çıkacak ile cümle

çıkacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.acechándole para cazar algo de su boca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.armando-lhe ciladas, a fim de o apanharem em alguma coisa que dissesse.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.a úkladnícky sa ho na všeličo vypytovať, aby ulovili niečo z jeho úst a obžalovali ho.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Czyhając nań i szukając, aby co uchwycili z ust jego, żeby go oskarżyli.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Dan sementara itu mereka memperhatikan Dia baik-baik untuk menangkap sesuatu yang salah yang diucapkan-Nya
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.като Го дебнеха, за да уловят нещо от думите Му.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.подыскиваясь под Него и стараясь уловить что-нибудь из уст Его, чтобы обвинить Его.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.чигаючи на Него й шукаючи вхопити що з уст Його, щоб обвинувати Його.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ויארבו לו ויבקשו לצודד דבר מפיהו למען ימצאו עליו שטנה׃
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.وهم يراقبونه طالبين ان يصطادوا شيئا من فمه لكي يشتكوا عليه
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私 下 窺 聽 、 要 拿 他 的 話 柄
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私下 窺聽 、 要 拿 他 的 話柄
Ama, başlamadan önce, size yakında çıkacak olan Where The Bears Are 1.ちょっと覗いてみましょう
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›또 가라사대 종 삼는 나라를 내가 심판하리니 그 후에 저희가 나와서 이곳에서 나를 섬기리라 하시고
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›וגם את הגוי אשר יעבדו דן אנכי אמר אלהים ואחרי כן יצאו ויעבדוני במקום הזה׃
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›‎والامة التي يستعبدون لها سادينها انا يقول الله. وبعد ذلك يخرجون ويعبدونني في هذا المكان‎.
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›神 又 說 、 使 他 們 作 奴 僕 的 那 國 、 我 要 懲 罰 、 以 後 他 們 要 出 來 、 在 這 地 方 事 奉 我
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›神 又 說 、 使 他 們作 奴僕 的 那 國 、 我 要 懲罰 、 以 後 他 們要 出來 、 在 這 地方 事 奉 我
Ama eğer dünyada barış görmeyi umut ederseniz, çıkacak ilk savaşta depresyona girebilirsiniz.و لكنك إذا كنت تأمل أن يكون هناك سلام علي الأرض فقد تصاب بالإكتئاب في الحرب القادم
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.A eira e o lagar não os manterão, e o vinho novo lhes faltará.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Aria şi teascul nu -i vor hrăni, şi mustul le va lipsi.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Daarom zullen uw oogsten tegenvallen en uw druiven aan de wijnstok verdorren.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Darum sollen dich Tenne und Kelter nicht nähren, und der Most soll dir fehlen.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Gumno in tlačilnica jim ne dasta živeža in mošta jim bo zmanjkalo.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Hoặc sân đạp lúa , hoặc hầm ép rượu , cũng được chẳng nuôi chúng_nó ; rượu mới sẽ thiếu_thốn cho nó .
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Hoặc sân đạp lúa, hoặc hầm ép rượu, cũng được chẳng nuôi chúng nó; rượu mới sẽ thiếu thốn cho nó.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Humno ani vínny preš ich nebude pásť, a vínna šťava im zlyhá.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.타작 마당이나 술 틀이 저희를 기르지 못할 것이며 새포도주도 떨어질 것이요
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.La era y el lagar no los mantendrán, y el vino nuevo les fallará
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.L'aia e il tino non li nutriranno e il vino nuovo verrà loro a mancare
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.L`aire et le pressoir ne les nourriront pas, Et le moût leur fera défaut.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Logen och vinpressen skola icke föda dem, och vinet skall slå fel för dem.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Obilnice ani pres nebude jich pásti, a mest pochybí jim.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Puimatanner ja viinikuurna eivät heitä elätä, rypälemehu hänet pettää.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Rozdziela się serce ich, przetoż winnymi są; on pokruszy ołtarze ich, i obrazy ich popsuje.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Szérû és sajtó nem tartja el õket; hiányozni fog abból a must.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Tærskeplads og Perse skal ej kendes ved dem, og Mosten slår fejl for dem.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Tapi tak lama lagi kamu akan kekurangan gandum serta minyak zaitun, dan anggur pun akan habis
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Treskeplassen og vinpersen skal ikke kunne fø dem, og mosten skal slå feil for dem.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Το αλωνιον και ο ληνος δεν θελουσι θρεψει αυτους, και ο οινος θελει εκλειψει απ' αυτων.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Гумно и точило не будут питать их, и надежда на виноградный сок обманет их.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.Гумното и линът няма да ги нахранят, И мъста ще изчезне за тях.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.גרן ויקב לא ירעם ותירוש יכחש בה׃
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.لا يطعمهم البيدر والمعصرة ويكذب عليهم المسطار.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.榖 場 和 酒 醡 、 都 不 彀 以 色 列 人 使 用 、 新 酒 也 必 缺 乏

İlgili Sayfalar