çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Men da krigen brød ud, gav de mig en ny chance.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Men när kriget bröt ut, gav de mig en ny chans.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Pero cuando estalló la guerra, me dieron una segunda oportunidad.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Tapi ketika perang dimulai, mereka memberiku kesempatan kedua.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Αλλά όταν ξέσπασε ο πόλεμος, μου έδωσαν μια δεύτερη ευκαιρία.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Но когато започна войната ми дадоха втори шанс.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.Но когато избухна войната, те ми дадоха втори шанс.
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.,אך כשפרצה המלחמה .הם נתנו לי הזדמנות שנייה
Ama savaş çıkınca bana yeniden şans verdiler.لكن عندما بدأت الحرب ، منحوني فرصة جديدة
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.C'è un eccesso di capitale negli Stati Uniti, e la chiave è il pick up di rendimento.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Es gibt einen Überhang von Kapital in den USA, und der Schlüssel ist Zusatzrendite.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Este un surplus de capital în SUA, iar cheia este rentabilitatea.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Hay un sobreendeudamiento en los EE.UU, y la clave es la ganancia del rendimiento.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Il y a un excédent de capitaux aux États-Unis, et la clé est la reprise des rendements.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.미국엔 자본이 넘쳐납니다. 중요한것은 높은수익율입니다
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.V Spojených štátoch pozorujeme prebytok kapitálu a najdôležitejšie je získať z neho výnosy.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.W USA mamy nadmiar kapitału, a kluczem jest zysk.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Υπάρχει πληθώρα κεφαλαίου στις ΗΠΑ και το ζήτημα είναι να η επιτάχυνση.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.В САЩ има надвисване на капитал, и ключът е ускорение на доходите.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.В США переизбыток капитала, а смысл заключается в получении прибыли.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.ישנה תקרת משאבים בארצות הברית. המפתח הוא תשואה מצטברת
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.هناك فائض من رأس المال في الولايات المتحدة، والمفتاح هو تسريع الإلتقاط.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.アフリカが供給するのは多様な活動と
Anlaşıldı. Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Lähtekää, jos tilanne muuttuu liian vaaralliseksi.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.Aşadar, din întâlnirea părinţilor voştri a apărut un ovul fecundat, acel lucru rotund cu codiţă.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.Khi mẹ và và bố bạn gặp nhau, một cái trứng đã được thụ tinh cái tròn tròn đó với cái chấm nhỏ kia.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.Kiedy wasi rodzice się spotkali, powstało zapłodnione jajo, to małe, okrągłe z malutką wypustką.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.당신의 어머니와 아버지가 만났을 때, 약간의 변이가 있는 둥그런 수정란이 되지요
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.Toen mama en papa elkaar leerden kennen, was er een bevruchte eicel, dat ronde ding met het bliepje.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.Когда ваши родители встретились, получилась оплодотворённая яйцеклетка — вот эта круглая штучка с пимпочкой.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.כשאמא ואבא נפגשו, נוצרה ביצית מופרית, הדבר העגול הזה עם הכתם הקטן שם.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.لذا، عندما اجتمع أمي وأبي، تكونت بويضة مخصبة، ذلك الشيء المستدير الذي تخرج منه بقعة.
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.このような受精卵がつくられます この丸く ちょっと何かが飛び出しているものです これが育って 育って
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Ahora, ¿qué harás cuando llegues a la superficie de ese océano?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Also, was macht man, wenn man die Oberfläche dieses Ozeans erreicht hat?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Bây giờ, các bạn sẽ làm gì khi đã tới được bề mặt của đại dương đó?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Co zrobimy, kiedy dotrzemy do powierzchni oceanu?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Goed, maar wat doe je wanneer je de oceaan bereikt hebt?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?자, 수면에 도달하면 어떻게 해야 할까요?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Maintenant, que fait-on une fois la surface de l'océan atteint ?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Nos, mi is a tennivaló, ha eléri az óceán felszínét?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Ora, che cosa farete una volta arrivati alla superficie di quell'oceano?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Și ce ați face când ajungeți la suprafața oceanului?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Teď, co uděláte až se dostanete na povrch oceánu?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Τώρα, τι πρόκειται να κάνετε όταν φτάσετε την επιφάνεια αυτού του ωκεανού;
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Какво ще направите, когато достигнете повърхността на този океан?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Так что же мы будем делать, когда мы достигнем поверхности того океана?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?ובכן, מה תעשו כשתגיע לפניו של האוקיינוס הזה?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?الآن ، ماذا ستفعل عندما تصل إلى سطح المحيط؟
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?自律型の水中探査機(AUV)が必要です
Ayrıca tepe yada kayalık çıkıntı hakkında da konuşabiliriz bu da orada çok özel bir nedenden dolayıSi potrebbe parlare inoltre di quella sporgenza rocciosa o rilievo, anch'esso là per un motivo molto preciso.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Abbiamo già parlato delle punte H e M sulla superficie del virus dell'influenza.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Am vorbit mai devreme de vârfurile H și M de pe suprafața virusului gripei.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Hablamos antes de los picos H y M en la superficie del virus de la influenza.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Kita berbicara sebelumnya duri-duri H dan M pada permukaan virus flu.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Mówiłem przed chwilą o wypustkach H i M tworzące otoczkę białkową na powierzchni wirusa grypy.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Nous avons parlé précédemment des pointes H et M à la surface du virus de la grippe.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Prej smo govorili o vrhovih H in M, ki se nahajata na površini virusa gripe.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.We hadden het al eerder over de H- en M-pinnen op het oppervlak van het griepvirus.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.Wir haben bereits über die H- und M-Spikes auf der Oberfläche des Grippevirus gesprochen.

İlgili Sayfalar