Yaşaması şüphelidir.
Its existence is doubtful.
Bununla yaşamasını öğren.
Learn to live with it.
Onun yaşamasını istiyorum.
I want him to live.
Tom'un yaşamasına izin ver.
Let Tom live.
Tom'un yaşamasını istiyorum.
I want Tom to live.
Onların yaşamasını istiyorum.
I want them to live.
Tom'un yaşaması beklenmiyordu.
Tom wasn't expected to live.
Onun yalnız yaşaması iyi değil.
It is not good for her to live alone.
Yaşaması konusunda hiçbir umut yok
There is no hope of his being alive.
Sadece ikinizin birlikte yaşaması?
Just the two of you living together?
Onun yaşamasına izin vermemelisin.
You must not let him live.
Yüz yaşına kadar yaşaması olasıdır.
She is likely to live to one hundred.
yaşaması ile daha fazla örnek cümle →