Tom trambolinde zıpladı.
Tom jumped on the trampoline.
Sami'nin lakabı "Rambo" idi.
Sami's nickname was "Rambo."
Eskiden trambolin kullanırdık.
Well, we used to use trampettes.
Rambo özentisi gibi görünmüştür.
He resembles Rambo.
Holly trambolinin üzerinde atlıyor.
Holly is jumping on the trampoline.
Çocuklar trambolin üzerinde atladı.
The kids jumped on the trampoline.
Popüler Rambo film serisini başlattı.
It will go on to launch the extremely popular Rambo film franchise.
Soweto'daki çocuklar trambolinde oynuyorlar.
Children in Soweto playing on a trampoline.
2006 yılında Urambo ilçe bölge müdürlüğüne seçildi.
He was tapped to become the district commissioner for Urambo district in 2006.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?
Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Birbirlerini izlediklerindeyse, büyük bir karambol olur.
There is great confusion when the two look at each other.
Rambo'nun tek başına bir orduyu yenebileceği tam bir efsane.
It's just a myth that Rambo can defeat an army alone.
rambo ile daha fazla örnek cümle →