Ana içeriğe geç
Sözlük

âdet ile cümle

âdet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.Luego, ordenó soltar a los animales, que corrieron hacia el agua.
Buna da Menstrual Siklus (Türkçe: Âdet dönemi) denir.Es llamado el «Siglo de los Sarracenos».
Töre denilen kötü ve çirkin âdet terk edilecek.".Se ha ido el malvado e insolente padreterno, querido».
Güzel lafızlara meydana konulmuş, âdetâ resim gibi yerli yerince tanzim edilmiştir."Suelo cuya belleza de brocado fino se extiende resplandeciente, como un vergel ameno.
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Circa l'80% delle donne dichiara di aver un qualche sintomo, da una a due settimane prima delle mestruazioni.
Yörük örf, âdet ve görenekleri hakimdir.San Sigiranno (Cirano), su Santi, beati e testimoni.
Bu, şehrin zapt edildiği zaman, âdet olduğu üzere yağmaya uğraması demekti.Per questo motivo, quando nevica, si dice che sia passato di lì.
Âdet kanamaları gecikmeye veya sıra atlamaya başlar.Sanguinamento prolungato o tardivo.
Bu âdetlerin en özgün olanlarından birisi de toylar yani düğünlerdi.L'altra e ancor più importante categoria era quella delle matrone, le donne sposate.
Âilenin çalışmaları âdeta onun uhdesindeydi.Царь Упаричара (дед Вьясадевы) был васу.
Nikâh bazı yönlerden dönemin âdetlerine uymuyordu.Однако брак их продлился недолго и вскоре они расстались.
Âdet sancısı ve ağrılı âdet görmede de kullanılır.Также к нему с молитвой обращаются страдающие слепотой и головными болями.
Bu âdeti fazlaca genel yapar ve âdetin mutlaka iyi veya güzel olması gerekmez.Но тогда магия – это проклятие или, наоборот, благо, которого многие лишены?
Çiçekleri âdetâ gökteki yıldızların parlaklığını aksettiriyor.Реклама теперь будет появляться в образе звёзд на небе.
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.前厄 маэяку, перед бедой), и в последующий (яп.
Rumeli, Anadolu ve Mısır gibi eyaletlerde âyanlar âdeta bağımsız idareler kurmuşlardı.كما أن الأعيان في الولايات أمثال مصر والروملي والأناضول أنشئوا إدارات مستقلة في الغالب.
Sufîlere dînî görüşlerini mevzu hadisler, yalanlar ve halk âdetleri üzerine dayandırmakla suçladı.من ذلك أنَّ مُسيلمة الكذَّاب ضرب حرمًا في اليمامة نهى النَّاسُ عنه وأخذ النَّاس به، فكان مُحرَّمًا.
Âdet dönemi menstrual kanın görüldüğü ilk günden itibaren sayılmaya başlanır.Os ciclos menstruais contam-se a partir do primeiro dia de hemorragia menstrual.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.O ciclo menstrual é causado por alterações hormonais.
Bir kadının ilk âdet menarş olarak adlandırır ve 12-13 yaş çevresinde genellikle oluşur.A primeira menstruação da mulher é designada por menarca e ocorre frequentemente por volta dos 12 ou 13 anos.
Şanslı bir azınlıkta ise âdet kanamaları menopoza girince birden kesilir.Em algumas mulheres a ocorrência diminui após a menopausa.
Ömer halife olunca, bu âdeti kaldırdı.Ao ser recolocado, este aderiu.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Het verloop wordt gecoördineerd door hormonen.
Âdetâ halkı bir kapana kıstırırlar.Dan komen de bewoners met een list.
Kadınlar, özellikle de âdet kanaması olan kadınların maskelere dokunması kesinlikle yasaktır.Met name getrouwde slachtoffers die veel te verliezen hebben zijn uiteraard chantabel.
Bu bir âdet oldu.Dat is een gewoonte geworden.
Benim âdet dönemlerim çok düzenlidir.Mijn menstruaties zijn regelmatig.
