"oyacı" kelimesinin İngilizcesi: pinker, lacer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpinkernoun
Genellacernoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)oyacıyı
Yönelme (-e)oyacıya
Bulunma (-de)oyacıda
Çıkma (-den)oyacıdan
Tamlayan (-in)oyacının
Çoğul (-ler)oyacılar
Tanım
•Oya yapan veya satan kimse
Örnek Cümleler
Boyacı beyaz giyer.
The dyer wears white.
Tom bir ev boyacısı.
Tom is a house painter.
Ayrıca bir boyacıydı.
He was also a boxer.
Çok boyacı tanıyorum.
I know a lot of painters.
Müzisyen Arto Tunçboyacıyan'ın ağabeyi.
He was the elder brother of musician Arto Tunçboyacıyan.
Boyacıların ofisimi boyama tarzından memnun değilim.
I'm not happy with how the painters painted my office.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.
Man: Some type of extension pole -- like what the painters use.
Plasma uygulamacığı içerikçisi ve arka plan boyacısıComment
Plasma applet container and background painter
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.
Suddenly the man looked very, very interested.
Belki güvenilir bir ev boyacısı için yerel bir gazeteye ilan vermeliyiz.
Perhaps we should advertise in the local newspaper for a reliable house painter.
Tom ve Meryem dürüst ve becerikli bir boyacı buldukları için çok memnun.
Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
"Boyacı" olduğuna göre, mürekkep işaretlerini nasıl sileceğini biliyor musun?
As a "dyer," do you know how to bleach ink marks?
oyacı ile daha fazla örnek cümle →