çöke ile cümle

çöke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.見一切 驕傲 的 人 、 將 他 制伏 、 把惡 人 踐 踏在 本處
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.A maneira maioritária é um edifício mal construído que irá falhar.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Cara di atas adalah bangunan yang dibangun dengan buruk yang akan runtuh.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.De onderste afbeelding geeft een slecht gebouwd gebouw dat niet zal standhouden.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Die Möglichkeit an der Spitze ist ein schlecht gebautes Gebäude, das zusammenstürzen wird.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.아이티 사람들이 수십 년간 건축해온 방식입니다. 위에 있는 방식은 형편없이 지어져서
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.là cách Haiti đã được xây hàng thế kỉ nay. Cách trên đỉnh là một tòa nhà xây tồi cuối cùng sẽ đổ.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.La façon d'en haut ce sont des constructions mal faites qui ne résisteront aps.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.La manera de arriba es un edificio mal construido que va a fracasar.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.La via dall'alto produce strutture deboli che crolleranno.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Modalitatea la vârf este o clădire construită prost şi care va cădea.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Sposób u góry, to słabo skonstruowane budynki, które zawiodą.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Ο επάνω τρόπος είναι ένα κακοκατασκευασμένο κτίριο που θα καταρρεύσει.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Начинът отгоре е лошо построена сграда, която ще падне.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.Способ сверху — плохо построенное здание, которое обрушится.
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.היא הדרך שהאיטי נבנתה במשך עשורים. הדרך למעלה היא בניין שבנוי בצורה גרועה
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.هي الطريقة التي إتبعتها هاييتي لعقود طويلة. الطريقة العليا هي مباني ضعيفة الهيكل
Haiti'nin yıllardır kullandığı, çökecek kadar güçsüz yapılar ortaya çıkartan yöntem.倒壊してしまう恐れのある 欠陥工事を施す方法と 壁を互いにくみ合わせ
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Ar doborî altarul, şi au înceta să mai pomenească numele zeului.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Avrebbero abbattuto il tempio e avrebbero smesso di pronunciare il suo nome.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Derrubavam o santuário e deixavam de invocar o nome do Deus.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Họ sẽ phá bỏ đền thờ, và ngừng gọi tên vị thần.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.이그보인들은 신을 파괴할것입니다. 그들은 사당을 때려 부수고, 신의 이름을 말하는 것을 멈출 것입니다.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Lerombolták a szentélyt, és többet nem mondták ki az istenség nevét.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.les Igbos détruisaient le dieu. Ils détruisaient le sanctuaire, et arrêtaient d'utiliser le nom du dieu.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.los Igbos destruían al dios. Tumbaban el santuario, y dejaban de decir el nombre del dios.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.ludzie Igbo niszczyli go. Burzyli jego świątynię i przestawali wspominać jego imię.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Sie zerschlugen den Schrein, und sie hörten auf, den Namen des Gotts zu sagen.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Ze verwoestten het altaar, en spraken de naam van de god niet meer uit.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Іґбо знищували божество. Вони зносили храм і перестали промовляти ім'я божества.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Они разрушали атларь, и переставали произносить имя этого бога.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.Събаряха светилището и спираха да изричат името на бога.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.אנשי האיגבו היו הורסים את האל. הם היו ממוטטים את המקדש שלו, היו מפסיקים לומר את שם האל.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.فإن الإيغبو يدمرون هذا الإله. يهدمون ضريحه، ويتوقفون عن قول إسمه.
Igbo'lar tanrıyı yok eder, tapınağı çökertir ve tanrının adını anmayı bırakır.彼らは 神社を取り壊し 神の名前を呼ぶことを止めます こうして 彼らは人間性を取り戻しました
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Dus we stellen ons voor dat in de eerste zonachtige sterren de boel instort tot witte dwergen.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Les premières étoiles pareilles au Soleil deviendraient des naines blanches.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Máme za to, že první hvězdy podobné Slunci se zhroutily do bílých trpaslíků.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Să ne imaginăm întăi primele stele-soare acele stele care se vor prăbuși în stele tip pitică albă.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Οι πρωταστέρες - Ήλιοι, καταρρέουν σε λευκούς νάνους.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.По-перше, ми уявляємо, що зірки, маса яких подібна до маси Сонця, перетворяться у білих карликів.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.Така те ще се срути в бели джуджета. Не, този не бели или.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.אנחנו משערים שבכוכבים דמויי השמש שלנו המסה תקרוס ויווצר ננס לבן.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Estettiin sedimenttien ja kemikaalien virtaaminen lahteen. Lahti toipui.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.침전물과 화학물질이 만으로 흘러들어가는 것을 막았습니다 그리고 만은 회복되었어요
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Zastavili prítok sedimentov do zálivu, zastavili chemikálie pritekajúce do zálivu, a záliv ožil.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Zatrzymali odpływ osadów do zatoki, zatrzymali odpływ chemikaliów i zatoka odzyskała świetność.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Мусор перестал течь в бухту, химикаты перестали течь в бухту, и бухта ожила!
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.ועצרו את הסחף מלזרום לתוך המפרץ, ועצרו את הכימיקלים מלזרום לתוך המפרץ, והמפרץ השתקם.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.وتوقفت الرواسب من التدفق إلى الخليج، وتوقفوا عن رمي المواد الكيميائية في الخليج، وقد تعافى الخليج.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.湾に流れこむのを阻止したのです 湾はよみがえりました 海はすばらしい回復能力を持っています
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.Allora venne a lui un lebbroso: lo supplicava in ginocchio e gli diceva: «Se vuoi, puoi guarirmi!»
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.A prišiel k nemu malomocný a prosil ho, kľakol pred ním a povedal mu: Len keby si chcel, môžeš ma očistiť.
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.Có một người phung đến cùng Ngài, quì xuống cầu xin rằng: Nếu Chúa khứng, có thể khiến tôi sạch được.
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.Có một người phung đến_cùng Ngài , quì xuống cầu_xin rằng : Nếu_Chúa khứng , có_thể khiến tôi sạch được .
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.És jöve hozzá egy bélpoklos, kérvén õt és leborulván elõtte és mondván néki: Ha akarod, megtisztíthatsz engem.
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.E veio a ele um leproso que, de joelhos, lhe rogava, dizendo: Se quiseres, bem podes tornar-me limpo.
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.In pride k njemu gobavec, ga klečé prosi in mu reče: Če hočeš, me moreš očistiti.
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.한 문둥병자가 예수께 와서 꿇어 엎드리어 간구하여 가로되 원하시면 저를 깨끗케 하실 수 있나이다
İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, ‹‹İstersen beni temiz kılabilirsin›› diye yalvardı.Og en spedalsk kom til ham og bad ham og falt på kne for ham og sa: Om du vil, så kan du rense mig.

İlgili Sayfalar