sözleşmeli

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•sözleşme yapılarak
•sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı
•Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin ya da kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işleme dayanan, bu işlem yapılmış olan
•Sözleşme yapılarak

Örnek Cümleler

Sözleşmeli okullar
Charter schools
Tom hala sözleşmeli.
Tom is still under contract.
Tom sözleşmeli değil.
Tom isn't under contract.
Sözleşmeli bir oyuncu ile takımların görüşmesi yasaktır.
Prompting and consultation amongst the players is forbidden.
Bunların ikisini sözleşmeli takımı Trabzonspor'a atmıştı.
Both ministers campaigned for the transatlantic free trade agreement TTIP.
Şirketin Libya'da 150 milyon avroluk sözleşmeli işi bulunuyor.
The company contracted work in Libya worth 150m euros.
Kısa vadeli sözleşmeli personel haber vermeden işten çıkarıldı.
The short term contract employees were dismissed without notice.
Sonraki sezon Gençlerbirliği'ne, bu sefer sözleşmeli futbolcu olarak gitti.
She came back on for the next season, this time as a judge of the children's tournament.
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.
If you try something new, people are always like,
İnsanlar bana gelip; "O sözleşmeli okulların çoğu hiçbir işe yaramıyor." diyor.
You know, people tell me, "Yeah, those charter schools, a lot of them don't work."
Arnavutluk'a döndükten sonra Tiran Lisesi'nde sözleşmeli öğretmen olarak çalıştı.
After returning to Albania, he worked as a contract teacher in the Gymnasium of Tirana.
Bütçeden finanse edilen sözleşmeli işleri düzenlemek için yönetmelikler yayınlamak.
Issue regulations governing contract work financed from the budget.
sözleşmeli ile daha fazla örnek cümle →