çıkan ile cümle

çıkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pazarın genişlemesi sonucu ortaya çıkan ölçek ekonomilerinden faydalanma imkânı doğar.This is because shipping can take advantage of economies of scale.
Bu takımla 12 maça çıkan oyuncu, 9 gol kaydetti.In a match which saw nine goals, the Portistas would six score of those.
Bu yüzden aralarında çıkan savaşta Kırım'a (Elbistan'a) dönmeleri istenmiştir.They wanted to build a place to grow old in, and for their descendants to return to.
En öne çıkan enstrümanlar elektro gitar ve basgitardır.The most well-known solid body instruments are the electric guitar and electric bass.
Erişim tarihi: 18 Mayıs 2012. ^ "2011 yılında çıkan..."Retrieved May 18, 2012. "{{{artist}}} – {{{song}}} Media Forest".
1961 - Niteroi'de (Brezilya) bir sirkte çıkan yangında 323 kişi öldü.1961 – Niterói circus fire in Niterói (Brazil) killed 323 on December 17.
Boynuzlardan daha geç çıkanı öbüründen daha uzundu.Each new egg was larger in size than the last.
Uno, ABD'de ortaya çıkan bir kart oyunudur.The following is a list of game shows in the United States.
Çıkan çatışma 20 Ermeni ve 3 askerin ölümüyle sonuçlandı.The resulting battle resulted in the deaths of 20 rebels and two soldiers.
Tam aksine, yetkisini uzun süredir orada çalışıp ona karşı çıkan işçileri kovarak gösterdi.Instead, he asserted his authority by firing many long-time employees who questioned his authority.
Çıkan çatışmada ağır yaralanır ama bir müddet öldü zannedilir ve kayıtlara öldü olarak geçirilir.He suffers from a severe headache and eventually dies during the book.
O sezonun ilk yarısında 11 maça çıkan oyuncu skora etki edemedi.No other striker managed to score in the first 11 games of the season.
Heartbreaker, G-Dragon'un ilk albümü olan Heartbreaker'dan çıkan ilk teklidir."Heartbreaker" is the lead single from Big Bang leader G-Dragon's first solo album, Heartbreaker.
Kişi, ortaya çıkan vergi borcunu ödemekle mükellef olduğundan, vergi mükellefi olarak adlandırılır.A government's ability to raise taxes is called its fiscal capacity.
Vefatından sonra hakkında Milliyet Gazetesi'nde çıkan bir yazıdan: "İslam Çupi gibi olmak!"Due to the rain, all he can make out on the paper is, "I feel so ashamed."
Devler aralarında çıkan bu anlaşmazlık sonunda birbirleriyle dövüşmeye başlarlar.Warriors do this by engaging in combat with one another.
Grubun bugüne kadar çıkan en uzun stüdyo albumüdür.It is their longest running studio album to date.
Fransız mutfağının öne çıkan ögeleri şarap ve peynirdir.The main agricultural products are wine and cheese.
Ve sonuçta ortaya çıkan dünya öyle dinamik, öyle karmaşıktı ki neredeyse gerçek gibi görünüyordu.This accomplishment was so unexpected by the public at large as to appear almost magical.
İlk etapta karşılarına çıkan sonuç hayalkırıklığıdır.First Half Is Disappointing.
Ve bu yeni çıkan dijital teknolojilerle geliştirilip genişletilebilir.And this can be enhanced and augmented with some emerging digital technology.
Colin, Virginia Tech katliamından sağ çıkanlardandı.Colin was one of the survivors of the Virginia Tech massacre.
Nil'in suyunun çoğu Etiyopya'dan çıkan Mavi Nil'den gelir.The majority of the Nile water comes from the Blue Nile, which originates in Ethiopia.
Fırından çıkan şeye de biz hayatın malzemesi diyoruz.And it's what comes out of the oven that is what we call the staff of life.
Böylece sanırım temel egitim ortaya çıkan fakat henüz yerleşmeyen bir düşüncedir.So I believe primary education is an idea which is arrived but not yet implemented.
Yine, ortaya çıkan fakat henüz yerleşmemiş bir fikir.Again, an idea which is arrived, but not yet implemented.
