çıkarak ile cümle
çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Et vous devriez avoir tous les réseaux de toutes les relations entre ces parties d'informations.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Je hebt dan alle netwerken van alle relaties tussen die stukjes gegevens.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Kaikkien näiden tietojen väliset suhteet ja verkostot pitäisi olla tiedossa.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.이제 모든 네트워크, 각 데이터 간의 모든 관계도 가지고 다닐 수 있는
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Man sollte all die Netzwerke von all den Beziehungen zwischen diesen Teilen von Daten haben.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Och du borde ha alla nätverk från alla dessa relationer mellan dessa element av data.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Powinniśmy posiadać wszystkie sieci powiązań pomiędzy poszczególnymi elementami tych danych
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Și ar trebui să aveți toate rețelele tuturor relațiilor dintre aceste segmente de date.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Y deberíamos tener todas las redes de todas las relaciones entre esos pedazos de información
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.Θα πρέπει να έχετε όλα τα δίκτυα από όλες τις σχέσεις μεταξύ αυτών των κομματιών των δεδομένων.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.И вие трябва да имате всички мрежи от всички взаимоотношения измежду тези частици от данни.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.И все эти сети будут знать о всех ваших друзьях за счёт обмена данными.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.ואתה צריך שכל הרשתות של כל הקשרים בין כל חתיכות הנתונים הללו
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.ويجب أن يكون لديك كل الشبكات لكل العلاقات بين تلك القطع من البيانات.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.全て把握したネットワークを作るべきです そういう時代に移行しつつあります -- ウェブがそのレベルまで理解するという時代です
Diyelim ki isimden yola çıkarak formülü bulmak istiyoruz. .이제 이름부터 시작하여 그것의 분자식을 구해봅시다.
Diyelim ki isimden yola çıkarak formülü bulmak istiyoruz. .Ας πούμε ότι ξεκινάμε από το όνομα και θέλουμε να καταλάβουμε τη δομή του.
Diyelim ki isimden yola çıkarak formülü bulmak istiyoruz. .Скажем, мы начнем с названия вещества и попытаемся определить его формулу.
Diyelim ki isimden yola çıkarak formülü bulmak istiyoruz. .أقول دعونا نبدأ بالاسم، ونريد معرفة في الصيغة.
DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.DNA를 추출함으로써 공룡들을 새로 만들어 내요
DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.על ידי מיצוי הדי-אן-איי שלהם מענבר פרה-היסטורי.
DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.باستخراج حمضها النووي من عنبر عصور ما قبل التاريخ.
DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.恐竜を再生したのです 天才だ!
Dünya'ya göre ufalıyor gibi gözükmesi? Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Y pues, me puse a hacer la escultura en bronce sólido.
Eğer birkaç milyon yıl geri giderseniz Bu düşünce deneyinden yola çıkarakEn om duidelijk te zijn, dit was niet het eerste supercontinent.
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:De amit gyakorlati tapasztalataim alapján mondhatok:
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:그러나, 제 실제 경험에 비추어 볼때
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:Was ich aber aus meiner sehr praktischen Erfahrung heraus meine:
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:אך אני אומר, מנסיוני המעשי ביותר,
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:و لكن ما أقوله من تجربتي العملية الخاصة,
Fakat benim kendi pratik tecrübemden yola çıkarak söylediğim şudur:民間団体がこれを正しく実行し
Fizikçi Josiah Gibbs'den yola çıkarak,すべての条件変数やネットワークの 上流にあるもの以外も考慮に入れています
İnsanlar yağmuru sokaklara çıkarak karşılıyor.La gente da la bienvenida a las lluvias saliendo a las calles.
İnsanlar yağmuru sokaklara çıkarak karşılıyor.Les gens célèbrent la pluie en se rendant dans les rues.
İnsanlar yağmuru sokaklara çıkarak karşılıyor.Lidé vítají déšť v ulicích.
İnsanlar yağmuru sokaklara çıkarak karşılıyor.Mensen zijn blij met de regen en gaan de straat op.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.A vyšiel na vrch a povolal si k sebe tých, ktorých sám chcel, a odišli za ním.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Azután felméne a hegyre, és magához szólítá, a kiket akar vala; és hozzá menének.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Depois subiu ao monte, e chamou a si os que ele mesmo queria; e vieram a ele.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Entonces subió al monte y llamó a sí a los que él quiso, y fueron a él
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Il monta ensuite sur la montagne; il appela ceux qu`il voulut, et ils vinrent auprès de lui.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.In stopi na goro in pokliče k sebi, katere je sam hotel; in pridejo k njemu.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.În urmă, Isus S'a suit pe munte; a chemat la El pe cine a vrut, şi ei au venit la El.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.I vstoupil na horu, a povolal k sobě těch, kterýchž se jemu vidělo; i přišli k němu.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.I wstąpił na górę, a wezwał do siebie tych, których sam chciał, i przyszli do niego.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Ja hän nousi vuorelle ja kutsui tykönsä ne, jotka hän itse tahtoi, ja he menivät hänen tykönsä.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Kế đó , Ðức_Chúa_Jêsus lên trên núi , đòi những người Ngài muốn , thì những người ấy đến kề Ngài .
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Kế đó, Ðức Chúa Jêsus lên trên núi, đòi những người Ngài muốn, thì những người ấy đến kề Ngài.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Kemudian Yesus naik ke sebuah bukit, dan memanggil orang-orang yang dikehendaki-Nya. Orang-orang itu datang
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.또 산에 오르사 자기의 원하는 자들을 부르시니 나아온지라
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Later koos Hij een aantal mannen uit. Hij wilde dat zij met Hem meegingen.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Och han gick upp på berget och kallade till sig några som han själv utsåg; och de kommo till honom.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Og han gikk op i fjellet og kalte til sig dem han selv vilde, og de gikk til ham.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Og han stiger op på Bjerget og hidkalder, hvem han selv vilde; og de gik hen til ham.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Salì poi sul monte, chiamò a sé quelli che egli volle ed essi andarono da lui
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Und er ging auf einen Berg und rief zu sich, welche er wollte, und die gingen hin zu ihm.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Και αναβαινει εις το ορος και προσκαλει οσους αυτος ηθελε, και υπηγον προς αυτον.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.І вийшов Він на гору, й покликав, кого схотів сам, і поприходили до Него.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.Потом взошел на гору и позвал к Себе, кого Сам хотел; и пришли к Нему.
İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.След това се възкачи на хълма и повика при Себе Си ония, които си искаше; и те отидоха при Него.