çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Buradan canlı çıkmak istiyorsan beni dinle.If you want to get out of here alive, listen to me.
Tom senin istediğinden daha fazla Mary ile çıkmak istiyordu.Tom wanted to go out with Mary even more than you did.
Ebeveynlerim bana çıkmak istediğim kişiyle çıkmama izin vermezdi.My parents wouldn't let me date who I wanted to date.
Bu havada dışarı çıkmak çılgınlık.It is bonkers to go out in this weather.
Bazen sabahleyin yalnızca yataktan çıkmak istemem.I sometimes just don't want to get out of bed in the morning.
Tom'un bizimle dışarı çıkıp çıkmayacağını ve yemek yeyip yemeyeceğini öğrenmek istiyorum.I want to find out if Tom is going to go out and eat with us.
Yılın hangi zamanında sefere çıkmak istediğini düşündün mü?Have you thought about what time of year you want to take a cruise?
Kesinlikle yapmak istediğin tek şey hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak.One thing you definitely don't want to do is to go out alone after dark.
Muhtemelen benimle çıkmak istemediğini biliyorum ama ben seninle çıkmak istiyorum.I know you probably don't want to go out with me, but I'd love to go out with you.
Tom'la çıkman seni mutlu eder mi?Does going out with Tom make you happy?
Tom savaşın çıkmasını önlemek zorundaydı.Tom had to prevent the war from breaking out.
Aynı kapıya çıkmaktadır.That boils down to the same thing.
Ben genellikle diğer insanları görmek istediğim için evden dışarı çıkmam.I don't generally go out of the house to want to see other people.
Biz çıkmaza girdik.We're stalled.
Neden ortaya çıkmadılar?Why didn't they show up?
Neden Mary'ye çıkma teklif etmiyorsun?Why don't you ask Mary out?
O bana çıkma teklif etti.He asked me out on a date.
O, yola çıkmak üzere.He's about to leave.
O hiç dışarı çıkmadı.He never went out.
Tom'un çıkmasına izin ver.Let Tom out.
Mary'ye çıkma teklif et.Ask Mary out.
Dışarı çıkmama izin verin.Let me out.
Çıkmamıza izin ver.Let us out.
Hiçbir şey ortaya çıkmadı.Nothing came up.
Arkadaşının aniden ortaya çıkmasına şaşırdı.He was surprised by the sudden appearance of his friend.
Biz çıkmaz bir sokaktayız.We're in a blind alley.
Ben Tom'a çıkma teklif ettim.I asked Tom out.
Tom'la çıkmaya başladım.I started dating Tom.
Dışarı çıkmak zorunlu.It's imperative to go out.
Orada tatile çıkma.Don't go down there.
Orada dışarı çıkma.Don't go out there.
O ortaya çıkmayacak.It won't come up.
Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkmak istiyorum.I want to go to the top of the Eiffel Tower.
Sana çıkma teklif etmedim.I didn't ask you out.
Çok dışarı çıkmam.I don't get out much.
O doğru çıkmadı.That didn't come out right.
Senin evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house.
Daha sık evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house more often.
Sen çıkmak zorunda değilsin.You don't get to quit.
Sanırım Tom ortaya çıkmadı.I assume Tom didn't show up.
Sahneye çıkmadan önce her zaman sinirlenirim.I always get nervous before I go on stage.
Ona çıkma teklif etmeli miyim?Should I ask her out?
Ona çıkma teklif etmem gerekiyor mu?Should I ask him out?
Tom'a destek çıkmaya geldim.I came to support Tom.
Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdim.I decided to ask Mary out.
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.I had to beg Tom to ask Mary out on a date.
Çabucak Boston'dan çıkmak zorundaydım.I had to get out of Boston quickly.
Ben evden çıkmak zorunda kaldım.I had to get out of the house.
Oradan çıkmak zorundaydım.I had to get out of there.
Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.I had to swerve to avoid hitting the dog.
Neredeyse hiç dışarı çıkmam.I hardly ever go out.
Çıkmak üzere olduğumuz sırada deprem başladı.When he was just about to leave, an earthquake started.
Ortaya çıkmanı bekliyordum.I've been expecting you to show up.
Boston'dan çıkmalıyım.I've got to get out of Boston.
Buradan çıkmalıyım.I've got to get out of here.
Buradan çıkmam gerekiyor.I've got to get out of here.
Mary gibi biriyle hiç çıkmadım.I've never dated anyone like Mary.
Benden daha uzun biriyle hiç çıkmadım.I've never dated anyone taller than me.
Dışarı çıkmalıyım.I have to go out.
Bana karşı çıkmayacağını umuyorum.I hope you're not going to oppose me.