Ki bu benim açımdan iyi bir şeydi. Çünkü basında çıkan fotoğraflarda ben de görünüyordum.That was fortunate for me, because in most press photos
Bugün ortaya çıkan şeyi ise daha büyük bir Çin zenginleşme çemberi olarak adlandırabilirsiniz.What's emerging today is what you might call a greater Chinese co-prosperity sphere.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizThese are pipeline routes, which emerge from Kurdistan, which is an oil-rich region.
İki katına çıkan talebi yetiştirmek için seçildiniz. - hemen!You have been selected to deliver a double order - immediately!
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.Two eyes at the bottom, optic nerve flowing out from the back.
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Some people, they'll make some set of assumptions and say, ah-ha! I should rent.
Biraz değiştirilmiş tavuklardan çıkan gerçek şahinler.Real falcons out of slightly doctored chickens.
Ortaya çıkan sonuçlarla ilgili bir şey.It's just a matter of the consequences.
Rahatlayınca ortaya çıkan görüntü böyle.This is the pattern produced when I am relaxed.
Toplum kar üzerine kurulu olduğu için, çıkan sonuç bir işe dönüşecek.Because our society is based on profit, this solution will become a business.
Yukarı doğru çıkan baloncuklar yaptık, sonra da pütürlü fayansta köpürüyor.We've got bubbles going up there, then suds at the top with lumpy tiles.
Şu yeni çıkan çikolata telefonlarından olmalı herhalde."That's one of those new chocolate cell phones."
Ortaya çıkan sonuçlar Zimbardo dahil herkesi şaşırttı.What happens surprise everyone, including Zimbardo.
Çıkanlara bakmak ta bence çok eğlenceli.This is the fun part. Looking at what I picked up.
Burada, deneylerimizden çıkan diğer verileri görebilirsiniz.Here's some more data from our testing.
Çıkan sonuç önceden bulduğumuza eşit.That answer means our previous answer.
Çıkan sonuç 68.95'e eşit.So that number divided by 2 is equal to 68.95.
Çıkan sonuç, en uygun doğrunun bize verdiği sonuçtan azıcık daha büyük. .That's a slightly, slightly higher number than what the line of best fit gave us.
- Hatta son çıkan PSP bile var.I even found a PSP last time.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.He's swimming down every avenue until he finally gets to the platform.
Wikipedia'ya baktığınızda karşınıza çıkan ilk harita bu.You go to Wikipedia and the first map you find is this.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.It's part of the fight and flight mechanism, that when an animal is frightened -- think of a deer.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.They ushered me down a narrow set of stairs that led to this dirty, dimly fluorescent lit basement.
Ancak ortaya çıkan bu eserde koşmanız gerekiyor sanırım.And parallel to my cutting is my running.
Ama daha da önemlisi, pit bull'unu aramaya çıkan insanlara 20 dolar vermeye razı.But more importantly, she's willing to give you 20 bucks to go find this lost pit bull.
Kenar mahallelerde ortaya çıkan tüm boşluklar tekrar doldurulmuştur.Any gaps that appeared in the outskirts were filled again.
Ve bu ortaya çıkan durumlardan sadece bir tanesi.And this is only one of the conditions that's out there.
Adaları görebilirsiniz--8 tane ada. Sudan çıkan.You can see the Islands -- there are eight islands -- that pop out of the water.
Açığa çıkan ısı, derimize iletiliyor.That heat is being transferred to the skin.
Cebirsel işlemler yaptığınızda ortaya çıkan bir durum.And that's generally the case, whenever you just do some algebraic manipulation.
Kalbinizden çıkan bazı damarlar oksijene ihtiyaç duyarlarSo you have blood vessels that come from the heart and they want to be oxygenated.
Kalpten çıkan bu damarlara aynı zamanda atar damarlar denir.And the word for the blood vessels that comes from the heart are arteries.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Let's see how the photo ran in an Orthodox Jewish newspaper based in Brooklyn.
Çarpınca çıkan sonuç 1 bölü 3 üssü 6 olur.Just multiplying them out, you get 1 over 3 to the sixth power.

İlgili Sayfalar