çıkarmama ile cümle
çıkarmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yüzüğü çıkarmamalısın.You must not part with the ring.
Otobüs şoförü öğrencileri başlarını pencereden dışarı çıkarmamaları için uyardı.The bus driver warned the pupils not to stick their heads out the window.
Tom, matematik ev ödevinin kopyasını çıkarmama izin verir misin?Tom, will you let me copy your math homework?
Tarifeyi iki katına çıkarmamalıydım.I shouldn't have doubled the recipe.
Suudi Arabistan turist vizeleri çıkarmamaktadır.Saudi Arabia does not issue tourist visas.
Tom bir ses çıkarmamaya çalıştı.Tom tried not to make a sound.
Tekerlekli sandalyemi çıkarmama yardım eder misin?Can you help get me out my wheelchair?
Tom gürültü çıkarmamak için elinden geleni yaptı.Tom tried his best not to make a sound.
Bana bu şansı verenlerin yüzünü kara çıkarmamak için elimden geleni yapacağım” diye konuştu.He said, "I use my little finger to play chords, but not for playing solos.
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, you saved me but I shouldn't have brought up the photo?
Ceketimi çıkarmama yardım et.Help me with my coat
Bunun olmaması için, en başta prenses hakkında bir skandal çıkarmamalıydın.If you didn't like the idea, you shouldn't have leaked the Princess news and caused a scandal.
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?- Can you help me with the jacket? - Lieutenant!
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.He begged him much that he would not send them away out of the country.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız."Therefore my judgment is that we don't trouble those from among the Gentiles who turn to God,
Bunu akıldan çıkarmamalı.It is important to keep this in mind.
Ama bundan önce daha kramponlarımı çıkarmama 4 ay var."Aber da hat man leider noch drei Stunden vor sich“.
Tarifteki malzemeleri iki katına çıkarmamalıydım.Мне не следовало удваивать ингредиенты в рецепте.
Ehman, yakın zamandaki yazılarında "az miktarda veriden büyük sonuçlar çıkarmamak gerektiğini" belirtmiştir.В своих последних работах Эйман предпочитает не «делать далеко идущих выводов из весьма недалёких данных».
Hiç ses çıkarmamamızı istedi.طلبت منا ألا نصدر صوتاً.
Ama bundan önce daha kramponlarımı çıkarmama 4 ay var."To zajmie im tydzień, nim wyciągną moje stopy z twojej dupy!»”.
Ehman, yakın zamandaki yazılarında "az miktarda veriden büyük sonuçlar çıkarmamak gerektiğini" belirtmiştir.У своїх останніх роботах, Ейман воліє не «робити далекосяжних висновків із вельми недалеких даних» .
Ama bundan önce daha kramponlarımı çıkarmama 4 ay var."«Tar gjerne fire år til i stolen».
Dolayısıyla kuantizasyonun işlem süreci tercih edilen bir eksen çıkarmamaktadır.因此,量子化過程並不會選出一個偏愛的旋轉軸。
Ama bundan önce daha kramponlarımı çıkarmama 4 ay var."הלילה, אחרי ארבע שנים, אוכל להתכסות בשמיכה משלי."
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Azokáért én azt mondom, hogy nem kell háborgatni azokat, kik a pogányok közül térnek meg az Istenhez;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.C`est pourquoi je suis d`avis qu`on ne crée pas des difficultés à ceux des païens qui se convertissent à Dieu,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Daarom vind ik dat wij de niet-Joden die God gehoorzamen, niet moeten lastigvallen met de wet van Mozes.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Därför är min mening att man icke bör betunga sådana som hava varit hedningar, men omvänt sig till Gud,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Darum urteile ich, daß man denen, so aus den Heiden zu Gott sich bekehren, nicht Unruhe mache,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.De aceea, eu sînt de părere să nu se pună greutăţi acelora dintre Neamuri cari se întorc la Dumnezeu;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Derfor mener jeg, at man ikke skal besvære dem af Hedningerne, som omvende sig til Gud,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Derfor mener jeg at vi ikke skal gjøre det tungt for dem av hedningene som omvender sig til Gud,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.그러므로 내 의견에는 이방인중에서 하나님께로 돌아 오는 자들을 괴롭게 말고
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Per questo io ritengo che non si debba importunare quelli che si convertono a Dio tra i pagani
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Por isso, julgo que não se deve perturbar aqueles, dentre os gentios, que se convertem a Deus,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Por lo cual yo juzgo que no hay que inquietar a los gentiles que se convierten a Dios
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Preto ja súdim neznepokojovať tých, ktorí sa z pohanov obracajú k Bohu,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Protož já tak soudím, aby nebyli kormouceni ti, kteříž se z pohanů obracejí k Bohu,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Przetoż moje zdanie jest, żeby nie trwożyć tych, którzy się z poganów do Boga nawracają.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Sentähden minä olen sitä mieltä, ettei tule rasittaa niitä, jotka pakanuudesta kääntyvät Jumalan puoleen,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Vậy , theo ý tôi , thật chẳng nên khuấy_rối những người ngoại trở_về cùng Ðức_Chúa_Trời ;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Vậy, theo ý tôi, thật chẳng nên khuấy rối những người ngoại trở về cùng Ðức Chúa Trời;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Zato sodim jaz, naj se ne nadlegujejo ti, ki se izmed poganov izpreobrnejo k Bogu;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Οθεν εγω κρινω να μη παρενοχλωμεν τους απο των εθνων επιστρεφοντας εις τον Θεον,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.но да им пишем да се въздържат от оскверненията чрез идоли, чрез блудство, и чрез яденето удавено и кръв.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.Посему я полагаю не затруднять обращающихся к Богу из язычников,
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.То ж суджу, що не треба тим докучати, которі від поган обернулись до Бога;
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.ועל כן אני דן שלא להחמיר על השבים מן הגוים לאלהים׃
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.لذلك انا ارى ان لا يثقل على الراجعين الى الله من الامم.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.所 以 據 我 的 意 見 、 不 可 難 為 那 歸 服 神 的 外 邦 人
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız.所以 據 我 的 意見 、 不 可 難為 那 歸服神 的 外邦人
Bunun olmaması için, en başta prenses hakkında bir skandal çıkarmamalıydın.Αν δεν σου αρέσει, δεν θα έπρεπε να είχες αποκαλύψει το σκάνδαλο για την Πριγκίπισσα απ' την αρχή.
Bunun olmaması için, en başta prenses hakkında bir skandal çıkarmamalıydın.اذا لم تحب الامر, فلم يك عليك نشر فضائح حول الاميرة في المقام الاول
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?- Kan du hjælpe mig med jakken?
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?- Kan du hjälpa mig med jackan?
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?Kun je me helpen met het jasje?
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin?- Segítenél a kabáttal? - Hadnagy!
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin? - Teğmen! Burada birşey var!Bisakah kau membantuku lepaskan jaket?/ Letnan, aku menemukan sesuatu.
- Ceketi çıkarmama yardım eder misin? - Teğmen! Burada birşey var!- Μπορείς να με βοηθήσεις με το σακάκι; - Κε Σμηναγέ, βρήκα κάτι.