tıkır

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•Para
•Tıkırdayan, birbirine vuran, çarpan şeylerin çıkardığı ses
•Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı

Örnek Cümleler

İşler tıkırında.
Everything's coming up roses.
Her şey tıkırında.
Life is just a bowl of cherries.
Tıkırtıyı duydun mu?
Did you hear the click?
Tıkır tıkır çalıştı.
It worked like a charm.
Jeeves tıkırtı yoktu.
It didn't rattle Jeeves.
Tom'un işleri tıkırında.
Tom is well off.
Kapıda bir tıkırtı vardı.
There was a tap at the door.
Bu tıkır tıkır işleyecek.
It'll work like a charm.
Bazen işler tıkır tıkırdır.
Sometimes things just click.
Yağmur pencerede tıkırdıyor.
The rain is drumming on the window.
Deprem evin tıkırdamasına neden oldu.
The earthquake caused the house to rattle.
Fokurdatmayla tıkırdatmanın farkı ne?
What's the difference between boiling and simmering?
tıkır ile daha fazla örnek cümle →