çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bir çıkmaz sokak.It's a dead end.
Cuma günü dışarı çıkmamızı öneriyorum.I suggest that we go out on Friday.
Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out when the phone rang.
Bu akşam dışarı çıkıp çıkmayacağını Trang'e sor.Ask Trang if he's going out this evening.
Dışarı çıkmak için özgürsün.You are free to go out.
Dışarı çıkmak için özgürsünüz.You are free to go out.
Dışarı çıkmakta serbestsin.You are free to go out.
Bugün dışarı çıkmasan iyi olur.You'd better not go out today.
Bugün dışarı çıkmamalısın.You must not go out today.
Tepeye çıkmalısın.You must go up the hill.
Böyle bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalsan iyi olur.You'd better stay at home rather than go out on such a day.
Üşüttüğün için dışarı çıkmamalısın.Since you have a cold, you must not go out.
Sana çıkmanı emrettim.I ordered you to get out.
Planımıza karşı çıkmaya hakkın yok.You have no right to oppose our plan.
Onunla çıkmanı onaylayamam.I can't approve of your going out with him.
Onunla çıkmanı onaylamıyorum.I don't approve of your going out with him.
Sen telefon ettiğinde ben çıkmak üzereydim.I was about to leave when you telephoned.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.It's hard to handle crying babies.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden yararlanalım.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden istifade edelim.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden faydalanalım.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.I'm feeling ill, but I intend to go out anyhow.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Don't let your feelings show.
Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.It's difficult to get the car going on cold mornings.
Canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.Comb your hair before you go out.
Tüm ışıkların kapatıldığından emin ol dışarıya çıkmadan önce.Make sure to turn off all the lights before going out.
Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Dışarı çıkmadın mı?Didn't you go out?
Yurt dışına çıkmak istiyorum.I want to go abroad.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
O dışarı çıkmazdı.He would not go out.
Ona dışarı çıkmasına izin verir misiniz?Could you let him out?
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.There is no smoke without fire.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Evde kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.I would rather go out than stay at home.
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.I want to go on a journey around the world if possible.
Yağmurda dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out in the rain.
Yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The rain kept us from going out.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayız.We won't go out unless it stops raining.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Sağnak yağmura rağmen, o dışarı çıkmaya karar verdi.In spite of the heavy rain, he decided to go out.
Benimle balığa çıkmaya ne dersin?What do you say to going fishing with me?
Grup dağa çıkmayı başaramadı.The party did not succeed in climbing the mountain.
Doktor bana uzun bir tatile çıkmamı tavsiye etti.The doctor advised me to take a long holiday.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Kötü hava yola çıkmamı engelledi.Bad weather prevented me from setting out.
Bu çıkmazdan kurtulmaya çalışmalıyız.We must try to break the deadlock.