çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bu çıkıntılar su için mıknatıs gibi çalışıyor.تعمل كمغناطيس للمياه.
Ve bu çıkıntılar su için mıknatıs gibi çalışıyor.好水性の突起があり、側面はすべすべしています
Ve bu konuda Peter sorun asla. [Çıkın.]キャピュレットの質量、とも述べ、陽気非嫡出子、ハ!
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.A ak vás zaujímajú tie ďalšie vrcholy, to sú tiež piatky.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.A pokud vás zajímají tyto ostatní hroty, jsou to také pátky.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Dan jika Anda penasaran tentang lonjakan yang lain, itu juga hari Jumat.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.En die andere pieken vallen ook op een vrijdag.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.E se se estão a questionar sobre estes outros picos, também foram sextas-feiras.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.E se vi state chiedendo cosa sono questi altri picchi, sono anche loro dei venerdì.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.És ha kíváncsiak arra a többi tüskére, azok szintén pénteki napok.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Et si vous vous posez des questions sur ces autres pointes, ce sont aussi des vendredis.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Ja jos satutte miettimään noita muita piikkejä, ne ovat myös perjantaita.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Jeśli zastanawiacie się nad pozostałymi wartościami szczytowymi, to też piątki.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.다른 꼭지점들에 대해 궁굼하실 겁니다. 역시 금요일들 입니다.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Og hvis du undrer dig over de andre toppe, de er også fredage.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Şi dacă vă gândiţi la celelalte momente de vârf, şi acelea au fost vineri.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Và nếu như bạn đang tự hỏi về những đỉnh điểm khác, chúng cũng vào những ngày thứ 6.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Wenn ihr's wissen wollt: Diese anderen Spitzen sind auch Freitage.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Y si se preguntan por esos otros picos, también son viernes.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.Κι αν αναρωτιέστε γι' αυτές τις κορυφές, ήταν επίσης Παρασκευές.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.И ако се чудите за тези другите пикове, това са също петъци.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.И вас наверное заинтересовали эти резкие скачки? Это тоже были пятницы.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.ואם אתם תוהים על הקפיצות האחרות הן גם היו ימי שישי.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.وإن كنتم تتساءلون عن تلك التموجات الأخرى، فهي ايضاً أيام جمعة.
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.(笑)
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.A toto hovorievam svojím študentom: vykroč zo svojho malilinkého sveta.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Dan ini adalah apa yang saya katakan murid-murid saya: melangkah keluar dari dunia kecil Anda.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Dies sage ich meinen Studenten: Verlassen Sie Ihre klitzekleine Welt.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Dit is wat ik al mijn studenten ook vertel. Stap uit je kleine, kleine wereld.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.É isto que digo aos meus alunos. Saiam do vosso pequeno mundo.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.És ez az, amit a diákjaimnak mondok: lépj ki az apró kis világodból.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Et c'est ce que je dis à mes étudiants: sortez de votre petit monde minuscule.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.그리고 이것이 제가 저의 학생들에게 하는 말입니다. 여러분의 작은 세계에서 벗어나라고 합니다.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Le spun studenților mei: pășiți în afara lumii voastre limitate.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Och detta är vad jag säger till mina studenter: kliv ut ur er lilla, lilla värld.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Questo è quello che dico ai miei studenti: uscite fuori dal vostro piccolo mondo.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Tohle říkám svým studentům: Vystupte ze svého malého, mrňavého světa.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Và đó là những gì tôi nó với học trò tôi: bước ra khỏi thế giới nhỏ, hạn hẹp của bạn.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Y esto es lo que les digo a mis estudiantes: sálganse de su pequeño mundillo.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.Και αυτό είναι που λέω στους μαθητές μου: βγείτε έξω από τον μικροσκοπικό, ασήμαντο κόσμο σας.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.И вот что я говорю своим студентам:" Выйдите за рамки вашего крошечного мирка.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.וזה מה שאני מספר לתלמידים שלי: תצעדו מחוץ לעולם, לעולם הקטנטן שלכם.
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.وهذا ما أقوله إلى طلابى : أخرج خارجاً من عالمك الصغير .
Ve öğrencilerime bunu söylüyorum: kendi küçük minik dünyalarınızdan çıkın.君の小さな世界を出て 別の誰かの小さな世界に
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,A když opustili místnost, řekl její matce:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,A keď vyšli z miestnosti, povedal jej matke:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Aztán kimentek, és az orvos így szólt az anyához:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Buiten zegt hij tegen de moeder:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Dan saat mereka keluar dari ruangan, sang dokter berkata kepada ibu Gillian,
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,E quando erano fuori dalla stanza disse alla madre,
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,I kiedy wyszli z pokoju, lekarz powiedział do matki
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,In ko sta zapustila sobo je rekel njeni mami:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Ja kun he olivat poistuneet huoneesta, lääkäri sanoi äidille:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,방을 나가자, 어머니에게
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,la chambre, il dit à sa mère,
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Och när dom gick ut ur rummer sa han till modern,
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Og da de kom ud af lokalet, sagde han til hendes mor,
Ve onlar odadan çıkınca, annesine,Quando saíram da sala, ele disse para a mãe:
Ve onlar odadan çıkınca, annesine, "Sadece dur ve onu izle", demiş."Bleiben Sie hier, schauen Sie ihr zu."
Ve onlar odadan çıkınca, annesine, "Sadece dur ve onu izle", demiş.Y cuando salieron de la habitación, él le dijo a su madre:

İlgili Sayfalar