çıkma ile cümle

çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Buradan çıkmamızın vakti geldi.It's about time we got out of here.
Ben asla evli bir kadınla dışarı çıkmak istemem!I'd never go out with a married woman!
O, köpeğin çıkmasına izin verdi.She let the dog out.
Yataktan çıkman gerekiyor mu?Should you be out of bed?
Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?Does anybody have a desire to take a walk to the sea?
Pasta fırından çıkmaya hazır oluncaya kadar daha ne kadar süreceğini düşünüyorsun?How much longer do you think it'll be until the cake is ready to come out of the oven?
Fotoğraf iyi çıkmadı.The photo didn't come out well.
Kahvaltı için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for breakfast?
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to go out after dark.
Karanlıktan sonra Tom'un tek başına çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark by himself.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom ve Mary'nin çıkıp çıkmadıklarını merak ediyordum.I was wondering if Tom and Mary are dating.
Eğer yapmamı istiyorsan çıkmaya hazırım.I'm willing to quit if you want me to.
Polis Tom'a odadan çıkmasına eşlik etti.The policeman escorted Tom out of the room.
Buradan hemen çıkmalıyız.We have to get out of here right away.
Buradan hemen çıkmamız gerekiyor.We have to get out of here right away.
Buradan hemen çıkmak zorundayız.We have to get out of here right away.
Bir ara dışarı çıkmalıyız.We should go out sometime.
Yiyecek bir şey için dışarı çıkmak üzereyiz.We're about to go out for something to eat.
Buradan çıkmak zorundayız.We've got to get out of here.
Bu gece dışarı çıkmamıza ne dersiniz?What do you say we go out tonight?
Kız kardeşinle çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out with your sister?
Evden çıkmalı ve biraz eğlenmelisin.You should get out of the house and have some fun.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Tom bana Mary'ye çıkma teklif etmesinin gerekip gerekmediğini sordu.Tom asked me if he should ask Mary out.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.Tom finally mustered up the courage to ask Mary out.
Tom çıkmaya hazır.Tom is ready to go out.
Tom'un tek başına dışarı çıkmasına izin verilmez.Tom isn't allowed to go out by himself.
Tom yakında hastaneden çıkmalı.Tom should be out of the hospital soon.
Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.Tom tried to sneak out of the house, but his parents caught him.
Tom Mary ile beraber çıkmamı öneren kişiydi.Tom was the one who suggested that I go out with Mary.
Tom bir yürüyüşe çıkmak istiyor.Tom wants to go out for a walk.
Soğuk sabahlarda yataktan çıkmak zordur.It's difficult to get out of bed on cold mornings.
O sana çıkma teklif etti mi?Did he ask you out?
Tom kapıya koştu ve dışarı çıkmaya çalıştı.Tom ran to the door and tried to get out.
Tom cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when his cellphone rang.
Tom Mary'ye John'la tekrar çıkmayı şimdiye kadar düşünüp düşünmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she would ever consider going out with John again.
Tom sana çıkma teklif etti mi?Did Tom ask you out?
Çıkmak için kendi yaşına daha yakın birini bulmaya çalışmalısın.You should try to find somebody closer to your own age to date.
Tom kendi yaşına daha yakın biriyle çıkmalı.Tom should date someone closer to his own age.
Herhangi biriniz arkadaşlarımdan biriyle çıkmakla ilgilenir misiniz?Would either of you be interested in going on a blind date with one of my friends?
Tom'un Mary ile çıkmayı hiç düşünmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom would ever consider going on a date with Mary?
İşten sonra bir içki için çıkmakla hâlâ ilgileniyor musun?Are you still interested in going out for a drink after work?
Tom henüz ortaya çıkmadı.Tom hasn't shown up yet.
Mary Tom'a başka kadınlarla çıkmasını istemediğini söyledi.Mary told Tom she didn't want him to date other women.
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
Beş dakika içinde duştan çıkmazsan, sıcak suyu kesiyorum!If you're not out of the shower in five minutes, I'm cutting the hot water!
Arabadan çıkmak ve gerinmek istiyorum.I want to get out of the car and stretch.
Tom mahkemeye çıkmaya çağrıldı.Tom was summoned to appear in court.
Tom tatile çıkmayı düşündüğünü söyledi.Tom said he's thinking about taking a vacation.
Dün için yağmur tahmini çıkmadı.The rain forecast for yesterday didn't eventuate.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmamalıydı.Tom shouldn't have gone out after dark by himself.
Tom liseden çıkmamalıydı.Tom shouldn't have dropped out of high school.
Tom, Mary'ye çıkma teklif etti, ama o hayır dedi.Tom asked Mary out, but she said no.
Tom kapıdan çıkar çıkmaz, Mary ağlamaya başladı.As soon as Tom walked out the door, Mary began to cry.
Buradan asla canlı olarak çıkmayacaksın.You'll never make it out of here alive.
Bu tür sorunla başa çıkmak için eğitildim.I've been trained to handle this kind of problem.
Tom, seninle çıkmak isteyen bir sürü kız var.Tom, there are a lot of girls that would love to go out with you.
Ben derhal buradan çıkmanı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise you get out of here right away.

İlgili Sayfalar