Sinirlerin mi bozuldu?
Lose your attitude!
Sinirlerinizi yatıştırın.
Calm your nerves down.
Sorun sadece sinirlerinde.
It's only your nerves.
Senin sinirlerin bozulmuş.
You're a nervous wreck.
Sinirlerinizi sakinleştirin.
Calm your nerves.
Tom sinirlerine hâkim olamıyor.
Tom can't seem to control his anger.
Ben sinirlerini germek istiyorum.
I want to strain your nerves.
"Senin sinirlerin üzgün olduğunu."
"Your nerves is all upset."
Müzik onun sinirlerini yatıştırdı.
Music has settled her nerves.
Tanrı, şu anda sinirlerine dokunuyor.
God is touching your nerves right now
Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.
Music has settled her nerves.
Uyarıyı alanlar sinirlerin kendileridir.
And the nerves themselves are the ones who are receiving input.
sinirlerin ile daha fazla örnek cümle →