çözer ile cümle

çözer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.Da vi startede med den her opgave brugte vi dog kun det halve af den her ligesidede trekant.
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.아무튼 이 문제를 처음 풀기 시작했을 때 이 삼각형의 절반만 가지고 시작했었죠
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.Ma, hm. Ma all'inizio del problema abbiamo usato solo meta' di questo triangolo equilatero.
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.Mas, hum. Quando originalemente fizemos este problema só usamos a metade deste triângulo equilátero.
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.Обаче... Когато първоначално решавахме задачата, използвахме половината на този равностранен триъгълник.
Ama bu problemin orijinal haliyle çözersek bu eşkenar üçgenin yarısını kullanacağız.У него все углы будут одинаковы, и все стороны будут равны.
Ama her zaman küçük bir sorun var, Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır.Dar de fiecare dată când aveţi o mică problemă, aveţi nevoie pentru a fi omul care rezolvă aceste lucruri out.
Ama her zaman küçük bir sorun var, Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır.Mas cada vez que você tem um pequeno problema, você precisa ser o homem que resolve essas coisas para fora.
Ama her zaman küçük bir sorun var, Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır.Nhưng mỗi khi bạn có một vấn đề nhỏ, bạn cần phải là người giải quyết những điều này ra ngoài.
Ama her zaman küçük bir sorun var, Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır.Αλλά κάθε φορά που έχετε ένα μικρό πρόβλημα, θα πρέπει να είναι ο άνθρωπος που λύνει αυτά τα πράγματα έξω.
Ama her zaman küçük bir sorun var, Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır.Но всеки път, когато имаме малък проблем, , което трябва да бъде човекът, който решава тези неща навън.
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Aber dies ist, im Grunde, der Weg das "Fieber mit unbekannter Ursache"-Problem zu lösen.
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Dar acesta este, în principiu, felul în care rezolvi problema "febrei de origine neexplicată".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.본질적으로 이 방법은 '설명불가능한 기원에 대한 열병' 문제를 해결합니다.
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Mais c'est, en principe, la façon de résoudre le problème de la "fièvre d'origine inexpliquée".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Ma quella è, in essenza, la maniera in cui risolvere il problema della "febbre di origine ignota".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Pero esta es, en principio, la manera en la que se resuelve el problema de la "fiebre de origen no explicado".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.To jest właśnie, w zasadzie, sposób, w jaki można rozwiązać problem "gorączki nieznanego pochodzenia".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.Но това по принцип е начинът, по който се разрешава проблемът "температура с необясним произход".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.אבל באופן עקרוני, זו הדרך בה ניתן לפתור את בעיית ה"חום גבוה ממקור לא מוסבר".
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.ولكن هذا هو ، من حيث المبدأ ، الطريقة التي تم بها حل مشكلة الحمى "من اصل غير المبررة"
Ama presipte "kaynağı belirsiz ateş" problemini bu şekılde çözersınız.「不明熱」の問題を解決するのです なぜなら、このそれぞれの点が
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Davvero ci procura denaro, e risolve le dispute.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.De fapt, el strânge banii, rezolvă conflictele.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Dia bahkan menghasilkan uang, memecahkan perselisihan saya.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.En fait, il collecte de l'argent, résout mes disputes.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.En realidad recauda dinero, resuelve mis conflictos.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Er treibt sogar Geld auf, löst Konflikte.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Hän kerää rahaa, ratkaisee riitani.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Han rejser faktisk penge, løser mine konflikter.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Hij zorgt voor het geld, lost mijn geschillen op.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.그는 실제로 돈을 모아주고 제 분쟁들을 해결해줍니다
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Na verdade, ele reúne dinheiro, resolve os meus litígios.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Ông ấy quyên góp tiền, giải quyết những cuộc tranh luận của tôi.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Shání peníze, řeší mé spory.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Valójában ő adja a pénzt, ő beszél a nevemben.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Zbiera fundusze i rozstrzyga spory.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Μαζεύει χρήματα και λύνει τις διαφωνίες μου.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.А вообще, он собирает пожертвования, помогает разрешить споры.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Він справді збирає гроші, вирішує мої суперечки.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.Той намира пари, разрешава споровете ми.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.הוא ממש מגייס כספים, פותר סיכסוכים.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.هو بالفعل يجمع المال ويحل نزاعاتي
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.佢幫我籌款,解決爭執
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.論争を収めてくれます 村で起きる問題を 解決してくれるのです
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.En fait, quand nous faisons des problèmes faciles, toutes ces choses veulent dire plus ou moins la même chose.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.Gdy rozwiązujemy łatwe problemy, wszystkie te rzeczy sprowadzają się de facto do tego samego.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.Na verdade, quando fazemos problemas fáceis, todas essas coisas tipo de são a mesma coisa.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.Ve skutečnosti když řešíme jednoduché problémy, jsou všechny tyto přístupy přibližně stejné.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.V skutočnosti, keď riešime jednoduché problémy, sú všetky tieto prístupy približne rovnaké.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.И когато решаваме лесни задачи, всичко това се свежда до едно и също нещо.
Aslında kolay problemleri çözerken, bu tanımların hepsi hemen hemen aynı şeyler.同じことになります。 ですが、後には私たちは違いを見ることになるでしょう。
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob déchiffre le message en soustrayant les déplacements d'après le mot secret dont il a également une copie.
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob decifra il messaggio sottraendo le traslazioni secondo la parola segreta di cui possiede copia
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob decripteaza acest mesaj prin scaderea numarului de mutari dupa cuvantul secret pe care il cunoaste si el
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob desencripta a mensagem subtraindo os turnos de acordo com a palavra secreta, ele também tem uma cópia.
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob giải mã lá thư bằng cách trừ đi số chuyển dựa vào chữ chuyển mã bí mật mà anh ta cũng có.
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob odszyfrowywuje wiadomość poprzez wyznaczenie przesunięć według sekretnego słowa, którego kopię posiada.
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob správu rozšifruje spätným posunutím podľa tajného slova, ktoré pozná aj on.
Baran, kendisinde de olan şifreli kelimeye göre kaymaları çıkartarak mesajı çözer.Bob zprávu dešifruje zpětným posunutím podle kódového slova, které zná i on.
İlgili Sayfalar