çöle ile cümle

çöle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İngilizce ColemakKeyboard Layout NameΑγγλικό ColemakKeyboard Layout Name
İngilizce ColemakKeyboard Layout NameАнглийская ColemakKeyboard Layout Name
İngilizce ColemakKeyboard Layout NameАнглійська КоулмакKeyboard Layout Name
İngilizce ColemakKeyboard Layout Nameكلوماك إنجليزيKeyboard Layout Name
İngilizce ColemakKeyboard Layout Name英語 ColemakKeyboard Layout Name
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,(106:33) Он превращает реки в пустыню и источники вод – в сушу,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Él convierte los ríos en desierto y las fuentes de aguas en tierra sedienta
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ele converte rios em deserto, e nascentes em terra sedenta;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,El preface rîurile în pustiu, şi izvoare de apă în pămînt uscat,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Er machte Bäche trocken und ließ Wasserquellen versiegen,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Floder gør han til Ørken og Kilder til øde Land,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Folyóvizeket tett vala pusztává, és vízforrásokat szárazzá;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Han gjorde elver til en ørken og vannkilder til et tørstig land,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Han gjorde strömmar till öken, källsprång till torr mark,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Hän muutti virrat erämaaksi ja vesilähteet kuivaksi maaksi,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Hij bepaalt of een waterrijk gebied een woestijn wordt en bronnen opdrogen en tot droog land worden.
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Il change les fleuves en désert, Et les sources d`eaux en terre desséchée,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,여호와께서는 강을 변하여 광야가 되게 하시며 샘으로 마른 땅이 되게 하시며
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ngài đổi sông ra đồng vắng , Suối nước thành đất khô ,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ngài đổi sông ra đồng vắng, Suối nước thành đất khô,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Obraca rzeki w pustynię, a potoki wód w suszę;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Obracia rieky na púšť a vodné pramene na vypráhlu sušinu,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Obrací řeky v poušť, a prameny vod v suchost,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Reke izpreminja v puščavo in studence vodá v žejna tla,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ridusse i fiumi a deserto, a luoghi aridi le fonti d'acqu
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Sungai-sungai diubah-Nya menjadi padang gurun mata air menjadi tanah yang gersang
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Μεταβαλλει ποταμους εις ερημον και πηγας υδατων εις ξηρασιαν
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Той превръща реки в пустиня, И водни извори в суша,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,ישם נהרות למדבר ומצאי מים לצמאון׃
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,يجعل الانهار قفارا ومجاري المياه معطشة
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,他 使 江 河 變 為 曠 野 、 叫 水 泉 變 為 乾 渴 之 地
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,他 使 江河 變為 曠野 、 叫 水 泉變 為乾 渴 之地
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.(2:16) C`est pourquoi voici, je veux l`attirer et la conduire au désert, et je parlerai à son coeur.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Cho nên, nầy, ta sẽ dẫn dụ nó, dẫn nó vào đồng vắng, và lấy lời ngọt ngào nói cùng nó.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Cho_nên , nầy , ta sẽ dẫn_dụ nó , dẫn nó vào đồng vắng , và lấy lời ngọt_ngào nói cùng nó .
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Darum siehe, ich will sie locken und will sie in die Wüste führen und freundlich mit ihr reden.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.,,Deaceea iată, o voi ademeni şi o voi duce în pustie, şi -i voi vorbi pe placul inimii ei.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.그러므로 내가 저를 개유하여 거친 들로 데리고 가서 말로 위로하고
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Portanto, eis que eu a atrairei, e a levarei para o deserto, e lhe falarei ao coração.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Preto hľa, ja ju prehovorím a vyvediem ju na púšť a budem hovoriť k jej srdcu.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Protož aj, já namluvím ji, když ji uvedu na poušť; nebo mluviti budu k srdci jejímu.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Se, derfor vil jeg lokke henne og føre henne ut i ørkenen og tale vennlig til henne,
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Se, derfor vil jeg lokke og føre hende ud i Ørkenen og tale hende kærligt til.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Se, fördenskull vill jag locka henne bort och föra henne ut i öknen och tala ljuvligt till henne.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Sentähden, katso, minä taivuttelen hänet, kuljetan hänet erämaahan ja viihdyttelen häntä.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım."Sin embargo, he aquí que yo la persuadiré, la llevaré al desierto y hablaré a su corazón
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.TUHAN berkata, "Sebab itu Aku akan membawa dia ke padang gurun; di sana ia akan Kubujuk dengan kata-kata cinta
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Zato, glej, jaz jo izvabim in popeljem v puščavo in govoril ji bom na srce;
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Но, ето, Аз ще я привлека, И като я заведа в пустинята Ще й говоря по сърцето й.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.Посему вот, и Я увлеку ее, приведу ее в пустыню, и буду говорить к сердцу ее.
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.לכן הנה אנכי מפתיה והלכתיה המדבר ודברתי על לבה׃
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.لكن هانذا اتملقها واذهب بها الى البرية والاطفها
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.後 來 我 必 勸 導 他 、 領 他 到 曠 野 、 對 他 說 安 慰 的 話
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.後來 我 必勸導 他 、 領他 到 曠野 、 對 他 說 安慰 的話
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.Các thành nó đã trở nên hoang vu, đất khô, nơi sa mạc, đất không dân ở, không con người nào đi qua.
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.Các thành nó đã trở_nên hoang_vu , đất khô , nơi sa_mạc , đất không dân ở , không con_người nào đi qua .
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.Dets Byer er blevet en Ørken, øde Land og Ødemark; intet Menneske bor i dem, intet Menneskebarn færdes i dem.
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.그 성읍들은 황폐하여 마른 땅과 사막과 거민이 없는 땅이 되었으니 그리로 지나가는 인자가 없도다
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.היו עריה לשמה ארץ ציה וערבה ארץ לא ישב בהן כל איש ולא יעבר בהן בן אדם׃
Kentleri viran olacak, Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği Kurak bir çöle dönecek.صارت مدنها خرابا ارضا ناشفة وقفرا ارضا لا يسكن فيها انسان ولا يعبر فيها ابن آدم.

İlgili Sayfalar