Onun anısına yapılan bir anıt adeta.To prawie jak pomnik.
Onun anısına yapılan bir anıt adeta.Таким образом, это почти что мемориал.
Onun anısına yapılan bir anıt adeta.Това е почти мемориал.
Onun anısına yapılan bir anıt adeta.Це майже пам"ятна картина.
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.송신탑을 새로 세우는 대신 대신
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.Ukradkiem sobie instalują stacje przekaźnikowe.
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.Те крадешком инсталират предавателни кули.
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.קופסה-של-שבע-דולר-ותשעים-וחמש-סנט. הם כמו תוכנית חשאית להקמת מגדלים.
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.صندوق ثمنه 7 دولارات و 95 سنت. إنها أشبه بحملة تركيب ابراج التسلل
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.私たちはそれを 彼らのために家に置いているんです!
Örneğin gözlerinin formuna bakın, adeta geometrik formlardan oluşmuş.Jest w tym coś abstrakcyjnego i myślę tu o ogólnym zarysie jego oczu, gdzie mamy poczucie zredukowania ich
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.Dans l'océan, c'est la norme plutôt que l'exception.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.Di dalam laut, bisa dikatakan itu merupakan aturan umumnya, dan sama sekali tidak jarang.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.I havet, er det en regel mere end en undtagelse.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.Im Ozean ist es eher die Regel, denn die Ausnahme.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.In de oceaan is het eerder regel dan uitzondering.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.În ocean este mai degrabă regula decât excepția.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.바다에서 발광이 예외적인 게 아니라 오히려 정상이죠.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.Nell'oceano, questa e' la regola, e non l'eccezione.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.V oceáne je to skôr pravidlom než výnimkou.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.W oceanie jest to standard, nie wyjątek.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.В океана по-скоро е правило, отколкото изключение.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.В океане это-скорее правило, чем исключение.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.באוקיינוסים זה הכלל, יותר מאשר החריג.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.في المحيط هو القاعدة، وليس الأستثناء.
Oysa okyanusta,nadir bir olay değil, adeta genel kural.例外ではないのです 世界のどこであれ
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.Acestea arata despre cum ma simt.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.Igen. Úgy néznek ki, arról, ahogy én érzem.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.Izgledajo o tem, kako se počutim.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- La mia casa è tua.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Mit hus er dit.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Mitt hus är ditt.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Mój dom jest twój.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Môj dom je tvoj.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Nhà tôi là của bạn.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta. Öyle.Ja, sie sieht so aus, wie ich mich fühle.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta. Öyle.Oui, je ressemble à ce que je ressens
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta. Öyle.Tyhle vypadají přesně tak, jak se cítím..
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Rumahku adalah rumahmu.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Taloni on sinun.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.Ze zien er over de manier waarop ik me voel.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Το σπίτι μου είναι δική σας.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Мій дім твій.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.- Мой дом твой.
Perişanlığımı sergiliyorlar adeta.Те изглеждат за начина, по който се чувствам.
Resimde gözüme çarpan ilk şey, resmin tam ortasında adeta patlayan pembe alan.Prvá vec, ktorú som si všimla je ružová a biela krajka- čipka v centre obrazu.
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.Д-р Зукер:
Resmin etkisi, adeta izleyicinin bulunduğu alanda da devam ediyor.A tak naléhavě, fyzicky a realisticky v našem současném prostoru.
Resmin etkisi, adeta izleyicinin bulunduğu alanda da devam ediyor.I tak bezpośrednio, fizycznie, realistycznie prezentuje się to w naszej przestrzeni.
Resmin etkisi, adeta izleyicinin bulunduğu alanda da devam ediyor.그래서 곧바로, 그것은 물리적으로, 현실적으로 우리의 공간 속에 존재합니다
Resmin etkisi, adeta izleyicinin bulunduğu alanda da devam ediyor.Y tan presente inmediatamente, de forma física y realista en nuestro espacio.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.길이는 1 밀리미터 밖에 되지 않고 이런 마이크로 기계와 비교해 보면 고질라처럼 보이죠.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Alig egy milliméter, de úgy fest, akár a Godzilla, ezek mellett a mikrogépek mellett.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Are doar 1 mm, dar arată ca o Godzilla pe lângă aceste micromaşini.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.E' lungo 1 mm, ma sembra Godzilla di fianco a questi micro macchinari.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Ma milimetr długości, ale wygląda jak Godzilla w zestawieniu z tymi mikromaszynami.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Na délku má jeden milimetr, ale vedle těchto mikrostrojů vypadá jako Godzilla.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Sie ist einen Millimeter lang, sieht aber aus wie Godzilla neben diesen Mikromaschinen.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Tem um milímetro de comprimento, mas parece o Godzilla junto destas micromáquinas.
Sadece bir milimetre uzunluğunda, fakat küçük bir makinanın yanında adeta Godzilla gibi duruyor.Un millimètre de long, mais elle ressemble à Godzilla comparée à ces micromachines.