spekülatif
/spe.cy.la.tif/
adj
TR → EN
"spekülatif" kelimesinin İngilizcesi: speculative. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelspeculativeadj
Tanım
•İlerde doğabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak gelir sağlama
•kurgusal
•Kurgusal, düşüntülü
•saptırıcı
•İleride doğabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak gelir sağlama
•Kurgu ile ilgili
•Kurgusal
Diğer Dillerde
Almancaspekulativ
speculative
çekim: karşılaştırma spekulativer · üstünlük am spekulativsten
Der alte Knabe gespannt eine spekulative Auge auf ihn. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Fransızcaspéculatif /spe.ky.la.tif/
speculative
eş: spéculatoire
köken: Inherited from Old French speculatif, borrowed from Late Latin speculativus. By surface analysis, spéculer + -atif.
Le vieux garçon armé un œil sur lui spéculative. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
İspanyolcaespeculativo /espekulaˈtibo/
speculative
köken: Borrowed from Late Latin speculātīvus, from Latin speculor.
aile: burbuja especulativa
En las ciudades, una gran parte del coste de la propiedad está incluido en su valor especulativo. — Şehirlerde, emlak maliyetinin büyük kısmı aslında spekülatif değerinde saklıdır.
İtalyancaspeculativo /spe.ku.laˈti.vo/
speculative
eş: contemplativo, meditativo, riflessivo, astratto, filosofico, intellettuale
köken: Borrowed from Late Latin speculātīvus, from Latin speculor.
Il vecchio alzato un occhio speculativo di lui. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Rusçaспекулятивный, умозрительный, предположительный /spʲɪkʊlʲɪˈtʲivnɨj/
speculative
Мальчик взведенном спекулятивного глаза на него. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Kazakçaалып-сатарлық
Felemenkçespeculatief /ˌspeː.ky.laːˈtif/
speculative, conjectural · speculative, pertaining to financial speculation
çekim: karşılaştırma speculatiever · üstünlük speculatiefst
köken: Borrowed from Middle French spéculatif or Latin speculātīvus. Equivalent to speculatie + -ief.
De jongen hield een speculatieve oog naar hem. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Yunancaαναπόδεικτος /anaˈpoðiktos/
unproven, unproved, unsubstantiated
eş: ατεκμηρίωτος, αβάσιμος
zıt: τεκμηριωμένος
köken: From Ancient Greek ᾰ̓νᾰπόδεικτος. See ἀποδείκνῡμι (apodeíknūmi, “demonstrate”) and ἀποδεικνύω. By surface analysis, αν- (an-, α- privative) + απόδειξη (apódeixi, “proof”) + -τος (-tos).
aile: αναπόδεικτα
Το παλιό αγόρι οπλισμένη κερδοσκοπική μάτι σε τον. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Lehçespekulatywny /spɛ.ku.laˈtɘv.nɘ/
speculative (characterized by speculation; based on guessing or unfounded opinions)
çekim: karşılaştırma bardziej spekulatywny · üstünlük najbardziej spekulatywny
eş: spekulacyjny, domyślny, ryzykowny, abstrakcyjny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *speḱ- Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *spéḱyeti Proto-Italic *spekjō Old Latin speciō Late Latin specula Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Italic *-āō Late Latin -or Late Latin speculor Proto-Indo-European *-wós Proto-Indo-European *-iHwósder. Late Latin īvus Late…
aile: spekulatywność
Chłopiec uniósł spekulacyjnych oko na niego. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Ukraynacaспекуляти́вний, умогля́дний
Хлопчик зведеному спекулятивного очі на нього. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Fincejärkeilevä, keinotteleva, keinottelu-, keplotteleva, keplottelu-, pohdiskeleva
Vanha poika cocked spekulatiivinen silmä häntä. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Çekçespekulativní /ˈspɛkulatɪvɲiː/
speculative
Starý chlapec zvedl spekulativní oko se na něj. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Bulgarcaрискован, спекулативен
Момче килната спекулативна око към него. — Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
Esperantokonjekta, spekula, spekulativa
Etimoloji
Fransızca spéculatif (fr)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu spekülatif bilimleri de içerebilir.
It can include speculative sciences.
Bu tank hakkında çoğu bilgi spekülatifti.
Most information about this tank was speculative.
Eski bir çocuk ona spekülatif bir göz dikti.
The old boy cocked a speculative eye at him.
Bu durum bir spekülatif balonun patlayışıydı.
It means there was a speculative bubble.
İntiharı üzerindeki spekülatif söylentiler vardır.
There are a variety of religious views on suicide.
Dahası, bu yenilik spekülatif ticareti de destekledi.
Moreover, this innovation has favoured speculative trading.
Risk nedeniyle gerçek fedalara spekülatif feda ismi de verilebilir.
A sham sacrifice of this latter type is sometimes known as a pseudo sacrifice.[3]
Spekülatif felsefeyi, metafiziği ideoloji ile eşitleyerek eleştirmiştir.
He criticised speculative philosophy, equating metaphysics with ideology.
Hem edebi kurgu hem de spekülatif kurgu romanları ve kısa öyküler yazmaktadır.
She writes both literary fiction and speculative fiction novels and short stories.
Strange Horizons, çevrim içi olarak yayımlanan bir spekülatif kurgu dergisidir.
Strange Horizons is an online speculative fiction magazine.
Bir para cinsine karşı yapılan spekülatif saldırıların kötü olduğunu düşünebilirsiniz.
Now, what I want to talk about in this video is that, okay, you might think that's bad.
Spekülatif bir teori olarak, Neoplatonizm en fazla gelişimini Plotinus ile sağlamıştı.
As a speculative theory, Neoplatonism had received its highest development from Plotinus.
İlgili Sorular
Evrim teorisi spekülatif ve kanıtlanmamış birçok bilgi içeriyor; peki insanlar neden bu fikre çabucak inandı?
Evrim, teoriye ve çok sayıda spekülatif, kanıtlanmamış gerçeğe dayanıyor; insanlar neden bu kadar kolay inandı?
Evrim, spekülatif ve henüz kanıtlanmamış birçok unsuru barındırıyor; bu yüzden insanlar neden bu fikri kolayca benimsedi?