yaratacak
verb
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•third-person singular indicative future of yaratmak
Örnek Cümleleryaratacak ile daha fazla örnek cümle →
Fark yaratacak.
It'll make a difference.
Bu bir fark yaratacak mı?
Will that make a difference?
Bence bir fark yaratacak.
I think it'll make a difference.
O yaratır ve yaratacaktır.
He created E!
Bu büyük bir fark yaratacak.
This will make a big difference.
Bu nasıl bir fark yaratacak?
How will this make a difference?
O neden bir fark yaratacaktı?
Why would that make a difference?
Bir fark yaratacaksın, dostum."
"You're going to make a difference, buddy."
O da şurada bir alan yaratacak.
It causes one to be created out here.
Proje 1200 kişiye iş yaratacak.
It will create 1,200 new jobs.
Ekonomik hassasiyet de yaratacak.
Right now, solar paybacks are between 30 and 50 years.
Bunu yapmak bir fark yaratacak mı?
Will doing this make a difference?
İlgili Sorular
İvy League başvurularında fark yaratacak spesifik eylemler nelerdir?
Marijuana'ya karşı farkındalık yaratacak sloganlar örnekleri nelerdir?
Tanrı’nın gücü, kendisinin taşıyamayacağı bir kayayı yaratacak kadar mı? Hristiyan bakış açısı nasıl?
Günlerimizin sınırlı ve sayılı olduğunu bilerek, bugün bir etki yaratacak bir adım atabilir miyiz?
Hayatımızın sınırlı ve sayılı olduğunu hatırlatmak isterim; bugün bir fark yaratacak bir şey yapar mısınız?