çıkacak ile cümle

çıkacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biliyorum ki gerçek bir gün ortaya çıkacak.きっとうまくいく
Biliyorum ki gerçek bir gün ortaya çıkacak.君のおかげで二人はうまくいく
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.1 cuộc chiến tranh thế giới sắp nổ ra.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Egy világméretű nagy háború kezdődik
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Ein großer, weltweiter Krieg beginnt.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Une grande guerre de portée mondiale commence.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Va incepe un mare razboi cu un nivel mondial.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Wielka wojna z zasięgiem ogólnoświatowym się rozpoczyna.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Začíná celosvětová velká válka.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Ένας μεγάλος πόλεμος σε παγκόσμια έκταση αρχίζει.
Bir dünya çapında büyük bir savaş çıkacak, Dünya'yı kapsamaya başlayacak.Начинается Вторая Мировая война.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Az első érménk szabályos, a feldobás eredményét pedig X1-el jelöljük.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.La nostra prima moneta è una moneta non truccata, e ne denoteremo il risultato con X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Nasza pierwsza moneta jest sprawiedliwa, a wynik rzutu oznaczymy jako X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Notre première pièce est équilibrée, et nous allons noter le résultat par X1
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Prvá minca je poctivá a výsledok hodu nazveme X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Unsere erste Münze ist eine redliche Münze und wir werden das Ergebnis mit X1 kennzeichnen.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Vores første mønt er en retfærdig mønt, og den kalder vi for X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.X1が表になる確率は1/2です
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Наша первая монета - симметричная, и мы обозначим результат ее подбрасывания как X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.המטבע הראשון הינו מטבע הוגן ונסמן את התוצאה ע"י משתנה X1.
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz. Ve gördüğünüz kesinlikle çıkacak.Alguien te reta a mirar en una bola de cristal, para ver el futuro; el futuro será certero.
Birkaç sene içinde, bu pazarın da Apple'i ortaya çıkacak.In einigen Jahren werden wir sehen, dass es solch einen Apple auch für diesen Markt geben wird.
Birkaç sene içinde, bu pazarın da Apple'i ortaya çıkacak.Over enkele jaren zullen we zien dat de Apple van dit type van markt bovendrijft.
Birkaç sene içinde, bu pazarın da Apple'i ortaya çıkacak.Tra qualche anno vedremo una Apple emergere anche in questo mercato.
Birkaç sene içinde, bu pazarın da Apple'i ortaya çıkacak.Vom vedea în câțiva ani, va apărea echivalentul lui Apple
Birkaç sene içinde, bu pazarın da Apple'i ortaya çıkacak.W ciągu kilku lat będzie można zaobserwować odpowiednik Apple na tym rynku.
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordum한 번은 제 공연의 오프닝을 맡은 밴드에게 관중에게 모자를 돌려 돈을 좀 벌지 않겠냐고
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordumפעם שאלתי את להקת החימום אם הם רוצים לצאת אל הקהל ולהעביר את הכובע
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordumسألت مرة احد فرقي الافتتاحية إذا كانوا يريدون الخروج الى الحشد وتمرير القبعة
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordum観客に帽子を回して お金をもらったら? 私もよくやっていたけど?
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun är på sin smekmånad och vi är på vår studiebesök.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun đang đi nghỉ tuần trăng mật còn bọn em thì đi thăm quan.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun di bulan madu dan kami pada kunjungan lapangan kami.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun di bulan madu dan kami pada kunjungan lapangan kami.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun est en lune de miel et nous sommes en voyage de classe.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun is op haar huwelijksreis en we zijn op onze excursie.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun má líbánky a my jsme na výletě.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun?Boeun está en su luna de miel y estamos en nuestro paseo. - ¿No te acuerdas?
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun?Boeun esta en su luna de miel y nosotros en un viaje de campo. - ¿No lo recuerdas?
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun? - Elbette hatırlıyorum.Hé !
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Бо Ън е на меден месец, а ние - на екскурзия.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.У Бо Ын - медовый месяц, а мы приехали на экскурсию.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.بويون على شهر عسلها ونحن على سفرتنا الميدانية
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.A keď budete pretrubovať, budú sa rušať tábory, ktoré sú rozložené na východ.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Cînd veţi suna cu vîlvă, să pornească ceice tăbărăsc la răsărit;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak."Cuando toquéis con estrépito, se pondrán en marcha los campamentos que acampan al este
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Gdyby zaś zatrąbiono głos przerywając, tedy się ruszy obóz leżących na wschód słońca.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Ha pedig riadót fújtok, akkor induljon azok tábora, a kik napkelet felõl táboroznak.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kadar pa bučno zatrobite, naj se vzdignejo vojske, ki so v šatorih proti jutru.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kalau trompet ditiup pendek-pendek, itu tandanya suku-suku yang berkemah di sebelah timur harus berangkat
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng vang, thì những trại quân ở về hướng đông phải ra đi.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng_vang , thì những trại quân ở về hướng đông phải ra_đi .
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.너희가 그것을 울려 불 때에는 동편 진들이 진행할 것이고
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Men når I blåser alarm, da skal de leire som ligger mot øst, bryte op.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Mutta kun puhallatte hälytyssoiton, silloin lähtekööt itään päin leiriytyneet leirit liikkeelle.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Når I blæser Alarm med dem, skal Lejrene på Østsiden bryde op;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Och när I blåsen en larmsignal, skola de läger bryta upp, som ligga österut.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Pakli by s nějakým přetrubováním troubili, hnou se s místa, kteříž leželi k východní straně.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quando se tocar retinindo, partirão os arraiais que estão acampados da banda do oriente.

İlgili Sayfalar