çıkar ile cümle
çıkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Defterinizi ve kalemlerinizi çıkarın.Get out your notebooks and pens.
Onun niçin bizimle gitmek istemediğini çıkarabiliyor musun?Can you figure out why he won't go with us?
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Tom elbiselerini çıkardı ve pijamalarını giydi.Tom took off his clothes and put on his pajamas.
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.Tom was caught sneaking out of the room.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.Tom became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.Tom lost no time in parting with the money.
Tony gömleğini çıkardı ve onunla piyanoyu ile temizledi.Tony took off his shirt and cleaned the piano with it.
O kadar sıcaktı ki ceketimi çıkardım.It was so hot I took my coat off.
Hava son derece sıcaktı, bu yüzden ceketimi çıkardım.It was extremely hot, so I took my coat off.
Lütfen şapkanı çıkar.Please take off your hat.
Çıt çıkarmayacağım.I'll be as quiet as a mouse.
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
O, dışarıya çıkarken büyük bir deprem vardı.Just as he was going out, there was a great earthquake.
Çıkış yapmak istiyorum. Hesabımı çıkarır mısınız?I'd like to check out. Do you have my bill?
Lütfen dansın keyfini çıkarın.Please enjoy yourself at the dance.
Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.Everyone was enjoying the journey.
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.Tama sometimes goes for a walk by himself.
Dinamit bir patlama ile ses çıkardı.The dynamite went off with a bang.
Biz genellikle içme partileri için dışarı çıkarız.We usually go out for drinking parties.
Onları buradan çıkarın.Get them out of here!
Ondan sonra gözlüklerini çıkardı.He took off his glasses after that.
Kitabın son bölümünü çıkarabilirsiniz.You can omit the last chapter of the book.
Yasa Meiji döneminde çıkarıldı.The law was enacted in the Meiji era.
Bu kelimeyi cümleden çıkarmalısın.You should omit this word from the sentence.
Et korkunç bir koku çıkarıyordu.The meat was giving off a terrible smell.
Çocuk elbiselerini çıkardı ve pijamalarını giydi.The boy took off his clothes and put on his pajamas.
Gerçek açığa çıkarıldı.The fact was brought to light.
Yüzüğü çıkarmamalısın.You must not part with the ring.
O çocuk bana dilini çıkardı.That child stuck out his tongue at me.
İşi bir hafta içerisinde bitirmen gerektiğini aklından çıkarma.Be sure to keep in mind that you're supposed to complete the work within a week.
Dergi her hafta çıkar.The magazine comes out every week.
Dergi haftada bir kez çıkar.The magazine comes out once a week.
Fabrika üç yüz işçiyi işten çıkardı.The factory has laid off some three hundred workers.
Makineden aküyü çıkartın.Take the battery off the machine.
Pili makineden çıkarın.Take the battery off the machine.
Bataryayı makineden çıkarın.Take the battery off the machine.
Şirket beş çalışanı işten çıkardı.The company dropped five employees.
Bu tür sırlar her zaman sonunda ortaya çıkar.Such secrets are always eventually revealed.
Çoraplarınızı çıkartın.Take off your socks.
Bunu yapmaktan nefret etmeme rağmen arabamı elden çıkardım.I parted with my old car, though I hated to do so.
Çorba içerken ses çıkarma.Don't make noise while eating soup.
Çorbanızı içerken ses çıkartmayınız.Don't make noises when you eat soup.
John cebinden bir anahtar çıkardı.John took a key out of his pocket.
Gömleğinizi çıkarın ve uzanın.Remove your shirt and lie down.
Lütfen gömleğini çıkar.Please take off your shirt.
Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.Jim has been trying to take me out to dinner for the last three weeks.
Lekeyi ovarak çıkaramadım.I couldn't scrub the stain out.
Lenslerimi çıkaramıyorum.I can't get my contacts out.
Daha fazla sorun çıkarmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid making any more trouble.
Bu işçileri işten çıkarma yerine, neden sadece onların saatlerini kesmiyoruz?Instead of laying off these workers, why don't we just cut their hours?
Ama ondan başka bir çıkarım vardı.But I had another advantage in it.
Bu sorunu açığa çıkaralım.Let's clear up this problem.
Lütfen bu odada burada şapkanızı çıkarın.Please take off your hat here in this room.
Bu kasaba büyük adamlar çıkardı.This town gave to great men.
Lütfen bu belgeden beş suret çıkarın.Please make five copies of this document.
Bu kıymığı parmağımdan çıkaramıyorum.I can't get this splinter out of my finger.
Bu çocuk şimdi diş çıkarıyor.This child is teething now.
Çöpü binadan çıkarın.Get the rubbish out of the building.