çıkarmaz ile cümle

çıkarmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O asla beni akşam yemeği için dışarı çıkarmaz.He never takes me out for dinner.
Yerinde olsam ses çıkarmazdım.I'd be quiet if I were you.
Tom öfkeli değil ve o asla biriyle kavga çıkarmaz.Tom is not violent and he never picks fights with anybody.
Tom güneş gözlüğünü hiç çıkarmaz.Tom never takes off his sunglasses.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Shall we behead him or no?”
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Never takes off his glasses.
Ama bu bilgisini hemen ortaya çıkarmaz.Yet she does not reveal this immediately.
Şaban ise kendisine umut bağlayanların yüzünü kara çıkarmaz.No hindrance should be caused by any one to those who enjoy it.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.He also always wears a pair of dark sunglasses which he never seems to take off.
Patenlerini hiçbir zaman çıkarmaz.At no time does she throw her boots.
Onları hiç çıkarmaz mısın?You never take them off?
Bu yapılanlara sesini çıkarmazsan insan bile olamazsın!You have to pick a side sometime, otherwise you're not a person.
Bunu çıkarmazsam çok fena acıtacak.It's going to really hurt if I don't take that off.
Bir orkestra şefi hiçbir sesi çıkarmaz.The conductor of an orchestra doesn't make a sound.
Sadece duman verecek, yangın çıkarmaz.Just smoke, no fire
Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı? Çünkü O yürekteki gizleri bilir.won't God search this out? For he knows the secrets of the heart.
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.So therefore whoever of you who doesn't renounce all that he has, he can't be my disciple.
Allah yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allah,) amellerini giderip-boşa çıkarmaz.He will not allow the deeds of those who are killed in the cause of God to go waste.
Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz.He will not allow the deeds of those who are killed in the cause of God to go waste.
Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz."God does not verily render the deeds of evil-doers righteous.
Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.Verily God does not show the way to an ungrateful liar.
Şüphe yok ki Allah aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz."Surely God does not show the way to the shameful liar.
Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.He will not allow the deeds of those who are killed in the cause of God to go waste.
Yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar?Do they whose minds are filled with doubt, think that God will not expose their malice?
ALLAH imanınızı boşa çıkarmaz. ALLAH insanlara Şefkatlidir, Rahimdir.But God will not suffer your faith to go waste, for God is to men full of mercy and grace.
Onu vakti gelince O'ndan başkası ortaya çıkarmaz.No one can reveal it except He.
Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.And those who are slain in the way of God, He will not send their works astray.
"O'nun bilgisi Rabbimin yanındadır," de. Onu vakti gelince O'ndan başkası ortaya çıkarmaz.Say: 'The knowledge of it is only with my Lord; none shall reveal it at its proper time, but He.
ALLAH imanınızı boşa çıkarmaz.But God would never let your faith go to waste.
Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz.Allah will not speak to them on the Day of Resurrection, nor will He make them grow.
Muhakkak ki, Allah onu iptal edecektir. Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz."God will certainly prove it to be false; He will not make the deeds of the corrupt people righteous.
ANAP hiç aday çıkarmazken, DYP yalnızca %5 oranında oy topladı.ANAP ran no candidates, and DYP only won 5% of the votes.
Nerede ise hiç ses çıkarmazlar.An sich hatte er darin weder Sitz noch Stimme.
Keseli köstebekler neredeyse hiç ses çıkarmazlar.Darmgeräusche sind kaum bis gar nicht hörbar.
Bu kaşkolu neredeyse hiç çıkarmaz.Ce revolver ne le quitte presque jamais.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Cela afin de ne pas faire d'injustice (ou afin de ne pas aggraver votre charge de famille) ».
Bis repetita non placent İki kez tekrar eden artık baştan çıkarmaz.L´idée de nous entraîner deux fois par jour ne nous aurait pas effleuré l´esprit.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Il porte de grosses lunettes et apparaît rarement.
Kıvılcım çıkarmaz.La foudre s'abat.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Sin perjudicar sus orígenes algo se les desprende o resulta indiferente.
Nerede ise hiç ses çıkarmazlar.Álif (ا): No tiene un sonido determinado.
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Nunca deja el sombrero.
Kıvılcım çıkarmaz.No tan incendiario.
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Почти никогда не снимает свои очки.
Kıvılcım çıkarmaz.Не выгорает.
Bu kaşkolu neredeyse hiç çıkarmaz.Кожица почти не снимается.
Nerede ise hiç ses çıkarmazlar.Никогда о них не слышал (неопр.).
Bunlar dokuyu tahriş etmez ve yeni ölü dokular ortaya çıkarmazlar.نواصل هذه العملية حتى لا نجد مجموعات بند جديد.
Keseli köstebekler neredeyse hiç ses çıkarmazlar.Os Beatles quase não conseguiram fazer a passagem do som.
Şaban ise kendisine umut bağlayanların yüzünü kara çıkarmaz.Hij schrikt er niet voor terug zijn klanten te schofferen als hij daar aanleiding toe ziet.
Keseli köstebekler neredeyse hiç ses çıkarmazlar.Miereneters maken zelden geluiden.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Verder draagt hij handschoenen die hij nooit uitdoet.
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Nigdy nie ściąga swoich okularów przeciwsłonecznych.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Nosi zegarek, którego nie chce nigdy zdejmować.
Patenlerini hiçbir zaman çıkarmaz.Foten lämnar aldrig golvet.
Hiçbir zaman gözlüğünü çıkarmaz.Han tar egentligen aldrig av sig sin hatt.
Bu tür genellikle ses çıkarmaz ama çığlıkları tiz seslidir ve tekrarlardan oluşur.Na lásku Lásko, nikdy nebývají hlučni tvoji počátkové, mnoho křiku dělávají ale tvoji následkové.
Kıvılcım çıkarmaz.Fiorul Nu-mi presimți?
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Aceeași mândrie îl împiedică să poarte ochelari.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Hord egy kék pulóvert és anélkül soha nem látják.

İlgili Sayfalar