Ana içeriğe geç
Sözlük
/
verilmeyen

verilmeyen

Tanım

birşey teslim edilmeyen
birşey teslim edilmeyen kimse

Etimoloji

veri + -lmeyen

Örnek Cümleler

İzin Verilmeyen Kullanıcılar
Denied Users
Nezaket, hakkı verilmeyen bir erdem.
Politeness is a much-overlooked virtue.
Burada açıkça izin verilmeyen her şey yasaktır.
Here everything is forbidden that isn't expressly permitted.
B noktası bizim üçgende verilmeyen açının olduğu nokta.
B was the side was the vertex that we did not have any angle for
İkinci resmin, verilmeyen iki kenarının uzunluğu kaçtır?
How long should the two missing sides be in the second painting?
Anlıyorum ki, her zaman bilmeme izin verilmeyen bir şey olacak!
I understand that there will always be something I'm not allowed to know!
Yasaklanmış kitaplar ücretsiz erişimine izin verilmeyen kitaplardır.
Banned books are books to which free access is not permitted.
Muggle'ların ve izin verilmeyen büyücülerin bulamayacağı bir yerdir.
They elope and the spells of the sorcerers do not touch them.
Oyun sahnelemesine izin verilmeyen bir yönetmenin hayatta neyi vardır ki?
What does a director have if he's not allowed to direct?
İzin verilmeyen siyasi örgütlere katılım hapis ile cezalandırılabiliyordu.
Participation in non-authorized political organizations could result in imprisonment.
Olasılık verilmeyen -en azından resmi olarak- diğer bir seçenek ise bölünme.
One option that has been ruled out – at least officially – is partition.
Kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere (ümmilere), "Teslim oldunuz mu," de.
And tell the people of the Book and the Arabs: "Do you submit?"
verilmeyen ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod