çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek.Це означає, що ми перейдемо від 44 до 180 тисяч доларів.
Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek.Это означает, что мы передвинемся с отметки в 44 000 до отметки в 180 000.
Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek.זה אומר שנתקדם מ- 44,000 ל- 180,000.
Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek.وهذا يعني أننا سوف ننتقل من 44,000 إلى 180,000
Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek.まぁ そうはならないです
Bu acıyla başa çıkmak suçu karmaya atılınca yüz kat daha kolaylaşır.Il est cent fois plus facile de faire face à ce genre de perte lorsque vous dites :
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırNa tomto ostrově je jídlo vzácné a jediný způsob jak jej získat vypadá jako sebevražda.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırPe această insulă, mâncarea e puţină şi singura cale de a o găsi implică o misiune ce pare sinucigaşă.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırΣτο νησί, η τροφή είναι δυσεύρετη. Ο μόνος τρόπος εύρεσης είναι αποστολή αυτοκτονίας.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırНа этом острове очень мало пищи, единственный способ добыть её - спрыгнуть со страшных скал вниз в океан.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktır,באי הזה, קיים מחסור במזון והדרך היחידה למצוא אותו .דורשת משימה הנראית כהתאבדות
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırعلى هذه الجزيرة، الغذاء نادر والطريقة الوحيدة لإيجاده تتضمّن مهمّة التي تبدو إنتحارية
Bu akşam sizlere 4 duvar arasından çıkmaktan bahsedeceğim.Esta noche voy a hablarles sobre salir del armario.
Bu akşam sizlere 4 duvar arasından çıkmaktan bahsedeceğim.Ich spreche heute Abend darüber, sich zu bekennen.
Bu akşam sizlere 4 duvar arasından çıkmaktan bahsedeceğim.Je vais vous parler ce soir de sortir du placard.
Bu akşam sizlere 4 duvar arasından çıkmaktan bahsedeceğim.Тази вечер ще говоря за това да излезеш от килера.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Deze afhankelijkheid werpt twee fundamentele vragen op.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Două întrebări fundamentale decurg din această dependenţă.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Powstają dwa fundamentalne pytania dotyczące tej zależności.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Riippuvuudesta syntyy kaksi peruskysymystä.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.V zvezi s to odvisnostjo se zastavljata dve ključni vprašanji.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Z tejto závislosti vyplývajú dve základné otázky.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Z této závislosti vyplývají dvě zásadní otázky.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Zwei grundlegende Fragen ergeben sich aus dieser Abhängigkeit.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Η εξάρτηση αυτή εγείρει δύο θεμελιώδη ερωτήματα.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.От тази зависимост се пораждат два основни въпроса.
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...Ce n'est pas tous les jours qu'on peut faire du vélo avec Oska.
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...Ez nem mindennapi lehetőség, Oska-val biciklizni.
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...Ini kesempatan langka bersepada dengan Oska...
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...Non accade tutti i giorni di poter stare con Oska.
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Ali se resnično želite odjaviti s teh skupin?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Biztosan le szeretné mondani az előfizetést ezekről a csoportról?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Czy na pewno chcesz zaprzestać subskrypcji tych grup?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Deseja mesmo cancelar a subscrição destes grupos?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Haluatko todella peruuttaa näiden ryhmien tilaamisen?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Möchten Sie das Abonnement dieser Gruppe(n) wirklich kündigen?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Opravdu se chcete odhlásit z těchto skupin?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?¿Quiere darse de baja realmente de esos grupos de noticias?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Sei sicuro di cancellare l' iscrizione a questi gruppi?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Sigur doriți să vă desubscriu de la aceste grupuri?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Skutočne sa chcete odhlásiť z týchto skupín?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Vil du slette dit abonnement på disse grupper?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Vill du verkligen säga upp prenumerationen för de här grupperna?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Voulez -vous vraiment vous désabonner de ces forums & #160;?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Wilt u uzelf bij deze groepen uitschrijven?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Θέλετε πραγματικά να διαγραφείτε από αυτές τις ομάδες;
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Ви справді хочете скасувати підписку до цих груп?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Отписаться от выбранных групп?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?Сигурни ли сте, че искате да бъдете отписан от следните групи?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?האם אתה בטוח שברצונך לבטל את המנוי שלך לקבוצות אלה?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?تنفيذ إلى إلغاء التسجيل?
Bu gruplardan gerçekten çıkmak istiyormusun?本当にこれらのグループの購読を 中止しますか?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Anda mau pergi secepat ini, tuan?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Cậu muốn đi học sớm ạ?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Chcete ísť takto skoro, pane?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Chcete jet takto brzy, pane?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Haluatte lähteä näin aikaisin?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Såhär tidigt, herre?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Sie wollen schon so früh gehen?
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Tako zgodaj želite oditi, gospod?