çıkarmama ile cümle
çıkarmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.51
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin? - Teğmen! Burada birşey var!?אתה יכול לעזור לי עם הז'קט .לויטננט, מצאתי משהו -
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin? - Teğmen! Burada birşey var!أيمكنك مساعدتي بتخليص السترة؟ - ! أيها الملازم ، وجدت شيئا -
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?- Можеш ли да ми помогне с яке?
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?Ще ми помогнеш ли с якето?
Ceketimi çıkarmama yardım et.Aide-moi à ôter ma veste.
Gerçekten çok üzgünüm. Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.أنا حقاً آسف. مـان-أُك، أنقذتني، فلم يكن علي أن أذكر الـصورة
Kanamayı durdurmalıyız. - Ceketi çıkarmama yardım eder misin?Debemos detener la sangre. - ¿Me puede ayudar con la chaqueta?
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Chyba słusznie zrobiłem, nie zmieniając zimowego auto-mailu.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Det var smart at beholde min auto-mail fra Northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Det var smart att behålla min auto-mail från northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Minun kannatti pitää pohjoisen auto-mailini.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Parece que hice bien al quedarme con mi auto-mail de Northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Parece que ter mantido o auto-mail do norte foi a decisão correcta.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Tenere il mio auto-mail adattato per il Nord è stata una buona scelta.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Η διατήρηση των auto-mail μου ήταν σωστή απόφαση τελικά.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Кажется, я правильно поступил, оставив северную автоброню.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, du hast mir geholfen ich sollte nicht das Bild aufbringen.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, kau menyelamatkanku tapi aku bahkan tidak bisa menangani foto itu.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, mi hai salvato, ma non avrei dovuto menzionare la foto?
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, uratowałaś mnie a ja nie powinienem był zagaić o zdjęciu.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, vous m'avez sauvé, mais je n'ai pas pu faire disparaître cette photo.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Tu m-ai salvat, dar eu i-am aratat fotografia aia.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Μαν Οκ, με έσωσες αλλά δεν έπρεπε να είχα αναφέρει την φωτογραφία.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.A veľmi ho prosil, žeby ich neposielal preč z toho kraja.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Berulang kali ia minta dengan sangat supaya Yesus jangan menyuruh roh-roh jahat itu keluar dari daerah itu
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.En hij smeekte: "Jaag ons niet ver weg! Wij willen in deze buurt blijven!"
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.E prese a scongiurarlo con insistenza perché non lo cacciasse fuori da quella regione
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.E rogava-lhe muito que não os enviasse para fora da região.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.És igen kéré õt, hogy ne küldje el õket arról a vidékrõl.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Et il le priait instamment de ne pas les envoyer hors du pays.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.In prosi ga zelo, naj jih ne izžene iz tega kraja.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.I prosił go bardzo, aby ich nie wyganiał z onej krainy.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.I prosil ho velmi, aby jich nevyháněl z té krajiny.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Ja se pyysi pyytämällä häntä, ettei hän lähettäisi niitä pois siitä seudusta.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.자기를 이 지방에서 내어 보내지 마시기를 간절히 구하더니
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Nó lại van xin Ngài đừng đuổi chúng nó ra khỏi miền đó.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Nó lại van_xin Ngài đừng đuổi chúng_nó ra khỏi miền đó .
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Och han bad honom enträget att icke driva dem bort ifrån den trakten.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Og han bad ham meget at han ikke måtte drive dem ut av bygden.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Og han bad ham meget om ikke at drive dem ud af Landet.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Şi Îl ruga stăruitor să nu -i trimeată afară din ţinutul acela.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Und er bat ihn sehr, daß er sie nicht aus der Gegend triebe.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Y le rogaba mucho que no los enviase fuera de aquella región
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.Και παρεκαλει αυτον πολλα να μη αποστειλη αυτους εξω της χωρας.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.И Исус го попита: Как ти е името? А той Му каза: Легион ми е името; защото сме мнозина.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.И много просили Его, чтобы не высылалих вон из страны той.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.І благав Його вельми, щоб не висилав їх геть із тієї сторони.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.ויתחנן אליו מאד לבלתי שלחם אל מחוץ לארץ׃
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.وطلب اليه كثيرا ان لا يرسلهم الى خارج الكورة.
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.就 再 三 的 求 耶 穌 、 不 要 叫 他 們 離 開 那 地 方
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.就 再三 的 求耶穌 、 不 要 叫 他們離開 那 地方