çölde ile cümle

çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Und es murrte die ganze Gemeinde der Kinder Israel wider Mose und Aaron in der Wüste
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.Και εγογγυζε πασα η συναγωγη των υιων Ισραηλ κατα του Μωυσεως και κατα του Ααρων εν τη ερημω.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.А в пустинята цялото общество израилтяни роптаеха против Моисея и Аарона.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.И возроптало все общество сынов Израилевых на Моисея и Аарона в пустыне,
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.וילינו כל עדת בני ישראל על משה ועל אהרן במדבר׃
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.فتذمر كل جماعة بني اسرائيل على موسى وهرون في البرية.
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.以 色 列 全 會 眾 在 曠 野 向 摩 西 、 亞 倫 發 怨 言
Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.以色列 全 會眾 在 曠野 向 摩西 、 亞倫發 怨言
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!(77:40) Сколько раз они раздражали Его в пустыне и прогневляли Его в стране необитаемой!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Betapa sering mereka berontak terhadap Dia, dan menyakiti hati-Nya sewaktu di padang gurun
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Biết mấy lần chúng nó phản nghịch cùng Ngài nơi đồng vắng, Và làm phiền Ngài trong chỗ vắng vẻ!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Biết_mấy lần chúng_nó phản_nghịch cùng Ngài nơi đồng vắng , Và làm_phiền Ngài trong chỗ vắng_vẻ !
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!¡Cuántas veces lo amargaron en el desierto; lo entristecieron en la sequedad
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Decîteori s'au răzvrătit ei împotriva Lui în pustie! Decîteori L-au mîniat ei în pustietate!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Huru ofta voro de ej gensträviga mot honom i öknen och bedrövade honom i ödemarken!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Hvor tit stod de ham ikke imod i Ørkenen og voldte ham Sorg i det øde Land!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Hvor titt var de ikke gjenstridige mot ham i ørkenen, gjorde ham sorg på de øde steder!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Jako go często draźnili na puszczy, i do boleści przywodzili na pustyniach?
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!저희가 광야에서 그를 반항하며 사막에서 그를 슬프시게 함이 몇번인고
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Kolikokrat so se mu uprli v puščavi, so ga žalili v samoti!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Kolikrát jsou ho dráždili na poušti, a k bolesti přivodili na pustinách.
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Koľko ráz ho dráždili na púšti, pôsobili mu bolesť na pustine!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Kuinka usein he niskoittelivat häntä vastaan korvessa ja murehduttivat hänen mielensä erämaassa!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!nyszor keserítették õt a pusztában, [hányszor] illették fájdalommal a kietlenben?!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Quantas vezes se rebelaram contra ele no deserto, e o ofenderam no ermo!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Quante volte si ribellarono a lui nel deserto, lo contristarono in quelle solitudini
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Que de fois ils se révoltèrent contre lui dans le désert! Que de fois ils l`irritèrent dans la solitude!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Wat waren zij in de woestijn vaak opstandig tegen Hem en beledigden zij Hem daar.
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Wie oft erzürnten sie ihn in der Wüste und entrüsteten ihn in der Einöde!
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Ποσακις παρωξυναν αυτον εν τη ερημω, παρωργισαν αυτον εν τη ανυδρω,
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!Колко пъти Го огорчаваха в пустинята И Го разгневяваха в безводната страна,
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!כמה ימרוהו במדבר יעציבוהו בישימון׃
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!‎كم عصوه في البرية واحزنوه في القفر‎.
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!他 們 在 曠 野 悖 逆 他 、 在 荒 地 叫 他 擔 憂 、 何 其 多 呢
Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler!他 們在 曠野 悖逆 他 、 在 荒地 叫 他 擔憂 、 何其 多 呢
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.(77:15) рассек камень в пустыне и напоил их, как из великой бездны;
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.A despicat stînci în pustie, şi le -a dat să bea ca din nişte valuri cu ape multe.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Er riß die Felsen in der Wüste und tränkte sie mit Wasser die Fülle
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Fendeu rochas no deserto, e deu-lhes de beber abundantemente como de grandes abismos.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hän halkoi kalliot erämaassa ja juotti heitä runsaasti, kuin syvistä vesistä.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han kløvde klipper i ørkenen og gav dem å drikke som av store vanndyp.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.han kløvede Klipper i Ørkenen, lod dem rigeligt drikke som af Strømme,
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han klöv sönder klippor i öknen och gav dem rikligen att dricka, såsom ur väldiga hav.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hij liet in de woestijn het water uit de rotsen komen, zodat zij meer dan voldoende te drinken hadden.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ia membelah gunung batu di padang gurun, dan memberi mereka minum berlimpah-limpah
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Il fendit des rochers dans le désert, Et il donna à boire comme des flots abondants;
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.광야에서 반석을 쪼개시고 깊은 수원에서 나는 것 같이 저희에게 물을 흡족히 마시우셨으며
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng , Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra .
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng, Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Partió las peñas en el desierto, y les dio a beber del gran abismo
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Protrhl skály na poušti, a napájel je jako z propastí velikých.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Razklal je skale v puščavi in jih je obilo napojil kakor iz globočin.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Rozszczepił skały na puszczy, a napoił ich, jako z przepaści wielkich.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Roztrhol skaly na púšti a napájal ich hojne jako z nejakých hlbín.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Spaccò le rocce nel deserto e diede loro da bere come dal grande abisso
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Sziklákat hasított meg a pusztában, és inniok adott bõségesen, akárcsak a mélységes vizekbõl.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Διεσχισε πετρας εν τη ερημω και εποτισεν αυτους ως εκ μεγαλων αβυσσων
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Разцепи канари в пустинята, И ги напои изобилно като от бездни.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.יבקע צרים במדבר וישק כתהמות רבה׃
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.‎شق صخورا في البرية وسقاهم كانه من لجج عظيمة‎.

İlgili Sayfalar