Ana içeriğe geç
Sözlük
/
saten

saten

/saˈten/
adj
C2 seviye
TR → EN
"saten" kelimesinin İngilizcesi: satin, satin, satin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsatinadj
Genelsatinnoun
Genelsatin

Görsel

Vintage Tarzda Çiçekli Saten Elbise Giyen Genç Kadın Portresipudra pembesi saten alışveriş çantası üzerindeki gerçekçi tilki baskısıPastel Tonlarda Kıvırcık Saçlı Manken ve Zarif Saten Kıyafet UyumuKırmızı koltukta yeşil saten elbiseyle poz veren sarışın kadın portresi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sateni
Yönelme (-e)satene
Bulunma (-de)satende
Çıkma (-den)satenden
Tamlayan (-in)satenin
Çoğul (-ler)satenler

Tanım

•isim: atlas (I)
•Parlak, pamuklu kumaş
•sıfat: Bu kumaştan yapılmış

Diğer Dillerde

AlmancaAtlasgewebe, Atlasstoff, Atlastuch, Satin, Satinstoff, Satintuch (eril) /zaˈtɛ̃ː/
satin
çekim: çoğul Satins · tamlayan Satins
eş: Atlas
köken: Borrowed from French satin, from Arabic زَيْتُون (zaytūn, “Zayton; olive”).
Dieser Mann neben ihm schaut ein paar Nuancen heller, man könnte einen Hauch von Satin sagen Holz ist in ihm. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
Fransızcasatin, satiné (eril) /sa.tɛ̃/
satin
çekim: çoğul satins
köken: Borrowed from Arabic زَيْتُون (zaytūn, “Zayton; olive”).
Cet homme à côté de lui ressemble un peu nuancées; vous pourriez dire une touche de satin le bois est en lui. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
İspanyolcaraso, satén (eril) /ˈraso/
satin (cloth woven from silk, nylon or polyester with a glossy surface and a dull back) · the open; the wild (an exposed location)
çekim: çoğul rasos
eş: plano, llano, liso, colmado
köken: Inherited from Old Spanish raso, from Latin rāsus, perfect passive participle of rādō, whence English raze.
Satén: tejido liso y brillante. — Saten, parlak ve kaygan bir kumaş türü.
dormir al raso
İtalyancasatin m raso
Punto catenella doppio. ^ Reader's Digest Complete Guide to Needlework. — Tuğla dikiş Uzatma saten dikiş Uzun-ve-kısa dikiş ^ Reader's Digest Complete Guide to Needlework.
Rusçaатлас (eril) /ˈatɫəs/
atlas
çekim: çoğul а́тласы · tamlayan а́тласа
köken: From Latin Atlas, from Ancient Greek Ἄτλας (Átlas).
Этот человек рядом с ним выглядит несколько тонов светлее, можно сказать прикосновение атласа древесина в нем. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
Arapçaأَطْلَس, صَقِيل
في القرن السادس عشر كانت رقبة القميص ونهاية الأكمام مزخرفة أو مطرزة أو مزركشة . — 19. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da kadifedendi ve topuksuzdu.
Farsçaاطلس, ساتن /ʔat.ˈlas/
Atlas
köken: Borrowed from Arabic أَطْلَس, from Ancient Greek Ἄτλας (Átlas).
aile: اقیانوس اطلس, کوههای اطلس
Azericeatlaz
Felemenkçesatijn (nötr) /saːˈtɛi̯n/
satin
köken: From Middle Dutch satijn, from Middle French satin, ultimately from Arabic زَيْتُون (zaytūn) (perhaps via Old Spanish), the Arabic name for the Chinese city of Quanzhou.
aile: satijnen
Portekizcecetim (eril) /seˈt͡ʃĩ/
satin (cloth with a glossy surface and a dull back)
çekim: çoğul cetins
köken: From Arabic السَاتَان زَيْتُون (as-sātān zaytūn, “satin from Zaitun”), a city in China, perhaps 新疆 (Xīnjiāng), a port during the middle ages.
Que o homem ao lado dele olha alguns tons mais claro, você poderia dizer um toque de cetim madeira está nele. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
satin
çekim: çoğul ατλάζια · tamlayan ατλαζιού
Japoncaサティン, サテン, 本繻子, 朱子, 繻子
繻子。服地や裏地などに用いられる。
木は彼のです。 第三の顔色がまだ熱帯のtawnを執着は、なかなかですが、わずかに漂白 — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
Korece공단, 새틴
그 다음에 그 사람은 몇 선글라스 밝은 외모, 당신은 공단의 손길을 말할 수 나무 사람입니다. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
