Rodeo Yayıncılık
Antiques Roadshow
Rodeo olmalı bence.
It would have to be the rodeo.
Bu, Tom'un ilk rodeosu değildir.
This isn't Tom's first rodeo.
Ha, bak, sanırım o da rodeo olmalı.
Well, you know, I guess that'd have to be the rodeo too.
Daha sonra Rodeo, Kaliforniya'da büyümüştür.
She grew up in Rodeo, California.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.
Finally, I did find a bull rider, two years ago.
1972 yılında üretilmiştir ve Rodeo 6 olarak bilinmektedir.
In 1972, a second model appeared, now known as the Rodeo 6.
Ve rodeolara gitmeye başladık onunla, ve bağlandık birbirimize.
And I've been going to the rodeos with him, and we've bonded.
Johnson, ilk yıllarında rodeolara ve at yetiştiriciliğine yöneldi.
Johnson was drawn to the rodeos and horse breeding of his early years.
Firmalara söylemek isterim, bu bizim ilk rodeo insanlarımız değil.
I would say to companies, this is not our first rodeo, people.
"Isuzu Faster Rodeo" olarak adlandırılan bu araçlar iki nesile ayrılmıştı.
These vehicles, titled "Isuzu Faster Rodeo" spanned two generations.
Rodeo 4 ve Rodeo 6 1972 yılından 1981 yılına kadar bir arada üretilmiştir.
The Rodeo 4 and the Rodeo 6 coexisted from 1972 to 1981.
rodeo ile daha fazla örnek cümle →