çıkarak ile cümle

çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Iemand re-engineert dinosaurussen door hun DNA uit prehistorisch amber te halen.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Jemand erschafft Dinosaurier mittels DNA-Extraktion aus vorgeschichtlichem Bernstein.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Ktoś odtwarza dinozaury, uzyskując ich DNA z prehistorycznego bursztynu.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Någon återskapar dinosaurier genom att extrahera DNA från förhistorisk bärnsten.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Někdo přivádí na svět dinosaury extrakcí jejich DNA z prehistorického jantaru.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Niekto vytvára dinosaurov tak, že získa ich DNA z prehistorického jantáru.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Nogen genopfinder dinosaurer ved at udtrække deres DNA fra forhistorisk rav.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Qualcuno ricrea i dinosauri estraendo il DNA dall'ambra preistorica.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Quelqu'un a recréé les dinosaures en extrayant leur ADN de l'ambre préhistorique.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Seseorang mereka ulang dinosaurus dengan mengekstrak DNA dari fosil prasejarah batu amber
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Valaki újraalkotja a dinoszauruszokat úgy, hogy kivonja a DNS-üket a történelem előtti borostyánkőből.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Κάποιος επαναφέρει τους δεινοσαύρους στη ζωή εξάγοντας το DNA τους από προϊστορικό κεχριμπάρι.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Кто-то воссоздает динозавров путём извлечения их ДНК из первобытного янтаря.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Някой си пресъздава динозаври, като извлича тяхното ДНК от праисторически кехлибар.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Хтось виводить динозаврів, добувши їхню ДНК з доісторичного бурштину.
Biz, bunun kendiliğinden oluşan, iki taraflı bir süreç olduğu varsayımından yola çıkarak başlıyoruz. .אינו תהליך הפיך. התחלנו מההנחה שזהו
Biz, bunun kendiliğinden oluşan, iki taraflı bir süreç olduğu varsayımından yola çıkarak başlıyoruz. .متعاكسة لقد بدآنا من فرضية ان
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Ich wurde also aus dieser kleinen, abergläubischen
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,그래서 외할머니가 살고 계셨던 조그마한 마을에서 미신을 믿으며 살던 중산층 사람들과 작별을 하고
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Quindi da questo piccolo, superstizioso quartiere borghese di mia nonna, fui proiettata in questa
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,וכך, מהשכונה של סבתי, הקטנה, עתירת האמונות הטפלות ,מהמעמד הבינוני,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,وإذن من هذا الحي الصغير, المؤمن بالخرافات, المنتمي للطبقة المتوسطة, حيث كانت جدتي,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,小さな中流階級の街を離れ マドリッドにある上流階級の
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Es bedient sich dazu einer Reihe von zusätzlichen Perspektiven: nämlich
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Kończy się on następującymi wnioskami:
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Luvussa todetaan, että:
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Sklepne ugotovitve tega poglavja so:
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Till slutsatserna hör:
Bu bakış açılarından yola çıkarak, şu sonuçlara varılmıştır:Tot slot worden volgende conclusies getrokken:
Bu çıkarımdan yola çıkarak, sadece buradaki mavi ve macenta denklemleri kullandık. .И это ограничение мы получили, используя вот это голубое и лиловое уравнения.
Bu çıkarımdan yola çıkarak, sadece buradaki mavi ve macenta denklemleri kullandık. .Само от това ограничение, само като използваме синьото и уравнението в маджента.
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Dacă nu e destul, și judecând după reacția voastră nu este... (Râsete)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)En als dat nog niet genoeg is, en afgaande op jullie reactie is dat zo -- (Gelach)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)E se non fosse abbastanza, e dalle vostre risposte non lo è -- (Risate)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Et si ça n'est pas assez, et à en juger par votre réaction, ça n'est pas assez-- (Rires)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)만약 그게 충분하지 않다면 말이죠~ 여러분이 반응으로 판단하건데 충분하지 않겠네요. (웃음)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Und als ob das nicht genüge - Ihre Reaktion beurteilend trifft das zu... (Lachen)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Y si eso no fuera suficiente, a juzgar por sus respuestas, no lo es... (Risas)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)И ако това не е достатъчно, съдейки по вашето настроение - не е (Смях)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Схватив лезвия в воздухе, прямо здесь на земле в луже крови... (Смех)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)ואם זה לא מספיק, ולפי התגובות שלכם זה לא-- (צחוק)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)وان لم يكن هذا كافيا بالنسبة لكم ... ويبدو ليس كافيا من وجوهكم (ضحك)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)(笑) DH: ワォ! BF: もう少し筋肉があればね
Bu düşünce deneyinden yola çıkarakand based literally on just that thought experiment you can imagine at one point
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Questo vento viene dal sudovest, proviene dall'oceano, e soffia verso l'India.
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Потоки воздуха идут с юго-запада, с океана, и устремляются в сторону Индии.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Aici sunt oameni care îşi proiectează propriile experienţe.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Đây là những người tự thiết kế trải nghiệm của họ.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Die Leute gestalten ihre eigenen Erfahrungen.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Dit zijn mensen die hun eigen ervaringen vormgeven.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Esta es gente diseñando sus propias experiencias.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Ez az, amikor az emberek megtervezik a saját tapasztalataikat.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Isto é vital." "São as pessoas a desenhar as suas experiências.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.이것은 사람들이 자신들의 경험을 디자인하고 있다는 것입니다.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Queste persone progettano le proprie esperienze.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Tak ludzie projektują własne doświadczenia. Powinniście coś z tego wyciągnąć".
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.To jsou lidé navrhující vlastní zážitky.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Voilà des gens concevant leurs propres expériences.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Είναι ο κόσμος που σχεδιάζει τις ίδιες του τις εμπειρίες.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.Оказывается, люди всегда действуют, исходя из собственного опыта.

İlgili Sayfalar