sporculuk
noun
TR → EN
"sporculuk" kelimesinin İngilizcesi: sportsmanship. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsportsmanshipnoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)sporculuğu
Çoğul (-ler)sporculuklar
Tanım
•isim: Sporcu olma durumu
Diğer Dillerde
AlmancaSportlichkeit, Sportsgeist
Eigenschaft, sportlich zu sein
Danach machte er einen schnellen Aufstieg in der Geschäftswelt. — Sporculuk sonrasında iş dünyasında faaliyet gösterdi.
Fransızcasportivité (dişil) /spɔʁ.ti.vi.te/
sportsmanship · sportiness
çekim: çoğul sportivités
köken: From sportif + -ité.
Il fut joueur et entraîneur. — Sporculuk ve antrenörlük yaptı.
la sportivité d'une voiture
İspanyolcadeportividad, espíritu deportivo (dişil) /depoɾtibiˈdad/
sportsmanship
köken: From deportivo + -idad.
La actitud del internacional español no encaja en un fútbol que presume de deportividad como es el inglés.
İtalyancasportività (dişil) /spor.ti.viˈta/
sportsmanship
eş: capacità, di, gioco
köken: From sportivo + -ità.
Fu poi impiegato per l'addestramento e le esercitazioni. — Sporculuk ve antrenörlük yaptı.
Arapçaرُوح رِيَاضِيَّة
Portekizceespírito esportivo (eril)
sportsmanship
çekim: çoğul espíritos esportivos
köken: Literally, “sporting spirit”
Yunancaαθλητικό πνεύμα (nötr)
sporting spirit, sportsmanship
Japoncaスポーツマンシップ /sɨpo̞ːt͡sɨmã̠ɰ̃ɕip̚pɯ̟/
sportsmanship
köken: Borrowed from English sportsmanship.
現在はフリーのスカウト兼トレーナー。 — Sporculuk ve antrenörlük yaptı.
Korece스포츠맨 정신, 정정당당한 태도
1995년에 배출가스 대응에 따른 풀체인지 모델로 출시되었다. — 1995 yılında Ünyespor forması altında aktif sporculuk yaşantısına son verdi.
Lehçesportowe zachowanie
Działacz sportowy i trener. — Sporculuk ve antrenörlük yaptı.
Finceurheilijamaisuus, urheiluhenki /ˈurhei̯luˌheŋki/
sportsmanship
çekim: tamlayan urheiluhengen
köken: urheilu + henki
aile: urheiluhenkinen
Endonezcekesportifan, sportivitas
perihal sportif; kejujuran
Bulgarcaспортсменство
Katalancaesportivitat (dişil) /əs.por.ti.viˈtat/
sportsmanship · sportiness
köken: From esportiu + -itat.
Galiçyacadeportividade
Galcechwarae teg, sbortsmonaeth (eril)
fair play (good behavior)
zıt: chwarae annheg, chwarae brwnt
köken: Calque of English fair play
Chwarae teg iddyn nhw!
Makedoncaспо́ртски дух
Etimoloji
sporcu + -luk
Örnek Cümlelersporculuk ile daha fazla örnek cümle →
Sporculuk ve antrenörlük yaptı.
Modern Athlete and Coach.
İlgili Sorular
Arsenal'in kaybetmesi moralimi bozdu; West Ham daha fazla baskı kurdu ve paslarımızda sakarlıklar oldu. Arsenal'in bir nebze geri çekilip rahatlaması lazım, Moskova maçı kafalarını karıştırmış gibi. Arsène Wenger'in başka bir antrenörle kavga etmesi de sakınca; sporculuk ruhunu öğrenmelidir. Hakem hata yaparsa sorumluluk hakeme ait olmalı, oyunculara değil.
Arsenal'in kaybetmesi beni çok rahatsız etti; West Ham daha fazla baskı kurdu ve paslarımızda sakarlıklar oldu. Arsenal'in bir süre geri çekilip nefes alması gerekir, Moskova maçı takımların kafasını karıştırmış gibi. Arsène Wenger'in diğer koçla kavga etmesi de akılsızca; sporculuk davranışı öğrenmeli. Hakem bir hata yaparsa, suçlayacak kişi hakem olmalı, oyuncular değil.