Bu millî âdetler ne yazık ki bugün az da olsa yerine getirilmemektedir.Te ostatnie obowiązują do dzisiaj (z pewnymi niewielkimi modyfikacjami).
Âdet dönemi menstrual kanın görüldüğü ilk günden itibaren sayılmaya başlanır.Початком менструального циклу умовно вважається перший день менструації.
Beypazarı örf âdetleri ile aynıdır.Můj bol je stejný jako Váš.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Změny barvy jsou řízené hormonálně.
Yörük örf, âdet ve görenekleri hakimdir.Uzual, ayat-ul și burhan-ul vieții (Vezi Ayat).
Âdet araları iyice uzar."Este cineva bolnav între voi?
Âdet döngüsü birkaç farklı aşamaları ilen birbirinden ayrılabilir.Clivajul se poate prezenta diferit, având diferite grade de clivaj:
Âdetlerim düzenli.Menstruația mea este regulată.
Benim âdet dönemlerim çok düzenlidir.Ciclul meu menstrual meu este foarte regulat.
Benim ülkemdeki âdetler farklıdır.În țara mea obiceiurile sunt diferite.
Bu eski bir Amerikan âdeti.Acesta este un vechi obicei american.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Heidän rasvakudoksensa määrä ja sijoittuminen vartaloon voivat olla naismaiset.
Belli âdet veya kurallara göre ve çoğu zaman sosyal bir özellikleri vardır.Joillakin vakioilla kuten piillä ja monilla luonnonvakioilla on omat erikoismerkkinsä.
Beypazarı örf âdetleri ile aynıdır.Seosaineiden valenssin on oltava sama.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Menstruationscyklussen styres af hormonelle forandringer.
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Op mod 80% af alle kvinder mærker symptomer i en til to uger før menstruation.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Fasen af cyklus og ægløsende hormoner kan bidrage til øget empati hos nogle kvinder.
Ortalama âdet döngüsü 28 gün sürer.Den gennemsnitlige menstruationscyklus varer 28 dage.
Bir kadının üreme süresi sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır.Menstruationscyklussens ophør markerer enden på en kvindes kønsmodne alder, og betegnes menopause.
Ancak hiçbir kadın düzenli olarak 28 günde bir âdet görmez.Skuddårsdagene derimot får ingen gjentagende ukedager i løpet av 28 år.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Den antas å være utløst av hormonelle forandringer.
Bu karnaval geleneği kış mevsiminin kovulması âdetine dayanır.Winterreise handler om å miste håpet.
Mütevâtir: Yalan söylemek üzere ittifakları âdete nazaran düşünülmeyen bir topluluğun verdiği haberdir.Misalnya, ajarannya dianggap obrolan bohong (dusta), bahkan seringkali dianggap sebagai tipu daya (sihir).
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler.Setelah berhari-hari di tempat itu merasa aman, maka mereka memutuskan untuk tinggal di tempat itu.
Ortalama âdet döngüsü 28 gün sürer.Rata-rata masa inkubai adalah 28 hari.
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.Do đó mà có cuộc vận động duy tân (đổi mới) khắp trong nước.
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Có đến 80% phụ nữ cho biết họ bắt đầu có triệu chứng trong vòng một đến hai tuần trước khi hành kinh.
Halid ismi Yemen halkının âdeti gereği vav ve nun harfleri eklenerek Haldun biçimine dönüşmüştür.Nàng lấy biệt danh là bà Nà Né - lâu dần người dân đọc lệch chữ Nà Né thành Mũi Né.
Pek çok eski kolej gibi Balliol da yüzyıllar içinde kendi gelenek ve âdetlerini oluşturmuştur.多くのより古いカレッジと同様にベリオールは、数世紀にわたって独自の伝統と慣習を発展させてきた。
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.また水滸伝においてもこの功績は魯智深のものにされてしまっている。
Bu, âdeta "dönüşü olmayan nokta"dır.座右の銘は「不老不死」。
Yörük örf, âdet ve görenekleri hakimdir.和美と健児は自分の教え子でもあり後輩。
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.また、服御之物(みそつもの)、一(もはら)前(さき)に依りて授ける。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod