çıkacak ile cümle
çıkacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.大陸を超えた人々の対話の中から 自然と浮き上がるでしょう しかし そこで当然 制度が必要です
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Als mensen in een onbekende en ongewone situatie terecht komen, vertragen ze.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Amikor az emberek ismeretlen szituációba kerülnek, nem tudják mit csináljanak, tehát lelassítanak.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Cand oamenii ajung intr-o situatie nefamiliara, cu care nu stiu cum sa se descurce, incetinesc.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Cuando alguien se encuentra con una situación desconocida que no sabe cómo controlar reduce la velocidad.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Keď ľudia narazia na neznámu situáciu, s ktorou sa predtým nestretli, spomalia.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Khi con người gặp phải tình huống họ chưa biết giải quyết thế nào họ sẽ giảm tốc độ.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.사람들은 대처법을 모르는 낯선 상황에서는 감속하는 경향이 있습니다.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Ludzie w nietypowych, zaskakujących sytuacjach zwalniają.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Pokud se lidé dostanou do neznámé situace, s níž nevědí jak se vypořádat, zpomalí.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Quando as pessoas vivem uma situação não familiar com que não sabem lidar elas abrandam.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Quando le persone si trovano in una situazione nuova che non sanno come gestire, rallentano.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Όταν οι άνθρωποι βρίσκονται σε μια μη οικεία κατάσταση που δεν ξέρουν πως να την αντιμετωπίσουν επιβραδύνουν.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Когато хората стигнат до непозната ситуация, с която не знаят как да се справят, забавят.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Когда люди сталкиваются с неизвестностей ситуацией, они не знают, как поступать, они сбавляют скорость.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.Коли люди зіштовхуються з невідомо ситуацією, вони не знають, як чинити, вони зменшують швидкість.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.כשאנשים מגיעים למצב בלתי מוכר שהם לא יודעים איך להתנהג הם מאיטים.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.عندما يمر الناس بموقف غير مألوف و لا يعرفون كيف يتصرفون معه فهم يخففون السرعة.
İnsanlar beklenmedik ve nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri durumlarda yavaşlarlar.スピードを落とします さぁ 皆さんもう立派な"交通学者"です
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.우리가 마주치는 인원은 90억쯤 됩니다.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Ada sembilan milyar manusia akan hidup bersama kita.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Auf uns kommen neun Milliarden Menschen zu.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Avem nouă miliarde de oameni în faţa noastră.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Ci sono 9 miliardi di persone che ci possono ascoltare.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Có đến chín tỷ người đang đi đến phía chúng ta.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Em breve, seremos nove mil milhões de pessoas.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Kilencmilliárd ember jön felénk.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Liczba ludzi niedługo wzrośnie do dziewięciu miliardów.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Na světě bude brzy devět miliard lidí.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Negen miljard mensen staan er aan te komen.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Nous serons bientôt neuf milliards d'êtres humains.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Onedlho nás bude na svete deväť miliárd.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Vi är snart nio miljarder människor på jorden.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Y también estoy un poco preocupado por esto: hay 9.000 millones de humanos en nuestro camino.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Εννέα δισεκατομμύρια άνθρωποι έρχονται προς εμάς.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.В мире скоро будет девять миллиардов людей
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.Имаме девет милиарда души, които се задават.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.יש 9 מיליארד בני-אדם העומדים להיות איתנו.
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.من وجود تسعة بلاين شخص في طريقهم الينا
Insanlığın nüfusu 9 milyara çıkacak.どんなに楽観的な夢にも
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Ale vyjdeť proutek z pařezu Izai, a výstřelek z kořenů jeho vyroste, a ovoce ponese.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Ale wyjdzie rószczka ze pnia Isajego, a latorostka z korzenia jego wyrośnie.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Apoi o Odraslă va ieşi din tulpina lui Isai, şi un Vlăstar va da din rădăcinile lui.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.A vyjde prútok z parezu Izaiho, a mládnik z jeho koreňov ponesie ovocie.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Có một chồi sẽ nứt lên từ gốc Y-sai , một nhành từ rễ nó sẽ ra trái .
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Có một chồi sẽ nứt lên từ gốc Y-sai, một nhành từ rễ nó sẽ ra trái.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Então brotará um rebento do toco de Jessé, e das suas raízes um renovo frutificará.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.És származik egy vesszõszál Isai törzsökébõl, s gyökereibõl egy virágszál nevekedik.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.In mladika požene iz obsekanega debla Jesejevega, in odraslek iz korenin njegovih prinese sad;
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.이새의 줄기에서 한 싹이 나며 그 뿌리에서 한 가지가 나서 결실할 것이요
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Men der skyder en Kvist af Isajs Stub, et Skud gror frem af hans Rod;
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Men en kvist skal skyte frem av Isais stubb, og et skudd fra hans røtter skal bære frukt.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Men ett skott skall skjuta upp ur Isais avhuggna stam, och en telning från dess rötter skall bära frukt.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Mutta Iisain kannosta puhkeaa virpi, ja vesa versoo hänen juuristansa.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Puis un rameau sortira du tronc d`Isaï, Et un rejeton naîtra de ses racines.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Und es wird eine Rute aufgehen von dem Stamm Isais und eine Zweig aus seiner Wurzel Frucht bringen,
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Un germoglio spunterà dal tronco di Iesse, un virgulto germoglierà dalle sue radici
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Un retoño brotará del tronco de Isaí, y un vástago de sus raíces dará fruto
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.Και θελει εξελθει ραβδος εκ του κορμου του Ιεσσαι, και κλαδος θελει αναβη εκ των ριζων αυτου
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.И произойдет отрасль от корня Иессеева, и ветвь произрастет откорня его;