çıkmak ile cümle

çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Devam etmek için "%s"; çıkmak için "%s" girin:للاستمرار، اكتب "%s"; للتجاهل، اكتب "%s":
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Avrai voglia di uscire su di essa come alba un 'vivere su di esso tutto il giorno come Dickon fa ".
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Bạn sẽ muốn có được ra khỏi nó như là mặt trời mọc một 'sống trên đó cả ngày như Dickon. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Będziemy chcieli, aby wydostać się na to, jak wschód słońca "na żywo na cały dzień jak Dickon robi."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Boste želeli, da gremo ven na njem kot sončnega vzhoda "živeti na njej ves dan, kot Dickon ne."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Budete chcieť dostať na ako východ slnka "žiť na nej celý deň, ako Dickon robí."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Budete chtít dostat na jako východ slunce "žít na ní celý den, jako Dickon dělá."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "당신은 Dickon이처럼 일출이 '하루 종일 거기에 살 수로에 나가서해야 할 것입니다. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Du ønsker at komme ud på det som solopgang en 'lever ud på det hele dagen ligesom Dickon gør. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Du vill få ut på det som soluppgången en "leva ut på det hela dagen som Dickon gör."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Majd akarok menni vele, mint napfelkeltét egy "élő ki, hogy egész nap, mint Dickon nem."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Sie wollen raus auf sie wie der Sonnenaufgang ein "leben auf den ganzen Tag wie Dickon tut."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Sinun kannattaa jäädä kyydistä sitä auringonnousun "elää sitä koko päivä kuten Dickon ei."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Usted querrá salir en la salida del sol como un "vivir en ella todo el día como Dickon lo hace."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "U wilt om eruit te komen op als zonsopgang een 'out live op de hele dag als Dickon doet. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Vei dori sa iasa pe ea ca un răsărit "în direct pe ea toata ziua ca Dickon nu."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Você vai querer sair com ele como um nascer do sol 'viver nele todos os dias como Dickon faz. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Θα θελήσετε να βγούμε σε αυτό ως την ανατολή του ηλίου ένα "ζήσουν σε αυτό όλη την ημέρα σαν Dickon κάνει."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Вие ще искате да се измъкнем като изгрев едно "на живо върху него през целия ден, като Дикън."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Ви хочете, щоб вийти на неї, як схід сонця "жити на ній весь день, як Дікон робить."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Вы хотите, чтобы выйти на нее, как восход солнца "жить на ней весь день, как Дикон делает."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "אתה רוצה לצאת על זה כמו זריחה "לחיות על זה כל היום כמו Dickon עושה."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "فأنت تريد أن تخرج على أنها شروق الشمس تكون 'وتعيش فيه كل يوم مثل Dickon لا".
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. ""私はそこに着くまでか?"メアリーはで彼女の窓から見て、物思いに沈んで質問
Dil düzeni, konuşmaların anlaşılması sırasında beyni girmekte ve konuşma üretimi sırasında dışarı çıkmaktadır.무엇이 언어를 가능하게 하는지에 대해 정의내리는 룰에 대해서요. 그러나 이러한 것들은 말이 이해가 되는 동안 뇌에 들어가야만 하고 말이 생산되는 동안 뇌에서 나와야만 합니다.
Dışarı çıkmak için hazırlanmalısınız.Felség, készülnie kell az indulásra.
Dışarı çıkmak için hazırlanmalısınız.Votre Altesse, vous devez vous préparer à partir.
Dışarı çıkmak için hazırlanmalısınız.Πρέπει να ετοιμαστείτε για να βγείτε έξω.
Dışarı çıkmak için hazırlanmalısınız.عليك الاستعداد للخروج
Dışarı çıkmak için izin alsana.Demande la permission de sortir. On va se promener.
Dışarı çıkmak ister miydin?Et tu veut aller à un arbre là bas... ... mais tu ne peux pas dépasser le mur.
Dışarı çıkmak ister miydin? Evet.¿Querrías mudarte?
Dışarı çıkmak ister miydin?移住したくても 閉じ込められてる
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Amanhã pode ser o último dia deles na Terra.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Ce sera peut-être leur dernier soir avec leur famille.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.In morda je jutrišnji večer zadnji.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Może już nie wrócą na Ziemię.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Nói cho cùng, tối mai có thể là đêm cuối cùng họ thấy trái đất.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Може да са за последно на Земята.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Може да са за последно на Земята.
Dışarı çıkmak istiyorlar.Mereka ditarik dari jalanan.
Dışarı çıkmak istiyorlar.Τους έφεραν.
Dışarı çıkmak ve birkimse olmayı kapmak istersen, bu başka bir şey.Ha ki akarsz menni, és valaki akarsz lenni, az más kérdés.
Dışarı çıkmak ve birkimse olmayı kapmak istersen, bu başka bir şey.Quieres volver al exterior y atender siendo alguien, eso es otra cosa.
Dışarı çıkmak ve birkimse olmayı kapmak istersen, bu başka bir şey.Se vuoi tornare fuori e riprendere ad essere qualcuno, quella e' un'altra cosa.
Dışarı çıkmak ve birkimse olmayı kapmak istersen, bu başka bir şey.Vous voulez retourner à l'extérieur et redevenir quelqu'un, c'est autre chose.
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Anh đang chuẩn bị đi dạo một lúc đây, em không phiền chứ?
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?DP: 요즘 집에 잘 못들어가서 참, 미안하네..
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?- Wyjdę teraz z domu, zamierzam się przespacerować, ok?
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Излизам от къщата и отивам на разходка, имаш ли против?
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?עכשיו, אני יוצא מהבית. ד"פ:" אני יוצא לטיול-- אכפת לך?"
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?د ب: الآن، أنا أغادر المنزل. سأذهب لنزهة -- هل تمانعين؟
DP: Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?ジェニファー:いいわよ 子供と遊んでるわ
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.Az is eszembe jutott, hogy bejárhatnánk a világot bibimbapot kínálva az embereknek.
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.Όταν ταξιδεύω σε όλον τον κόσμο, σκέφτομαι ακόμη να στείλω παντού μουσακά.
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.لقد فكرت في الامر اذا سافرت خارج البلاد يجب علينا جعل البيمباب مشهورا
Durumu kötü. Şimdi çıkmak zorundayım.Am nevoie de un elicopter sa-i acopere!
Durumu kötü. Şimdi çıkmak zorundayım. Anlaşıldı Üniforma 64.הוא נראה לי פצוע קשה. אני זקוק ."לפינוי מיידי. -קיבלתי, "יוניפורם 6-4
Durumu kötü. Şimdi çıkmak zorundayım.Pasukan 64, siap untuk evakuasi.
Durumu kötü. Şimdi çıkmak zorundayım.Potrebujeme ich transportovať.

İlgili Sayfalar