O yaşamamalı.
He must not live.
Yaşamama izin ver.
Let me live.
Hiç biri yaşamamalı !
None of them shall live!
Lütfen yaşamama izin verme.
Please do not let me live.
Hâlâ burada yaşamama memnunum.
I'm glad I'm still living here.
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.
I try not to dwell on the past.
Herhangi bir evde yaşamamaktadır.
I don't want to live in that house.
Şimdi adada insan yaşamamaktadır.
There is currently no permanent population on the island.
Boston'da yaşamamaya karar verdim.
I've decided not to live in Boston.
İmkanlarının ötesinde yaşamamalısın.
You must not live beyond your means.
Emily kendisiyle yaşamama izin verdi.
Emily permitted me to live with her.
Tom artık Boston'da yaşamamaya karar verdi.
Tom has decided not to live in Boston anymore.
yaşamama ile daha fazla örnek cümle →