Saçmalığın daniskası.
That's absolute nonsense!
Bu saçmalığın dik alası.
That's absolute nonsense!
-Ve siktiğimin saçmalığından!
-And fucking bullshit! -Sit here anyway.
Kesin şu sapma saçmalığını! - Nedir bu şey?
Enough with this anomaly horseshit!
Herkes bu din saçmalığından ötürü savaşıyor.
E'erybody fightin' over this religious shit.
Bu bir inek saçmalığından başka bir şey değil.
This is his best role.
Lukianos'in kaderciliğin saçmalığını ortaya koyuşu.
He laughs at Morgana's foolish thinking.
Yazarları, hikayenin aksiyonunu ve saçmalığını eğlenceli buldu.
Their writers found the action and goofiness of the story to be enjoyable.
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler.
All praise be to Him.
Günlüğü geri alacaksan... ...bu ayrılık saçmalığını da geri alman gerekiyor.
If you get the diary back, you need to take back the breaking up thing.
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler. Şanı yücedir O'nun!
Purity and Supremacy is to Him, from all what they ascribe.
Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler.
They have even dared, in their ignorance, to attribute sons and daughters to Him.
saçmalığın ile daha fazla örnek cümle →