çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Giosuè comandò ai sacerdoti: «Salite dal Giordano»
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.I přikázal Jozue kněžím, řka: Vystupte z Jordánu.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.I rozkazał Jozue kapłanom, mówiąc: Wystąpcie z Jordanu.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.여호수아가 제사장들에게 명하여 요단에서 올라오라 하매
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Niin Joosua käski pappeja sanoen: "Astukaa ylös Jordanista".
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Och Josua bjöd prästerna och sade: »Stigen upp ur Jordan.»
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Og Josua bød Præsterne: "Stig op fra Jordan!"
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Og Josva bød prestene og sa: Stig op av Jordan!
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Pelo que Josué deu ordem aos sacerdetes, dizendo: Subi do Jordão.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Şi Iosua a poruncit preoţilor: ,,Ieşiţi din Iordan.``
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Ukaže torej Jozue duhovnikom, rekoč: Stopite gori iz Jordana!
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Vtedy prikázal Jozua kňazom a riekol: Vyjdite hore z Jordána!
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Y Josué mandó a los sacerdotes diciendo: --Salid del Jordán
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Yosua melakukan apa yang diperintahkan TUHAN kepadanya
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Και προσεταξεν ο Ιησους τους ιερεις λεγων, Αναβητε εκ του Ιορδανου.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.Иисус приказал священникам и сказал: выйдите из Иордана.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.И тъй, Исус заповяда на свещениците, като рече: Излезте от Иордан.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.ויצו יהושע את הכהנים לאמר עלו מן הירדן׃
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.فامر يشوع الكهنة قائلا اصعدوا من الاردن.
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.約 書 亞 就 吩 咐 祭 司 說 、 你 們 從 約 但 河 裡 上 來
Yeşu da kâhinlere, ‹‹Şeria Irmağından çıkın›› diye buyurdu.約書亞 就 吩咐 祭司 說 、 你 們從約 但 河裡 上來
Yukarı çıkın!Jděte na střechu!
Yukarı çıkın! Neler oluyor?- Ce se întâmplă?
Yukarı çıkın! Neler oluyor?Odprite vrata, da ljudje vstopijo!
Yukarı çıkın! Neler oluyor?Vão para o tejadiIho!
Yukarı çıkın! Neler oluyor?Какво става?!
Yukarı çıkın! Neler oluyor??מה קורה שם
Yukarı çıkın!Από πάνω!
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Abbiamo visto che le pinne di questa balena hanno dei tubercoli.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Am văzut că înotătoarele acestei balene au tuberculi în ele.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Hier ist ein Wal und auf seinen Flossen sehen wir kleine Knötchen.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Já vimos que as barbatanas desta baleia têm tubérculos.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Kita telah melihat sirip dari paus ini memiliki tonjolan-tonjolan.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Láttuk, hogy az uszonyain gumók vannak.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Nous avons remarqué que ses ailerons présentent des tubercules à leur surface.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Vidíme, že na plutvách tejto veľryby sú hrbolčeky.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.We zagen dat de vinnen van deze walvis knobbels hebben.
Yüzgeçlerinde tüberküller (yumrucuk şeklinde çıkıntılar) olduğunu görüyoruz.Έχουμε δει ότι τα πτερύγια της φάλαινας αυτής έχουν φυμάτια.
Yüzün... ...bir fotoğrafta çıkınca, özel hayatın kalmaz... ...bu çok rahatsız edici ve berbat bir histir.وتصبح حياتك الشخصية مكشوفة للجميع فانه شعور مزعج واحيانا مخيف
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,100 lat później pojawia się ten gość...
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Acum, după o sută de ani, vine acest tip,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Ahora, cien años después, llega este chico,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Heute, hundert Jahre später, kommt dieser Kerl daher,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Honderd jaar later treedt Alan Turing op de voorgrond.
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Kini, seratus tahun kemudian, orang ini muncul,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,그로부터 백년 후에 앨런 튜링이란 사람이 태어나는데,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Một trăm năm sau, anh chàng này đến,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Nu, hundrede år senere, kommer denne fyr,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Ora, cem anos depois, vem um tipo --
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Száz évvel később bukkan fel ez a fickó,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Tedy o sto let později, dorazil tenhle chlapík,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Un centinaio di anni dopo, arriva questo tizio,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Une centaine d'années plus tard, cet homme,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Далее, сто лет спустя, появляется вот этот господин,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Сега сто години по-късно, този човек се появява,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,מאה שנים מאוחר יותר, אדם זה הופיע,
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,الآن، بعد مئة سنة، يأتي هذا الرجل،
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,アラン・チューリングが現れます 1936年に彼はコンピュータを再発明しました

İlgili Sayfalar