İsveççesatäng
satin
çekim: çoğul satänger · tamlayan satängs
Den mannen bredvid honom ser några nyanser ljusare, du kan säga en touch av satin trä är i honom. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
Lehçeatłas (eril) /ˈa.twas/
satin · object made of satin · The meaning of this term is uncertain. Possibilities include
çekim: çoğul atłasy · tamlayan atłasu
eş: hatłas
köken: Etymology tree Old Polish atłas Polish atłas Inherited from Old Polish atłas.
aile: atłasek, szkoda czasu i atłasu
To również pierwszy sezon, w którym członkowie otrzymują awans na inny kolor kombinezonu. — İlk dönemlerde grubun diğer üyeleri de sahneye farklı saten kıyafetlerle sahneye çıkıyorlardı.
Hintçeअतलस (eril) /ət̪.ləs/
satin
çekim: çoğul अतलसों
köken: Borrowed from Classical Persian اطلس (atlas).
Fincesatiini /ˈsɑtiːni/
satin, sateen (cloth)
çekim: çoğul satiinit · tamlayan satiinin
köken: From French satin.
aile: puuvillasatiini, satiinilavastaja, satiinipintainen, satiinisidos
Tuo mies vieressä häntä näyttää muutamia sävyjä vaaleampi, saatat sanoa ripaus satiini puu on hänessä. — Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
Çekçeatlas (eril) /ˈatlas/
atlas (bound collection of maps)
çekim: çoğul atlasy · tamlayan atlasu
eş: nosič, satén
Nikdo si však nevšimne černě oblečeného motocyklisty, který postává opodál. — Küçük siyah taşların yoğun şekilde işlendiği ithal satenden bir elbise giymişti.
Vietnamcaxa-tanh /saː˧˧ tajŋ̟˧˧/
satin
köken: Borrowed from French satin.
Bulgarcaатлаз, гланцов, лъскав, сатен /ˈɡɫant͡sof/
gloss, glossy
çekim: karşılaştırma гла́нцови
гла́нцова боя́
гла́нцова повъ́рхност
Taycaต่วน /tua̯n˨˩/
satin.
köken: Borrowed from Hokkien 緞 /缎 (toān).
Katalancaras, setí /ˈras/
past participle of raure
çekim: çoğul rasos
köken: Inherited from Latin rāsus, perfect passive participle of rādere (“scrape, shave”). Cognate to Spanish raso.
una mesura rasa de farina
Ermeniceաթլաս /ɑtʰˈlɑs/
satin
çekim: çoğul աթլասներ
köken: From Middle Armenian, from Ottoman Turkish اطلس (atlas), آتلاز (atlaz), from Arabic أَطْلَس (ʔaṭlas).
աթլազ․ ռազօ atʻlaz; ṙazō աթլազ (atʻlaz) = raso
Esperantosateno /saˈteno/
satin
çekim: çoğul satenoj
atlas ald. kartaro por geografia senco, sateno por teksaĵo.
Ĝia felo havis brunajn kaj blankojn makulojn, ĝi havis verajn lipharojn el fadenoj, kaj ĝiaj oreloj estis borderitaj per rozkolora sateno.
Belarusçaсаці́н
Birmancaဖဲ /pʰɛ́/
satin
köken: Compare Old Chinese 跛 (OC *prals, *paːlʔ, “to walk lame”) (Hill, 2019).
aile: ဖဲကြိုး, ဖဲထီး, ဖဲပြား
Laocaຕ່ວນ

Etimoloji

Borrowed from French satin, itself from Arabic زَيْتُون (zaytūn), from Chinese 刺桐 (MC tshjeH duwng, “coral tree”) in 刺桐城 (MC tshjeH duwng dzyeng, “coral tree town”).

Örnek Cümleler

O, saten bir sabahlık giymişti.
She was wearing a gown of satin.
Padded satin stitch (Doldurma saten dikiş).
Pastinaca sativa (paprastasis pastarnokas).
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.
Mary will buy satin material for her new drapes.
Uzun süredir böyle güzel bir saten fular arıyorum.
I've been looking for a nice satin scarf like that for aeons.
Satenin birden fazla (genellikle 3-4) üst ipliği ve bir alt ipliği vardır.[2]
Sateen has multiple (usually 3–4) over threads and one under.[4]
Tuğla dikiş Uzatma saten dikiş Uzun-ve-kısa dikiş ^ Reader's Digest Complete Guide to Needlework.
Reader's Digest, Complete Guide to Needlework.
Bu adam onu ​​önümüzdeki birkaç tonları hafif görünüyor; saten bir dokunuş diyebilirsiniz ahşap ona.
That man next him looks a few shades lighter; you might say a touch of satin wood is in him.
saten ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod