Yukarıdan bir çığlık duyduk.We heard a cry from above.
Birisi onun kolundan tuttuğunda o korkudan çığlık attı.She screamed with horror as someone took hold of her arm.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.The sound of an awful scream made him shudder.
Adam büyük bir çığlık attı.The man gave a big cry.
Çocuk yardım için çığlık attı ama kendini duyuramadı.The boy screamed for help, but couldn't make himself heard.
Kız alevleri gördüğünde çığlık attı.The girl screamed when she saw the flames.
O, yardım için çığlık attı.He screamed for help.
Çığlık beni uykumdan uyandırdı.The cry roused me from my sleep.
Kalabalıktan bir çığlık yükseldi.A cry arose from the crowd.
Bu ne çığlık!What a scream!
O kadar kızgınım ki çığlık atmak ve her şeyi kırmak istiyorum!I'm so mad I want to scream and break everything!
Bir kadının çığlık attığını duydum.I heard a woman scream.
Birinin çığlık attığını duydum.I heard someone scream.
O çığlık attığında hissettiğim korkuyu hatırlıyorum.I remember the horror I felt when she screamed.
Bir yılan gördüğünde çığlık attı.She screamed when she saw a snake.
Kız yardım için çığlık attı.The girl cried out for help.
Bebek bütün gece çığlık attı.The baby screamed all night.
Bebek tekmeliyordu ve çığlık atıyordu.The baby was kicking and screaming.
Zirveye vardığımızda hepimiz çığlık attık.When we reached the summit, we all yelled out into the void.
Birdenbire, tiz bir çığlık duydum.All at once, I heard a shrill cry.
Birden bir çığlık sesi duydum.All at once, I heard a scream.
O, binaya girdiğinde, ani bir çığlık sesiyle korkutuldu.When he entered the building, he was frightened by a sudden cry.
İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.He was surprised to hear a cry from within.
Biz onun çığlık attığını duyduk.We heard her cry.
O, dehşetten dolayı çığlık attı.She screamed with terror.
O, çığlık attı ve bayıldı.She screamed and fainted.
O, acı içinde çığlık attı.She screamed in agony.
O yardım için çığlık attı.She screamed for help.
Bir çığlık duymadın mı?Didn't you hear a scream?
Biz hasta çocuğun acıklı çığlıkları dinlemeye dayanamadık.We could not bear to listen to the sick child's pathetic cries.
Rüzgar, çığlık atan hayaletler gibi korkutucu geliyor.The wind sounds scary, like screaming ghosts.
Tom oğlunun mezuniyeti sırasında çığlık attı.Tom cried during his son's graduation.
Bir çığlık ve sonra bir kaza duydum.I heard a shout and then a crash.
O, yılanı gördüğünde çığlık attı.She screamed when she saw the snake.
Onların çığlıkları havayı doldurdu.Their screams filled the air.
Hizmetçilerin çığlıkları herkesi uyandırdı.The servants' screams awakened everyone.
Onun çığlık attığını duydu.She heard him cry.
Tom yardım için çığlık attı.Tom screamed for help.
Tom sesi çıktığı kadar çığlık attı.Tom screamed at the top of his lungs.
Tom Mary'nin çığlık attığını duydu.Tom heard Mary scream.
Tom Mary'nin çığlık attığını duyduğunda telefonu kapamak üzereydi.Tom was just about to hang up when he heard Mary scream.
Binlerce destek çığlıkları tribünlerden duyulabildi.Thousands of supporting cries could be heard from the stands.
O, vatan hasretinden çığlık attı.She cried out of homesickness.
Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.The banshee let out a blood-curdling scream.
Tom 15 yaşındaki bir kız gibi çığlık atmaya başladı.Tom started screaming like a 15-year old girl.
Tom, karı gibi çığlık attı.Tom screamed like a woman.
Tom bir kadın gibi çığlık attı.Tom screamed like a woman.
O şarkı söylemiyor, çığlık atıyor.She's screaming, not singing.
Bebek çığlık atıyor.The baby is screaming.
Çığlık atıyorum çünkü bir fare gördüm!I am screaming because I saw a mouse!
Hiç bir sinemada çığlık attın mı?Have you ever screamed in a movie theater?
O çığlık attı.She shrieked.
Çığlık attığını duymak istiyorum.I want to hear you scream.
Bir çığlık sessizliği bozdu.A cry broke the silence.
Kimse Tom'un çığlıklarını duymadı.Nobody heard Tom's screams.
Herkes çığlık attı.Everyone screamed.
Tom çığlık atıyor.Tom's screaming.
Onlar çığlık attı.They screamed.
Çığlık atacağım.I'll scream.
Çığlık atmayın.Don't scream.