yemişler

/jɛmiʃˈleɾ/
noun
C2 seviye
TR → EN
Görsel
Kırmızı Yemişler Üzerindeki İpekkuşu ve Sonbaharın Sıcak RenkleriAhşap Sunum Tahtasında Mantarlı Susamlı Hamburger Köftesi ve Kuru YemişlerBeyaz Arka Planda Kahve Fincanı, Kuru Yemişler ve Taze Yeşil YapraklarRustik masada ahşap tahta üzerinde berrak camda yeşil smoothie ve kuru yemişler
Tanım
•İzmir ili Tire ilçesine bağlı bir köy.
•yemek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirsiz geçmiş zaman basit üçüncü çoğul şahıs olumlu çekimi
•yemiş (ad) sözcüğünün çoğul çekimi
Etimoloji
yemiş + -ler
Örnek Cümleler
Yemişleri ve gölgesi daimidir.
Such is the payment of the righteous.
Yemişleri ve gölgesi süreklidir.
Its fruit is lasting, and its shade.
Tom ve Mary zaten ikisi de yemek yemişlerdi.
Tom and Mary have both eaten already.
Tom'un sert kabuklu yemişlere allerjisi vardır.
Tom is allergic to nuts.
Çocuklar, endüstriyel şekerleme yemişler miydi?
Had the children eaten boiled sweets?
Yemişler ve onlar, büyük derecelere nail olanlardır.
Fruits of every kind, and they will be honoured
O ağaç, Rabbinin izniyle yemişlerini her zaman verir.
it gives its produce every season by the leave of its Lord.
Onlarındır orada yemişler ve onlarındır diledikleri her şey.
For them will be fruits and whatever they ask.
Yerli Avustralyalılar, binlerce yıl boyunca kanguru yemişler.
Indigenous Australians have eaten kangaroos for millennia.
Tom'un yer fıstığı hariç sert kabuklu yemişlere alerjisi vardır.
Tom is allergic to nuts, but not peanuts.
Öğleden sonra babasının evinde öğle yemeğini birlikte yemişlerdi.
They had eaten lunch together at her father's home that afternoon.
Nektarla, böceklerle ve yer yemişleriyle beslenen aktif kuşlardır.
They are active birds, feeding on nectar, insects, and ground forage.
yemişler ile daha fazla örnek cümle →