çıkaracak ile cümle

çıkaracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da Hırvatistan'ın AB üyelik umutlarını iki katına çıkaracak.This would mirror Croatia's own aspirations for EU entry.
"Bu toplumu karanlıktan çıkaracak olan şey eğitimdir."It is education that will take this community out of the dark.
Alınacak yeni önlemler, düzeltilmesi gereken önemli yapısal sorunları su yüzüne çıkaracak.The new measures are likely to reveal significant rigidities, which will necessitate adjustments.
Sol koalisyonsa temsil gücünü 18'den 42 sandalyeye çıkaracak.The left-wing coalition, meanwhile, will increase its representation from 18 to 42 seats.
Polis olay yerinde ceza yazamayacak, ancak onun yerine ödeme emirleri çıkaracak.Police will not be able to charge fines on the spot, but instead will issue payment orders.
Kazanın nedenini ortaya çıkaracak bir soruşturma başlatılıyor."An investigation is starting that will identify the cause of the accident."
Gündüzleri, insanlar ulusal giysilerin yer alacağı sokak geçitlerinin keyfini çıkaracak.By day, the public will enjoy parades of national costumes.
Arnavutluk Yeni AB Dostu Ehliyetler ÇıkaracakAlbania to Issue New EU-friendly Driving Licenses
2013'te grup, o yıl Ekim ayında yeni bir single çıkaracaklarını duyurdu.In 2013, the band announced they are to release a new single in October that year.
Gövdenin şekli, kürekçi sayısını en üst düzeye çıkaracak şekilde inşa edildi.The shape of the hull was constructed in a way to maximize the number of rowers.
Bu ek yollar, toplam kısımları 200'ün üzerine çıkaracaktır.These additional tracts would increase the total tracts to over 200.
Bu barbarlık hegemonyasının devamı, insan toplumu tarihçilerini haklı çıkaracaktır.The continuation of this hegemony of barbarism will justify historians of human society.
Özgür olacak, içindeki hayvanı ortaya çıkaracak, ama yalnızca ışıklar söndüğünde."Sie wird frei sein, und sie wird ihr inneres Tier raus lassen, aber nur wenn die Lichter aus sind.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.Ihr habt immer zu mir gehalten, also habt ihr nun ein paar großartige Songs, die das rechtfertigen.
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.Uwe Lagatz: Zeitenwende.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'Die Geschichte wird mich freisprechen“.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Wenn ich nur wüßt', wie ich das los werde."
Kasabaya yeni gelen yaratıklar onun bu görüşünü haklı çıkaracaktır.Neuere Lesefunde auf der Burgstelle bestärken diese Annahme.
Bunun için günah çıkaracak değilim.”Hier wird nicht gezündelt!“.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Mon voyage dépeint Vous sera d’un plaisir extrême.
Burada yapılan kazılar büyük bir uygarlığı ortaya çıkaracaktır.Ces bâtiments indiquent un haut degré de civilisation.
Tom tam çıkaracakken Spike uyanır.A cet instant, Oggy se réveille.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'Il marquera l'Histoire ! ».
Bu sokak sizi şehrin merkezine çıkaracak.Esta calle os llevará al centro de la ciudad.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Te lleva a través de un viaje muy interesante.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.Ustedes siempre me apoyan, por lo que ahora ustedes tienen algunas canciones muy buenas que lo justifican.
Bellick’i hücresinden bu gece çıkaracaklardır.Bellick por la noche es sacado de su celda.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'«La historia me absolverá».
"Üst düzey bir konsept ya da diziyi kendisi gibi olmaktan çıkaracak bir şey" istemiyorlardı.No querían hacer "algo de alto concepto, o sacar el programa del espectáculo".
Tom tam çıkaracakken Spike uyanır.Está ebria cuando Miguel despierta.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.Voi mi difendete sempre, quindi avrete delle meravigliose canzoni per giustificare ciò che fate.
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.Tuttavia, questo non significa che le persone ricerchino test che garantiscano una risposta positiva.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Solo il tempo ci giudicherà".
Tom tam çıkaracakken Spike uyanır.Kyle si sveglia gridando.
Madenlerini yeraltından çıkaracak yiğitleri beklemektedir.Le Miniere servono ad estrarre i minerali dal sottosuolo per portarli in superficie.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'История меня оправдает!».
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.Другими словами, он вернётся к вам по кусочкам».
Özgür olacak, içindeki hayvanı ortaya çıkaracak, ama yalnızca ışıklar söndüğünde."Она будет свободной и она выпустит своего внутреннего зверя наружу, но только когда погаснут огни».
Bunun için günah çıkaracak değilim.”Нет мне прощения!».
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.Однако это не означает, что люди ищут «тесты», которые гарантируют положительный ответ.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Это, если хотите, практически забег-экскурсия.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.أنتم دائما تدافعون عني، والآن حصلتوا على بعض الأغاني الرائعة لتبرير ذلك.
Birinci basamağı iki yıl süreyle kullanılacak ve uzay aracını ışık hızının % 7,1'ine çıkaracaktı (0,071 c).سوف تعمل المرحلة الأولى لمدة عامين ، مع أخذ المركبة الفضائية إلى 7.1 ٪ من سرعة الضوء وبعد ذلك تم التخلي عنها.
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.لكن هذا لا يعني أنّ الناس يتقيَّدون باختبارات تضمن نتيجة بالإيجاب.
Özgür olacak, içindeki hayvanı ortaya çıkaracak, ama yalnızca ışıklar söndüğünde."Ela estará livre e extravasará seu animal interior, mas apenas quando as luzes estiverem apagadas."
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Leva-vos num passeio realmente muito interessante.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'A História me Absolverá."
"Üst düzey bir konsept ya da diziyi kendisi gibi olmaktan çıkaracak bir şey" istemiyorlardı.Eles não queriam fazer "algo de elevado conceito ou levar a série para fora da série".
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Só o tempo poderá explicar".
Fakat, grup haberleri yalanladı ve yeni bir albüm çıkaracaklarını söyledi.Hierna ging de band weer toeren en bracht het een nieuw album uit.
Sonraki sinyaller ortaya çıkaracak kadar açıkça kuvvetli idi.Vervolgens wordt er bepaald hoe sterk de signalen zijn.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.Zawsze bronicie mnie, więc teraz mam kilka świetnych piosenek.
Filistin yönetimi ulusal sözleşmesindeki tüm İsrail karşıtı maddeleri çıkaracaktır.Z Palestyńskiej Karty Narodowej miano usunąć wszystkie punkty antyizraelskie.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Cóż, pewnego dnia historia odda mi sprawiedliwość”.
Atıcı kayayı fırlatırken sapı bu iki konumdan saat on iki konumuna çevirerek elinden çıkaracaktır.Podczas wypuszczania kamienia gracz obraca uchwyt z powyższych pozycji na godzinę dwunastą.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Najważniejsze dla niego było to, że prowadził ciekawy tryb życia.
17 Mart 2017'de ikinci stüdyo albümü So Good'u piyasaya çıkaracak.17 marca 2017 został wydany drugi album studyjny piosenkarki zatytułowany So Good.
Bazı tuşlara basmak ve tutmakla benzeri karakterler ortaya çıkaracaktır.Genom att trycka på och hålla in vissa tangenter framkallas andra liknande tecken.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Det blir en mycket farofylld resa.
Bunun için günah çıkaracak değilim.”Det är ju ingen skuldsedel!”

İlgili Sayfalar