Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
Kadınlarda ise 4 ya da daha fazla çıbana rastlanır.This can only happen in four or more dimensions.
Sırtında ağır bir şirpençe ve güçlü çıbanlar olmuştu.A warm, strong feeling for her came up.
İnsan aklının karanlık çıbanlı yanlarını keşfetmeye başladım.I started exploring the darker abscesses of the human mind.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.When you read the biblical plague of boils, that was smallpox.
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,"When the body has a boil on its skin, and it has healed,
Sonra Yeşaya, ‹‹İncir pestili getirin›› dedi. Getirip çıbanına koydular ve Hizkiya iyileşti.Isaiah said, "Take a cake of figs." They took and laid it on the boil, and he recovered.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.He took for himself a potsherd to scrape himself with, and he sat among the ashes.
İnsanlarda ve hayvanlarda irinli çıbanlar çıktı.Wahre Geschichten von Tieren und Menschen.
Uyandığında ağrılarının geçtiği ve çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş.Er versucht herauszubekommen, wann ihre Schmerzen begannen.
Kadınlarda ise 4 ya da daha fazla çıbana rastlanır.مارسوا الجنس مع أربعة أشخاص أخرين على الأقل.
Kadınlarda ise 4 ya da daha fazla çıbana rastlanır.Někdy mohou být rozhovory i čtyři a více.
Şark Çıbanı diye de bilinir.Hochu, snad tu píseň znáš....
İnsanlarda ve hayvanlarda irinli çıbanlar çıktı.Avšak mezi lidmi a zvířaty podstatné rozdíly najdeme.
Şark Çıbanı diye de bilinir.Laulut on osattava ulkoa.
Şark Çıbanı diye de bilinir.Kami tahu bahwa lagu itu akan meledak.
Çıban Tekkesi - Dikbıyık A.Güzpınar mahallesi.Đỉnh đèo ở bản Keo Lôm B xã Keo Lôm.
Özellikle yüzde çıkan büyük çıbanlar kan zehirlenmesine (septisemi) yol açabilir.主持火刑的,是許多殘忍而嚴厲的天神(66:6)。
Sırtında ağır bir şirpençe ve güçlü çıbanlar olmuştu.Na hlave a na chrbte sa nachádzajú drobné tvrdé výrastky.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.A keď vyšiel Satan zpred tvári Hospodinovej, ranil Joba zlým vredom od spodku jeho nohy až po jeho temeno,
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.És kiméne a Sátán az Úr elõl, és megveré Jóbot undok fekélylyel talpától fogva a feje tetejéig.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.In ven je šel satan izpred obličja GOSPODOVEGA, in udaril je Joba s hudimi tvori od stopal do temena.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.사단이 이에 여호와 앞에서 물러가서 욥을 쳐서 그 발바닥에서 정수리까지 악창이 나게 한지라
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Niin saatana meni pois Herran edestä ja löi Jobiin pahoja paiseita, kantapäästä kiireeseen asti.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Så gikk Satan bort fra Herrens åsyn, og han slo Job med onde bylder fra fotsålen til issen.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Så gik Satan bort fra HERRENs Åsyn, og han slog Job med ondartet Bylder fra Fodsål til Isse,
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Sa-tan bèn lui ra trước mặt Ðức Giê-hô-va, hành hại Gióp một bịnh ung độc, từ bàn chơn cho đến chót đầu.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Sa-tan bèn lui ra trước mặt Ðức_Giê - hô-va , hành hại Gióp một bịnh ung_độc , từ bàn chơn cho_đến chót đầu .
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.Satan verliet de HERE en trof Job met vreselijke zweren. Van top tot teen zat hij onder.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.И отошел сатана от лица Господня и поразил Иова проказою лютою от подошвы ноги его по самое темя его.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.ויצא השטן מאת פני יהוה ויך את איוב בשחין רע מכף רגלו עד קדקדו׃
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.فخرج الشيطان من حضرة الرب وضرب ايوب بقرح رديء من باطن قدمه الى هامته.
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.於 是 撒 但 從 耶 和 華 面 前 退 去 、 擊 打 約 伯 、 使 他 從 腳 掌 到 頭 頂 、 長 毒 瘡
Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.於是 撒但 從 耶和華 面前 退去 、 擊打約伯 、 使 他 從腳掌 到 頭頂 、 長毒瘡
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,A zase, keby bol niekde na tele, na jeho koži, nejaký vred a zahojil by sa,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Cînd un om va avea pe pielea trupului său o bubă care a fost tămăduită,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,"Cuando en la piel de su cuerpo haya habido una úlcera y ésta se haya sanado
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ha pedig valakinek a teste bõrén kelevény volt, de begyógyult,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,In če se naredi ulje na mesu, na njegovi koži, pa se zaceli,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ja jos jonkun ihoon tulee paise, joka paranee jälleen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Kalau seseorang punya bisul yang sudah sembuh
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Když by pak byl na kůži těla vřed, a byl by zhojen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành ,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,피부에 종기가 생겼다가 나았고
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Lorsqu`un homme aura eu sur la peau de son corps un ulcère qui a été guéri,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,När någon på sin kropps hud har haft en bulnad som har blivit läkt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen har en byld på sin hud, og den læges,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen på sin Hud har haft en Betændelse, som er lægt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando também a carne tiver na sua pele alguma úlcera, se esta sarar,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando uno ha avuto sulla pelle della carne un'ulcera che sia guarit
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Wenn jemandes Fleisch an der Haut eine Drüse wird und wieder heilt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Η δε σαρξ επι του δερματος της οποιας ητο ελκος, και ιατρευθη,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ако на кожата на някого по месата му има цирей, който е оздравял,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Если у кого на коже тела был нарыв и зажил,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,ובשר כי יהיה בו בערו שחין ונרפא׃
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,واذا كان الجسم في جلده دمّلة قد برئت
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,人 若 在 皮 肉 上 長 瘡 、 卻 治 好 了
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,人 若 在 皮肉 上 長瘡 、 卻治 好 了
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.E Jó, tomando um caco para com ele se raspar, sentou-se no meio da cinza.