çıkar ile cümle
çıkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Çıkarken kapıyı kapat.Close the door when you leave.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Lütfen dışarı çıkarken kapıyı kapatır mısın?Please will you close the door when you go out.
Odada şapkanı çıkarmak zorundasın.You must take off your hat in the room.
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.You need not take off your shoes.
Gereksiz sözcükleri çıkar!Omit needless words!
Çoraplarını çıkar, lütfen.Take off your socks, please.
Ayakkabılarınızı çıkartın.Take off your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Tesadüfen o dükkandan çıkarken onu gördük.By chance we saw him as he came out of the shop.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.You should allow an hour to go to the airport.
Boş fıçılar en çok ses çıkarırlar.Empty vessels make the most sound.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Cüzdanınızı çıkarın.Get out your wallet.
Bir sınıfa girdiğiniz zaman şapkanızı çıkarın.Take off your hat when you enter a classroom.
Geçen yaz her zaman sabah yürüyüşe çıkardım.Last summer, I always took a walk in the morning.
Tatilin keyfini çıkarın.Enjoy your holidays.
Tatilin tadını çıkardın mı?Did you enjoy your holiday?
Tatilinizin tadını çıkarın.Enjoy your vacation.
Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.In her leisure time, she enjoys swimming and tennis.
Seyahatin tadını çıkarın.Enjoy your trip.
Cerrah hastanın apandisini çıkardı.The surgeon took out his patient's appendix.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
O merdivenlerden çıkarken babasını aradı.He called his father as he went up the stairs.
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Çıkarken kasiyere ödeyin.Pay the cashier on the way out.
Arabayı elden çıkarabiliriz.We can dispose the car.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Biz eve girdiğimizde ayakkabılarımızı çıkarmak bizim geleneğimizdir.It is our custom to take off our shoes when we enter the house.
Birçok genç yaz tatilinde yurt dışına çıkar.Many young people go abroad during summer vacation.
Yazın, Avrupalı insanlar uzun tatilin keyfini çıkarıyor.In summer, European people enjoy long holidays.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Yağmur durduğunda yürüyüşe çıkarız.When the rain stops, we'll go for a walk.
Bir seferde dışarıya kaç kitap çıkarabilirim?How many books can I take out at one time?
Bir saat içinde listeyi çıkarabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can make out the list in an hour?
Kötü hava planlarımızı boşa çıkardı.The bad weather frustrated our plans.
Eski arabamı elden çıkardım.I parted with my old car.
Raporun bu bölümü çıkarılabilir.This part of the report may be left out.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Linda, dilini dışarı çıkardı.Linda stuck her tongue out.
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Bir savaş çıkarsa bize ne olacak?What will become of us if a war breaks out?
Param olsa bir dünya seyahatine çıkardım.If I had the money, I would make a trip around the world.
Başka bir savaş çıkarsa hepimiz öldürüleceğiz.Another war, and we all will be killed.
Tavuk civcivlerini çıkarana kadar yumurtalarının üstünde oturur.The hen sits on her eggs until they hatch.
O pazar günü nadiren dışarı çıkar.Rarely does he go out on Sunday.
Mary yumurtaları tek tek çıkardı.Mary took out the eggs one by one.
Mary piyanosunu satışa çıkardı.Mary put her piano up for sale.
Herkes onu göklere çıkardı.Everybody praised her to the skies.
Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.Michael was seen to leave by the side door.
Bu boya kolay çıkar.This paint comes off easily.
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.Blackie makes a lot of noise while he eats.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Lütfen külot ve sütyenin hariç tüm elbiselerini çıkar.Please take off all your clothes except your underpants and bra.
Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldıPat stripped off his clothes and dived in.
Merdivenden yukarı çıkarken dikkatli olun.Take care when you climb up the ladder.
Durum ya batarsın ya da çıkarsın noktasına geldi.The situation has come to the point where we either sink or swim.