Tanım
•isim: Tutuk olma durumu
•Heyecan, telaş vb. sebeplerle düzgün konuşamama; konuşma korkusu
•Düzgün işlememe durumu
Diğer Dillerde
sluggishness, slowness, lethargy, inactivity
çekim: çoğul медли́тельности · tamlayan медли́тельности
köken: медли́тельный (medlítelʹnyj) + -ость (-ostʹ)
Второй пистолет также нужно будет покупать. — Bir ikinci silah da tutukluk yaptı.
Örnek Cümleler
Silah tutukluk yaptı.
The gun is jammed.
Silahım tutukluk yaptı.
My gun jammed.
Dolduruyorum! Devam et! Tutukluk yaptı!
That way, I think!
Tek namlu tasarımı aşırı ısınmaya eğilimliydi ve silah da tutukluk yapmaya meyilliydi.
The single barrel design proved prone to overheating, and the weapon was also prone to jamming.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."
My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
tutukluk ile daha fazla örnek cümle →dili tutuklukdil tutukluğukas tutukluğu