çöp ile cümle
çöp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.أنهم يبيعون حلية، مثل، إذا شعرت بالرغبة في أكل شئ،
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.「何か食べたくなったら トイレや猫用トイレの掃除をするといいよ 食欲がなくなるから」
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Als je een klein poppetje hebt zou je hem op een weegschaal kunnen laten staan en het gewicht af kunnen lezen.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Então, com uma pessoa de pé, deves colocá-la numa balança. E podes obter o seu peso.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.Jako první je nutné člověka, jehož BMI chceme znát, postavit na váhu.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.자, 여기에 사람이 있습니다. 이 사람을 저울 위에 올라가도록 합시다. 그러면 몸무게를 알 수 있겠죠. 따라서 가장 먼저 필요한 건 몸무게입니다.
Bir çöp adamımız olsun, yapabileceğimiz şey onu tartıya çıkarmak ve kilosunu ölçmek.لذا، إن كان معك شخص، اطلب منه أن يقف على ميزان. للحصول على وزنه. لذا، أول شيء تحتاجه هو الوزن.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.De laver en mødding, en stak skrald -- det består for det meste af skallerne af de frø de spiser.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Elles font du fumier, une pile de déchets --surtout des cosses des graines qu'elles mangent.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fac deşeuri, o movilă cu gunoi -- majoritar din cojile seminţelor pe care le mănâncă.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fanno una pattumiera, una pila di rifiuti, perlopiù bucce dei semi che mangiano.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.이 개미들은 쓰레기 더미가 쌓아 놓는데요, 주식인 씨앗의 껍질들이 대부분입니다.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Mrówki tworzą stertę śmieci z łupin zjedzonych nasion.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Sie machen eine Art Abfallhaufen -- dabei handelt es sich vor allem um Hüllen der Samen, die sie essen.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Ze maken een afvalhoop, een hoop afval -- meestal de doppen van de zaden die ze eten.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Они делают кучу из мусора, обычно из шелухи семян, которые они едят.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Правят купчина, куп отпадъци... най-вече люспите от семената, които ядат.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.הן עושות ערימת פסולת - בעיקר מהקליפות של הזרעים שהן אוכלות.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.إنهم يصنعون الميدن، كومة من القمامة -- في الغالب من قشور البذور التي يأكلون.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.これは5年目のコロニーで 巣の入口の大きさ比較に鉛筆を置いてあります
Bir çöp torbasının içindeki minnacık bir fetüs görüntüsü bilinçaltımı rahat bırakmıyor.Des images d'un fœtus très petit parmi les déchets d'un sac poubelle hantent mon subconscient.
Bir çöp torbasının içindeki minnacık bir fetüs görüntüsü bilinçaltımı rahat bırakmıyor.Imaginile unui făt printre resturi mi-au tulburat gândurile.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.- du tager bare et sugerør, og sætter en pind ind og klipper du to halve snit.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.Je verdeelt het twee keer.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.빨대 하나늘 가지고 안쪽에 작은 막대기를 놓습니다. 두개의 반쪽으로 잘라진것을 만듭니다.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.Pegamos numa palhinha, espetamos-lhe um pau, e fazemos dois meios entalhes.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.Przebijamy słomkę patyczkiem, nacinamy dwa razy pod kątem.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.פשוט לוקחים קשית ומכניסים לתוכה מקל, עושים שני חתכים למחצה.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.أن تأخذ قشة، وتضع دعامة في الداخل، تحدث فيها نصفي ثقبين.
Bir çöpü alırsınız, içine bir çubuk koyarsınız iki yarım elde edersiniz.両側に切れ目を入れます そうしたら両側の
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Ditambah, itu terletak di dalam tumpukan sampah.
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Inoltre, era su un mucchio di spazzatura.
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.게다가 타코는 쓰레기 더미위에 있었고
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Plus, det var på en bunke af skrald.
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.بالاضافة الى انه كان فى مكب قمامة .
Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.だから何の病気にかかったか分からないな!
Bir gün -- gerçek bir rapor -- bu geldi: "Keseli sıçan benim çöp kovamda.Alors un jour, c'est un vrai signalement, ceci est arrivé : " Un opossum dans ma poubelle.
Birinin burnunu sildiği mendil o takoya değmişti. Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Wir hatten so was wie einen Streit.
Birisi bu çöpü durdurmalı.Alguien tiene que parar esta mierda
Birisi bu çöpü durdurmalı.מישהו צריך לשים קץ להזבל הזה
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Aber nach nur ein paar Wochen Gebrauch werfen Sie dieses Material trotzdem in den Müll.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Ale po paru tygodniach użytkowania wyrzucamy to tworzywo do śmietnika.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Chưa hết, sau khi sử dụng 1 vài tuần, bạn sẽ bỏ nó vào thùng rác.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Eppure, appena dopo poche settimane di utilizzo, gettate questo materiale nella spazzatura.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Et pourtant, après seulement quelques semaines d'utilisation, vous jetterez ce matériau à la poubelle.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.그러나, 단지 몇 주간 사용하고 난 뒤에는 쓰레기통에 던져버리게 될 것입니다.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Maar na een paar weken van gebruik gooi je dit materiaal weg.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Mégis, alig egy-két hét használat után a szemétbe dobjuk ezt az anyagot.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Napriek tomu to pár týždňoch použitia tento materiál odhodíte do koša.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Porém, apenas depois de umas semanas de uso, mandamos este material para o lixo.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Přesto po pár týdnech využití vyhodíte tento materiál do koše.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Sin embargo, en unas semanas de uso uno tira este material a la basura.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Totuşi, după numai câteva săptămâni de utilizare, veţi arunca acest material la gunoi.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Ωστόσο, μετά από λίγες εβδομάδες χρήσης, θα πετάξετε αυτό το υλικό στα σκουπίδια.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.И все пак, само след няколко седмици употреба, ще хвърлите този материал в кошчето.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.Однако, уже через несколько недель использования этот материал окажется в мусорном ведре.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.ולמרות זאת, לאחר שימוש של כמה שבועות, החומר הזה מושלך לאשפה.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.حتى الآن ، وبعد أسابيع قليلة من الاستخدام ، سوف تقوم برمي هذه المواد في سلة المهملات.
Bir kaç haftalık kullanımdan sonra, bu maddeyi çöpe atarsınız.ゴミとして捨てられています 更にこの物質は梱包以外にも使われています
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.A descoperit că o bucată de chihlimbar frecată de blană putea atrage fire de paie.