weiteren japanischen Motive mehr von ihm bekannt.
Köyden ayrılanların köylerine sahip çıkmamaları nedeniyle hiçbir yatırım yapılmamıştır.Für Sedliště sind keine Ortsteile ausgewiesen.
Seçim sonuçlarından yine parlamentoda çoğunluğu sağlayabilen bir parti çıkmamıştı.Von ihnen konnte keiner die für die Wahl notwendige Mehrheit erreichen.
Bunu yapmak için Tapınakçılar'ın karşısına çıkmaması gerekmektedir.Daraufhin wollen die Schlangen ihn nicht passieren lassen.
160 metreye sondaj vurulmuş ancak su çıkmamıştır.Er landete bei 56 Metern, konnte den Sprung aber nicht stehen.
O, tek başına dışarı çıkmamaya söz verdi.Elle promit de ne pas sortir seule.
Buradan çıkmam gerekiyor.Il faut que je sorte d'ici.
Kış boyunca dışarı asla çıkmam.Pendant l'hiver, je ne sors jamais.
Günümüzde henüz piyasaya çıkmamıştır.Tom n'est pas encore entré en scène.
Yani kendi kanatları daha çıkmamıştır.Ne possède plus ses ailes.
Karışıklık çıkmaması için ilk kararlı dağıtım 1.1 olarak numaralandırılmıştır.D'après le point 1.1., son image N' est déterminée.
Bill 30 yıldır hiçbir uzun yürüyüşe çıkmamıştır.Il n'y pas de travaux d'envergure pendant les trente années qui suivent.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Il se jure de ne plus jamais redescendre.
Bazı dermatologlar güneşin en yoğun saatlerinde dışarı çıkmamayı öneriyor.Les dermatologues déconseillent vivement aux roux de s'exposer au soleil de façon prolongée.
Uzun süre aranmasına rağmen İran ordusunun ortaya çıkmaması üzerine, ordu, Ağustos 1535'te İstanbul’a döndü.N'ayant pas réussi à découvrir de passage maritime vers l'ouest, ils reviennent en Europe en août 1509.
Yazarın gerçek kimliği yaşadığı dönemde hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır.Le texte ne devait jamais être publié du vivant de son auteur.
Sovyetler Birliği ise 1964 yılına kadar Sorge’a sahip çıkmamıştır.L'UNFP n'obtient aucun résultat jusqu'en 1964.
Josh'a gözaltı kararı çıkmamıştı.Aucune charge n'est retenue contre Josiffe,.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?¿No te importa si salimos un poco más temprano?
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama izin vermedi.La fuerte lluvia no me dejó salir.
Kar dışarı çıkmamızı engelledi.La nieve nos impidió salir.
Çıkmama yardım et.Ayudame a salir.
Çok dışarı çıkmam.No salgo mucho.
Buradan çıkmama yardım edebilir misiniz?¿Me podéis ayudar a salir de aquí?
Sandalyeye çıkmam gerekecek.Tendré que subirme a una silla.
19. yüzyılda, Kepler'in tanımı tamamen unutulmuş, bu nedenle kimse Wollaston'un iddiasına karşı çıkmamıştır.Hacia el siglo XIX la descripción de Kepler cayó en el olvido, así que nadie demandó a Wollaston.
Konserlerde sahneye çıkmamıştır.Nos vemos en los conciertos.
I. Theodosius'dan sonra hiçbir imparator ordunun başında sefere çıkmamıştı.Desde el reinado de Teodosio I, ningún emperador romano había dirigido en persona los ejércitos.
Günümüzde henüz piyasaya çıkmamıştır.Actualmente no se encuentra en el mercado.
Aslında bu şaşkınlık yaratmamalı, çünkü kimse ona karşı çıkmamıştır.No hay intención de engañar porque nadie se lo toma en serio.
Ancak Papa V. Urbanus bu raporu reddetmiş ve hiçbir sonuç ortaya çıkmamıştır.Pero este plan fue rechazado por el papa Urbano V, que no quería abrir un concilio para la cuestión oriental.
Yıllarca süren toplumlararası görüşmelerden bugüne değin herhangi bir sonuç çıkmamıştır.Las negociaciones, de varios años de duración, parecían no llegar nunca a buen puerto.
Şehirden çıkmam gerekiyor.Devo andarmene dalla città.
Fırtına dışarı çıkmamızı engelledi.La tempesta ci impedì di uscire.
Dupanloup, henüz sadece 15 yaşında olan ve hiç Britanny dışına çıkmamış olan Renan için gönderildi.Dupanloup chiamò a sé Renan, che aveva solo 15 anni e non era mai uscito dalla Bretagna.
Deprem sonucunda şunu yazmıştır "Depremin ilk başında, içerideki insanlar hemen dışarı çıkmamalıdırlar.Le sue conclusioni furono che "all'inizio del terremoto, la gente nelle case non dovrebbe uscire subito.
Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı.I previsti negoziati di pace non ebbero luogo.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Giura che non lo farà più.
Günümüzde henüz piyasaya çıkmamıştır.Al giorno d'oggi, non è più in produzione.
Konserlerde sahneye çıkmamıştır.Non parla durante le sue esibizioni.
Ancak eksik anahtar kullanımı da sitenizin aramalarda çıkmamasını sağlar.L'unico modo per poter parlare di loro è renderle assenti.
Fakat bu ürün son kullanıcı pazarına çıkmamıştır.Quest'ultima variante non era in vendita nel mercato interno.
A takıma hiç çıkmamıştır.La prima squadra non si scorda mai.
Albümün adı, yıllar önce albüm çıkaracağını söyledikten sonra bir türlü albümün çıkmamasına bir göndermedir.Nel 1996 il singolo Dimmi come fai anticipa l'uscita dell'album Un po' di noi.
Günümüzde bu rekora ulaşan başka oyuncu çıkmamıştır.Da giorni nessuno ha più notizie dell'attore.
Fuji Dağı'na çıkmamın akabinde şiir yazasım geldi.После восхождения на гору Фудзи на меня нашло поэтическое вдохновение.