çözecek ile cümle

çözecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Namun tidak ada teknologi untuk menyelesaikan itu, benar?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Pero no tenemos una tecnología para resolver esto, ¿cierto?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Và ta không có công nghệ để giải quyết vấn đề đó, đúng không?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Але нема технології подолати це, правда?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Но нямаме технология за разрешаване на това, нали?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?Но у нас нет технологии решения этой проблемы, так?
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?אבל מצד שני, אין לנו את היכולת לפתור אותה.
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?ولانملك التقنية اللازمة لحل ذلك , صحيح ؟
Ama bunu çözecek bir teknolojiye sahip değiliz, değil mi?大事な事は 問題に順位をつけないで
Bahis oranları çözecek kişinin bir hayli lehine.크로스워드 퍼즐을 푸는 것과 마찬가지입니다.
Bahis oranları çözecek kişinin bir hayli lehine.מפני שמה שעומד על הפרק זה דבר מאוד רציני, אם פותרים אותה.
Bahis oranları çözecek kişinin bir hayli lehine.لأن الرهانات عالية جدا إن استطعت حلها.
Bahis oranları çözecek kişinin bir hayli lehine.同僚のイラヴァサム・マハデヴァンと アスコ・パーポラは
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Chegado o momento, vão declarar que não podem entrar na cidade automóveis a gasolina.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.그냥 휘발유차의 도시 진입을 불허하는 걸로 해결할 수 있습니다.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Og så er det det.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Po prostu kiedyś zabronią pojazdów spalinowych w miastach.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.Κάποια στιγμή θα δηλώσει ότι δεν θα εισέρχονται αυτοκίνητα που κινούνται με βενζίνη στις πόλεις και τέλος.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.В какой-то момент они запретят бензиновые машины в городах, и всё.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.שאף מכונית של דלק לא תכנס לעיר. וזהו.
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.أنه من غير المسموح لسيارات بنزينية بالقدوم للمدينة. و هذا ما سيكون .
Bir noktadan sonra şehre benzinli araba girmesini yasaklayacaklar. Ve kökten çözecek.インドはそもそも私たちが問題と思っている事が分からないでしょう
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.En orden de conseguir estas metas tal organización debe estar armada con la habilidad de resolver problemas.
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.Pentru a atinge aceste teluri asemenea organiatie trebuie inarmata cu abilitatea de a rezolva probleme.
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.Per arrivare a certi obbiettivi un'organizzazione simile deve armarsi di abilità a risolvere i problemi.
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.Um das zu erreichen, müssen die Menschen die Fähigkeiten entwickeln, ihre Probleme intelligent zu lösen.
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.За да постигнем тези цели, такава организация трябва да бъде въоръжена със способността да решава проблеми.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.Geolokalisierungsalgorithmen im Computer auf dem Fisch berechnet und sendet.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.우리들로 하여금 이들의 긴 여정을 함께 하도록 해줍니다
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.על פי חישוב נתוני המיקום והאור שנפתרו על ידי המחשב שעל הכריש.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.مع خوارزميات لمواقع أرضية على أساس ضوئي يتم حلها في الحاسوب الذي على السمكة.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.地理情報アルゴリズムのおかげです この場合 サルは2つのタグを 見ることになります
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.Es ist nicht nur ein Werkzeug oder eine Theorie, dass alle zu lösen Differentialgleichungen.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.미분 방정식을 풀 때 한가지 방법 또는 정리가 있는 것이 아니라는 것입니다.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.Neexistuje žádné univerzální pravidlo nebo postup, kterým vyřešíme všechny diferenciální rovnice.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.Nie ma tylko jednego narzędzia lub jednej teorii, która rozwiązywałaby wszystkie równania różniczkowe.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.No hay una sola herramienta o una teoría que resolverá todos ecuaciones diferenciales.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.Няма само един начин или теория за решаването на диференциални уравнения.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.אין רק כלי אחד לפתרון, או תיאוריה אחת שיפתרו את המשוואה הדיפרנציאלית.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.ليس هناك أداة واحدة فقط أو نظرية واحدة التي سوف تحل جميع المعادلات التفاضلية.
Bütün diferansiyel denklemleri çözecek tek bir yöntem ya da tek bir teorı yoktur.すべての微分方程式を徳子とはできません。 特定のクラスを解決するものがありますが、
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Aspetti, signore!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Calma aí!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Chwileczkę.
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.¡Espere, señor!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Hetkinen!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Vänta, sir!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Vent lidt, sir!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Περιμένετε, κύριε!
Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin halkı çözecek.Подождите!
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.그래서 몬태나 맥주업자들과 그들의 소비자들은 관심을 가지고, 그 문제를 다룰 방법을 찾고 있습니다.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Montanské pivovary a ich zákaznícu sú znepokojení a hľadajú spôsoby, ako sa s tým problémom vysporiadať.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Và những người pha chế ở Montana và khách hàng của họ đang lo lắng, và họ đang tìm một giải pháp;
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Έτσι, οι ζυθοπαραγωγοί της Μοντάνα και οι πελάτες τους ανησυχούν και προσπαθούν να επιλύσουν το πρόβλημα αυτό.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Пивовары Монтаны и их клиенты озабочены, и они ищут способы для решения этой проблемы.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Тож броварі Монтани та їх клієнти занепокоєні і вони шукають способів вирішення цієї проблеми.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.אז המבשלות במונטנה ולקוחותיהן מודאגים, והם מחפשים דרך לטפל בבעיה.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.حسناً إن صانعي شراب البيرة ومستهلكيها قلقون .. وهم يبحثون عن طريقة لمعالجة هذه المشكلة ..
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.問題解決への道を求めています さて 残りの水の足跡にどう対処できるでしょう?
Çin bir kararname ile çözecek.A China resolverá por decreto.

İlgili Sayfalar