pamukçuk

TR → EN
"pamukçuk" kelimesinin İngilizcesi: canker. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcanker

Tanım

•daha çok bebeklerde görülen, dil, ağız ve boğaz çevresinde ortaya çıkan, pamuğa benzer, iltihaplı bir mantar hastalığı
•Kavak ağaçlarının tohumlarını yaymak için ürettiği, zaman zaman havada uçuşan, şerit biçimli beyaz renkli yumuşak bitki parçacığı
•Genellikle bebeklerde görülen ve bir mantardan ileri gelen, sindirim organında, ağızda ortaya çıkan iltihaplı hastalık

Diğer Dillerde

Almancagelber Knopf
Vollständige bald den Wurm Tod frisst dieser Pflanze. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Rusçaрак /rak/
crawfish, crayfish · Cancer · cancer (disease of uncontrolled cellular proliferation)
çekim: çoğul ра́ки · tamlayan ра́ка
eş: раком, нуб, дно, краб
köken: Inherited from Proto-Slavic *rakъ.
aile: рачо́к, ра́ковый, ра́чий, ра́ком, раколо́вка, ракообра́зное, ракоскорпио́н, Phrases, показа́ть, где ра́ки зиму́ют, где ра́ки зиму́ют
Полный скоро язва смерти съедает этого завода. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Е́хал Гре́ка через ре́ку, ви́дит Гре́ка в ре́ке ра́к, су́нул Гре́ка ру́ку в ре́ку, ра́к за ру́ку Гре́ку — ца́п!
На берегу́ Невы́ мы сиди́м в лёгком, кача́ющемся поплавке́-рестора́нчике и еди́м ра́ков в ожида́нии скро́много у́жина.
рак пе́чени
Felemenkçegeel, steen /ɣeːl/
yellow
çekim: karşılaştırma geler · üstünlük geelst
köken: From Middle Dutch gelu, from Old Dutch *gelo, from Proto-West Germanic *gelu, from Proto-Germanic *gelwaz.
aile: barnsteengeel, bladgeel, blauwgeel, bleekgeel, botergeel, cadmiumgeel, chromaatgeel, citroengeel, donkergeel, eigeel
Volledige snel de kanker dood eet up die plant. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
De zonsondergang kleurde de lucht in prachtige gele tinten.
Ze droeg een elegant jurkje met een gele bloemenprint.
De gele zonnebloemen stonden in volle bloei.
Lehçeżółty guzek
Pełna wkrótce rak śmierci zjada tego zakładu. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Macarcaüszög
Teljes hamarosan féreg halál felemészti, hogy a növény. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Endonezcepekung /pəˈkuŋ/
canker · a plant disease marked by gradual decay.
çekim: çoğul pekung-pekung
aile: pekung bubuk
Segera penuh kematian kanker memakan tanaman yang. — Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Galcecancr (eril)
cancer · canker (decaying disease of plants)
köken: Inherited from Middle Welsh cagkyr, from Middle English canker, cancre. Doublet of canser.
aile: cancraidd

Örnek Cümleler

Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
Full soon the canker death eats up that plant.
Ağızda C. albicans enfeksiyonuna pamukçuk denir.
Since, a consistent correlation with C. albicans has been demonstrated.
Pamukçuk kapmalarının sebebi mantarların nemli yerlerde büyüyebilmeleridir.
The way they get thrush is that in moist environments yeast can grow.
Bebeğin pamukçuk kapabileceği alan ağzının etrafı ve bazen de bez bölgesidir.
The area that a baby can get thrush is usually around their mouth and sometime in their diaper area.
pamukçuk ile daha fazla örnek cümle →