Onun osuruğu koktu.
His fart smelled.
Baharatlı ekmek osuruğa neden olur.
The seasoned bread causes farts.
İnsan için boyunduruğu gençken taşımak iyidir.
It is good for a man that he bear the yoke in his youth.
Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir.››
For my yoke is easy, and my burden is light."
Onun osuruğu o kadar öldürücüydü ki neredeyse ölecektim.
His fart was so lethal that I nearly passed out.
Percival, "Yeni yönetim hala eski muhafızın boyunduruğu altında.
"The new leadership is still dominated by the old guard.
Şimdi boyunduruğunu parçalayıp üzerindeki bağları koparacağım.››
Now will I break his yoke from off you, and will burst your bonds apart."
İspanya'daki faşist Falanj, boyunduruğu ve okları sembol olarak kullandı.
The fascist Falange in Spain utilized the yoke and arrows as their symbol.
İsrailliler on sekiz yıl Moav Kralı Eglonun boyunduruğu altında kaldılar.
The children of Israel served Eglon the king of Moab eighteen years.
6 Ağustos Bolivya'nın (İspanya boyunduruğundan kurtulup) bağımsızlığı ilanı.
"6 de Agosto: Independencia de Bolivia".
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.
So Moab was subdued that day under the hand of Israel. The land had rest eighty years.
Evliliğin boyunduruğu o kadar ağırdır ki onu taşımak iki kişi gerektirir-bazen üç.
The yoke of marriage is so heavy that it takes two people to carry it – sometimes three.
uruğ ile daha fazla örnek cümle →